Dünya

Nazilerin ‘ölüm’ programında ‘Asperger’ izi







Viyana Pediatri’nin babalarından ve otizm araştırmalarının öncülerinden Dr. Hans Asperger’in, Nazilerle yakın işbirliği yaptığı ve “yaşamaya değer bulmadığı” çocukları eliyle ölüme gönderdiği ortaya çıktı. “Asperger Sendromu”nu tanımlayan Dr. Asperger’in, araştırmalarını Nazi ideolojilerine adapte ettiği ve kanlı geçmişini yıllarca saklamayı başardığı, akademik bir araştırmayla ifşa edildi.




Otizmin formlarından biri olan “Asperger Sendromu”na ismini veren Avusturyalı Pediatri Doktoru Hans Asperger’in, Nazilerin “ötanazi” başta olmak üzere birçok çalışmasına yardımcı olduğu, “yaşamasına değer bulmadığı” çocukları ortadan kaldırılmaları için Nazilere teslim ettiği, ayrıca “cinsel istismara uğrayan çocukların bu istismarların sorumlusu bulunduğu” gibi aykırı fikirleri olduğu ortaya konuldu.



The Guardian, konuyla ilgili haberini, Viyana Tıp Fakültesi’nden Avusturyalı tıp tarihçisi Herwig Czech’in, Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yürüttüğü ve belgelere dayanan 8 yıllık çalışması üzerine kurdu. Czech araştırmasında, pediatrinin öncülerinden kabul edilen Asperger’in, Üçüncü Reich’in “ari ırk” yaratma çabasının destekçisi olduğu, bu çerçevede “yaşamasına değer bulunmadığı” varsayılan çocuklara “ötanazi” uygulanması programlarına yardımcı olduğunu ortaya koyuyor.

“MOLEKÜLER OTİZM” DE YAYIMLANAN MAKALE…

Czech, “Moleküler Otizm” dergisinde yer alan makalesinde, araştırmasını bugüne kadar ellenmemiş devlet arşivleri, Asperger’in şahsi dosyaları ve hasta raporlarından yararlanarak gerçekleştirdiğini ifade ederek, Avusturyalı pediatristin, nazilerin çocukları topladığı ve 1940-45 arasında 800 çocuğun öldürüldüğü Am Spielgrund Clinic’e bir çok sevk gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

Çocuk psikiyatrisi ve pediatri alanlarında köşe taşı sayılan çalışmalara imza koymuş, Asperger Sendromu’nun anlaşılmasını sağlamış, otizm konusunda ciddi çözümlemelerde bulunmuş Asperger, Viyana Tıp Fakültesi’ndeki çalışmalarıyla biliniyordu ve popüler kültürde hiç bir zaman Am Spielgrund Clinic ile ilişkilendirilmemişti.

“YAŞAMAYA DEĞER BULMADIKLARINI” ÖLÜM KLİNİĞİNE SEVKETMİŞ

Czech, Nazi ideolojisine olan bağlılığı açıkça bilinen Asperger’in, rejimin “yaşamaya değer” kriterine uymayan bir çok çocuğu ölüm kliniğine yolladığını belgeleriyle ortaya koydu. Moleküler Otizm dergisi editörleri ortak bir açıklama yayımlayarak, Asperger’in yıllarca hakkındaki şüpheleri reddettiğini, hastalarına sevgiyle yaklaştığını öne sürdüğünü hatırlatarak, Nazi sempatizanı bilim adamı hakkındaki gerçeklerin ortaya çıkmasından duyulan memnuniyeti dile getirdiler.

Czech, Asperger tarafından Spiegelgrund’a gönderilen ve 3’üncü doğumgününden 1 gün sonra ölen beyin iltihabı sorunu olan Herta Schreiber’le ilgili belgeleri de yayımladı. Asperger’in, 3 yaşındaki Herta’nın transferini “Annesine dayanılmaz bir yük olacaktı” diye gerekçelendirdiği ve çocuğun beyninin 1990larda söz konusu klinikte koruyucu ilacın içinde kavanozda bulunarak, 2002’de gömüldüğü belirtildi.

“OTİSTİKLERİ ASKER YAPMA PROJESİ”

Czec’in çalışmasında, Nazi rejiminin sona ermesinden sonra da çalışmalarına yaklaşık 30 yıl devam eden Asperger’in “terapatik pedagoji” yönteminin Nazi liderleri tarafından takdir gördüğü ve bu çalışmanın, otizmin bazı çeşitlerinde hastaların “mükemmel asker ve işçi” olabilecekleri tezini savunduğu belirtildi.

Asperger’in çalışmalarını Nazi ideolojisine adapte ettiğini kaydeden Czech, Avusturyalı bilim adamıyla ilgili 1991’de “Asperger ve Sendromu” biyografik bir çalışma yayımlayan Uta Frith’i de, kitabında bilim adamının Nazi geçmişiyle ilgili hiç bir bilgi vermemesinden dolayı eleştirdi.
Czech, Asperger’in “Nazi rejimine karşı risk alarak hastalarını koruduğu” iddialarının asılsız olduğunu da belirterken, konuya ilişkin görüşlerine başvurulan Frith’in, Czech’in çalışmasıyla ilgili yorum yapmayı reddettiği belirtildi.

“CİNSEL İSTİSMARDAN ÇOCUK SUÇLU…”

Czech, Asperger’in, “cinsel istismara uğrayan çocukların aslında bu istismarın suçluları oldukları” düşüncesinde olduğu, Nazilerin “Yahudi Soykırımı” yaptıklarını hem savaş sırasında ve sonrasında açıkça reddettiğini belirtti. Czech, elde ettiği bulguların otizmden muzdarip insanlar ve aileleri tarafından kabullenmesi güç olduğunu ancak bunları açıklamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Birleşik Krallık Otizm Merkezi’ndeki “Ulusal Otistik Topluluğu” direktörü Carol Povey ise konuyla ilgili The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Bu buluntuların özellikle ‘Asperger’ terimiyle ilintili otistik insanlar ve aileleri arasında büyük tartışma yaratmasını bekliyoruz. Asperger Sendromu teşhisi konulmuş hiç kimsenin bu çok sorunlu tarihi gerçeklerle ilgili herhangi bir şekilde hissetmemesi.”

Nazi rejiminin düşüşünden sonra da yıllarca doktorluk yapan Asperger, 1980’de Viyana’da ölmüştü.

 









Başa dön tuşu