1929 Büyük depresyondan sonra ekonomik toparlanma için Kynesyen ekonomi yaklaşım uygulanmış ve ekonominin toparlanması için devlet mücadelesinin zorunlu olduğu öne sürülmüştü. ‘Neoliberalizm’ yani klasik iktisatçıların savunduğu felsefe 1970’lerden sonra Kynesyen Yaklaşımına karşı çıkan bazı iktisatçılar piyasanın serbest bırakılmasını ve bu serbestlik içinde ekonomik sistemin kendisini toparlayacağını öne sürmüşlerdi. Bu klasik iktisatçılar 1980’li yıllarda arz yönlü bir ekonomi savunmuşlar ve üretimin artırılması özelleştirme gibi uygulamalarla ekonomik toparlanmanın olacağını savunarak bu konuda uygulamaya girmişlerdi. Talebin denetlenmesiyle enflasyon kontrol edilecek, arzı artıracak ve fiyatlar ucuzlayacaktı. Bu yaklaşım Thatcher ve Özal zamanında uygulandı ve halen devam etmektedir. Neoliberalizm serbest kambiyo rejimini sermaye hareketlerinin serbest kalmasını savunmuş ve 1990’lı yıllarda serbest kambiyo rejimi ve serbest sermaye hareketleri uygulaması dünyada özellikle geri kalmış ekonomilerde süratle uygulamaya başlamış ve doruk noktasına ulaşmıştı. Günümüzde ise neoliberalizmin bütün ortaya koyduğu argümanlar kapitalizmi kendi içine alarak neoliberalizm hakim kılındı. Neoliberal ortamda aç gözlülük yani daha çok para kazanma hırsı gayri yasal yollar yaratarak ekonomik ahlakı bozan bir ortam yarattı. Devletin müdahale etmediği bu ortamlar çöküşe geçerek 2008’de kapitalist sistem ilk krizini yaşadı. Buna rağmen neoliberalizmin sunduğu görüşler ve öneriler popüler olmaya devam etti. Oysa daha insancıl daha etik uygulamaların olacağı bir ortam beklerken sistem buna müsaade etmedi. Sistemsizlik ve buna bağlı haksız kazançlar etik olmayan yollarla devam etti. Ama kriz bitmedi ve şu anda içinde olduğumuz ekonomik çıkmaz neoliberalizmin bir başka kriz versiyonudur.
































