Bu soruyu cevaplamadan önce başka bir sorunun cevabını aramak lazım.
O soru da şudur.
Kıbrıslı Türk seçmenin partiler üstü kümelenmeler oluşturacak hassasiyetleri nedir?
Bir siyasi oluşum yola çıkarken seçmenin eğilimini kavramak adına verilere dayalı bağımsız araştırma yapmasının büyük faydası vardır.
Siyasette ‘’geldi ve değiştirdi’’ etkisi yaratmak isteniyorsa yol haritası budur.
Ticarette ve insan kaynağı yönetiminde genel kabul görmüş ve sürdürülebilir başarıyı getiren yaklaşım ile aynıdır.
‘’Tüketici’’ ve ‘’çalışanının’’ yerine ‘’seçmeni’’ koyduğunuzda siyaset için de ayni yaklaşımın geçerli olduğu ortaya çıkar.
Yolsuzluk ve adam kayırmacılığa karşı olmak kabul gören doğru tespitlerdir.
Temiz siyaset söylemi umutsuzluktan çıkış adına onurlu ama basit bir söylemdir.
Daha önce siyasette taraf olmamış kişilerden kadro oluşturmaktaki titizlikle de inandırıcılığınızı seçmene somut olarak da gösterebilirsiniz.
İçinde doğruları barındıran bu romantik yaklaşım karın doyurmaz ve ileriye doğru da bir süre sonra umut vermez.
Seçmenin eğilim ve hassasiyetlerini anlamaya yönelik bağımsız veriye dayalı çalışmanın sonuçlarına göre ne yapacağınızı, yasal düzenlemeleri, kaynaklarıyla ortaya koymak ve en önemlisi de buna göre kadroları oluşturmak izlenmesi gereken yol haritası olmalıdır.
İlk kadroyu sonra yapılacak icraatları ve en sonunda da bunlarla birlikte halkın eğilimlerini uygulamada öğrenirseniz eşyanın tabiatına aykırı bir işe girişmiş olursunuz.
Halkın içinde olmak onlarla zaman geçirmek yapılması gereken araştırmadan çıkacak olan sonucu tahmin etmek ve yorumlamakta fayda sağlar. Kafanızdakilerle bağımsız veriyi örtüştürebildiğiniz noktada da yeni fikirler, çözümler ve siyasi başarı gelir.
Kendinizi ve etrafınızdaki kadroyu halkın eğilimini de tahmin edecek konumda görürseniz bu siyasi oluşumun uzağa gitmesini riske edersiniz.
İşin başından halkın kafasının içine bağımsız olarak girebilmeyi başarmayı hedef almalısınız.
Bunun cevabını farklı yaş grupları ve meslek gruplarına göre seçmeni sınıflandırarak ayrı ayrı ölçüp verebilmek lazım.
Bu ölçümlemenin hangi kriterlere, sınıflandırmalara ve ucu açık sorulara göre yapılacağını da araştırma firmasının yetkinliğine ve öngörüsüne bırakmak da çalışmanın bağımsızlığı adına önemli bir unsurdur.
Bilinmelidir ki halkın ayağına gidip yalnızca dinlemekle bu iş olmaz.
Esas olan ‘’dinlemek’’ değil ‘’duymaktır’’. Arada fark var.
Dinlemek her iki tarafı da rahatlatır. Gelip geçici bir umut verir.
Ama duymanın kanıtı politika üretmekten ve o politikaları hayata geçirecek kadroların seçimi ve kalitesinden geçer.
Bu anlamda duymak umut vermekle beraber seçmende bambaşka bir bağlılık ve siyasette de kalıcılık sağlar.
Bunun için de partiler üstü aidiyet ve hassasiyetlerin ne olduğunu anlamak için bağımsız araştırma yapmak lazım.
Siyasette toparlanmanın bundan sonraki ilk adımı bu olmalıdır.
Yalnızca eleştiri getirerek ve siyasette taraf olmamış olanlarla yola çıkmak başarıyı getirmez.
Kısa sürede siyasi başarı açısından belki bir yere varılabilir ama uzağa gidilemez.
Siyasi arenanın biraz daha parçalanmasına ve bunun yarattığı hayal kırıklığı ile siyasetin toplam gücünün azalmasına sebep olur.
Bunun için de siyasi parti kurmaya değmez.
Amaç tabii ki yalnızca meclise dar bir kadroyla kapağı atmak ve toplumu bulunduğu noktadan uzağa götürmeye niyeti ve kabiliyeti olmayan meclisteki kervana katılmak değilse.
Derdimiz yaş değil baş
Slogan hep hazır.
‘’Gitsin yaşlılar gelsin yeni gençler’’ diyerek CTP üç bakanını değiştirdi.
Yok, biz kendimizi bu şekilde konumlandırmıyoruz.
Yaşı ne olursa olsun hizmet etmek için uzun bir süre fırsat verilmişlere ve kendini hem söyledikleri hem de yaptıkları ya da yapamadıklarıyla tekrara sokanlara bizim sözümüz.
Yaşı ne olursa olsun.
Vereceğini vermiş olup buna ekleyecek bir şeyi kalmayanların devam etmekteki ısrarına bizim lafımız.
Tecrübe denilen şey üretken olamamaktaki, çözüm üretememekteki tecrübeye dönüşmüşse. Lafımız buna, yaşa değil.
ABD Meclisi’nde 30’lu yaşlardaki bir parlamenter, 70’li yaşlardaki bir diğer milletvekiline: “Burada ne işi var bu dinozorun?” diye laf atmış.
70’liğin yanıtı: “30 yaşındaki bir eşek 80 yaşındaki bir insandan daha yaşlıdır.’’
Çoğu ömür bırakıp gitti ama 70li, 80 li yıllardaki siyasi yelpazenin her iki kanadındaki hukuk, usul ve iş yapmayı bilen yıllanmış siyasetçilerimizi ve meclisi sizi bilmem ama ben arıyorum.
Siyaset kalite, vizyon ve çözüm üreterek liderlik etmekle alakalı.
Bu da yaşla değil başla alakalı bir şey.
































