Köşe Yazarları

MÜZİK DÜNYASINDA PARLAYAN BİR DEĞER: KEMAL ÇOBANALİ


Gazetelerin renkli orta sayfalarında hep aynı suratları görürüz. Dünyanın en büyük gücü olan medya, en taraflı olan güçtür de aynı zamanda. Birileri bir yerlerde canını dişine takar onu kimse görmez, birileri samimi olarak çalışır göz ardı edilir. Taraflı medya hep belli insanları ön plana çıkarır ve pompalar. Sayfamın konukları çalışan, samimi duruşu olan ama birileri tarafından korunmayan, kendi yağı ile kendi ciğeri kavuranlar olmuştur. Tenhalıklarda dolaşanları, dostluğa inanları, samimi duruş sergileyenleri, ruhunu satmayanları sayfama konuk etmeyi sevdim hep.
Son on yıldır görev aldığım pek çok platformda Kıbrıslı Müzisyene destek vermeye çalıştım. Bu alanda -iddia ediyorum- ülkenin en samimi duruşlu festivalini gerçekleştirdik. Festivalimizde yaklaşık 35 konser organize ettik. Sayısız anı, ders, paylaşım kaldı yanıma. Babamın da eski bir müzisyen olmasından da gelen hassasiyetle hep çok fazla destek görmeyen, basının fazla ilgi göstermediği, kendi dişiyle, tırnağıyla bir yere gelmek için uğraşan müzisyenleri kendime dert edindim. Bu konuda yetkili olduğum yerlerde hep destekledim, Burada ise sayfamda tanınmaları için yer verdim. İşte Kıbrıs Türk müzik işçilerinden bir tanesi, genç bir müzik yolcusu geçenlerde bomba gibi bir kliple düştü müzik piyasasının içine. Bu genç arkadaşın benim için bir başka özelliği daha vardı. Pek çok genç müzisyen gibi ilk konserine benim organizasyon görevi üstlendiğim Yeniboğaziçi Festivali’nde çıkmıştı. Geçen Ağustos’ta Grup Baria olarak ilk kez sahne sunduğumuz grubun solisti Kemal Çobanali’ye aitti bu klip.
Kemal Çobanali 18 Mart 1995 Gazimağusa doğumlu bir müzisyen. Müziğe o da pek çok kişi gibi küçük yaşlarda gönül vermiş. Müzisyen abilerinin çalışmalarına gider ve saatlerce onları bıkmadan izlermiş. Aktif olarak müziğe ortaokul çağlarında başlamış, lisede okul orkestrasının solisti olmuş. 16 yaşında ilk müzik grubunu kurmuş Kemal. Bu yoldaki en büyük destekçileri de ailesi olmuş. Kemal’in sesi, kendisine genetik bir miras. DAÜ’de yıllarca birlikte çalıştığımız babası- güzel insan Ali abinin sesinin güzelliğini özel gecelerde sahne aldığında dinlerdik.
Kemal Çobanali son 1 yıl içinde ismini Mağusa bölgesinde çokça duyuran bir genç yetenek. Artık mekanlarda boy gösteriyor. Ona sorduğum zaman Yeniboğaziçi Pulya Festivali’nde konsere çıkmalarını bir dönüm noktası olarak görüyor. Sonra ona kapılar açılmış ve müzik piyasasının içine girmeyi başarmış. Festivalin ardından beste çalışmaları yapmaya başlamış Kemal. İlk çalışmaları şimdi fırtına gibi esen SON BEDDUAM adlı şarkı olmuş. Ülkenin önemli müzisyenlerinden İnanç Eyüboğlu’nun önderliğinde Onair Records Audio Video worksle klip çalışmaları gerçekleştirmişler.
Son Bedduam adlı klip bu konuda ülkenin önemli çalışmalarından olmuş. Klipte çokça kullanılan kafatası haricinde her şey harika geldi bana. Her şeyden önce bu klibin beni etkileyen farklı bir özellik var. Kemal Çobanali Ötükenli. Ailesi ve arkadaşları ve köylüleri klipte ona destek vermişler. Orada Kıbrıs’ın birbirinden temiz ve güzel insanlarının yüzleri eşlik etti ona. Geldiği yeri, kim olduğunu, ne olduğunu unutmayan ve benim için birliktelik, vefa örneği de olan bu çalışma onun en büyük ayrıcalığı oldu. Bu müzik yolu çetrefilli. Müzisyenleri renkli, cıvıl cıvıl bir hayatın yanında çok büyük bedellerle yüklü olan bir yol bekler hep. Bundan ancak sağlam duruşlu olanlar müziğini ve kendini ön plana çıkarabilir. Alkol ve sınırların delindiği günümüz ortamları da pek çok kişinin müzikle uğraştığı bir zamanda tuzaklar da taşır. Sadece sesin güzelliği, çalınan enstrümanın ustalığı, eğitim, bilgi değil, sağlam bir duruş da gerektirir bir yere tutunmak. İşte bu klipte, kendi çevresini, arkadaşlarını, köyünü ve köylülerini yanına alan Kemal Çobanali bu yönüyle güzel bir örnek sergilemiştir.
Kemal Çobanali’ye eşlik eden orkestra arkadaşlarının isimleri ise şunlar: Bateride: Mustafa Menteş, Elektro gitarda: İbrahim Kızıltaç, Ritim gitarda: Çağan Bolkan, Bas Gitarda: Turgut Özbaflı. Hepsi de gencecik daha lise çağında ya da liseden yeni mezun olmuş gençler. Pırıl pırıl ve umut vadediyorlar.
Bizler ayrılıklarımızda, aşklarımızda, kavgamızda, sevdamızda ya Türkiye’den ya da yabancı müziklerle coşarız, güleriz, ağlarız, nutuk atarız… Kendimize ait şarkılarımızı benimsemeyiz. Avaz avaza söylemeyiz, çocuklarımıza dinletmeyiz. Hal böyle olunca öksüz kalır şarkılarımız da müzisyenlerimiz de. Onlar da çok çalışması gerektiği bilinci ile artık ülkede iyi müzik yapmaya soyundular. Bizlere onlara destek vermek düşer. Yürüyün çocuklar, aşkınız, inancınız, rüzgarınız ve şarkınız bol olsun.
——————————————————————————————————–
Zamana Asılı Mektuplar:
2013 Ağustos’unda Kemal Çobanali ve Grup Baria için yazdığım bir yazıdan anımsatma:
Grup Baria ise festivalin en görkemli gecesini yaşattı bize. Sahne disiplinleri ile bir konsere çıkmanın sorumluluğunu taşıyan gençler abilerinin bile göstermediği bir olgunluk gösterdiler. Bazı konserlere çıkan gençlik grupları barda mı yoksa halk konserinde mi sahne aldığını hala karıştırıyorlar kanımca. İşte Baria Grubu üyeleri yüzlerinin akı ile verdiler bu sınavı. Giyimlerinden, davranışlarından, konser sırasındaki tavırlarına kadar örnek davranışlar sergilediler. Onları görünce umutlarım arttı. Kemal Çobanoğlu solistliğindeki grup gelecekte çok güzel işlere imza atacak biliyorum. Bu konserlerde çok müzisyen tanıdım. Müzisyenlerin çoğu ile aile gibi olduk. Pek çok genç ilk konserine bizimle çıktı. Yenboğaziçi Festivali’nin uğurlu olduğunu düşünüyorum. Bize konsere çıkan her grup, her isim daha sonra daha büyük arenalarda yürüdü yolunu. Büyük kitlelerin önünde çıktı, alkış aldı. Bir dem Kıbrıs müziği ya da müzisyenine katkımız olabilmişse bunca yorgunluğa, bunca emeğe değer diye düşünüyorum. Popüler olanların herkes elinden tutar, önemli olan daha kimseler bilmeden cesaret gösterip onlara şans vermek ve mikrofon uzatmaktır. Bu yıl sahne alan gruplar ve geçen yılkiler doğrusu tanınmış, ünlü grupların çoğundan da iyi idiler. Sorumluluklarının bilinciyle, müziğe saygı duyarak yollarını yürüyenler benim için bir başka anlam taşıdılar. Önemli olan sahnede mükemmel olmak, hatasız performans göstermek değildi. Önemli olan upuzun yolu yürürken, kendi duruşu ile fark yaratanlardı. Müziğe saygı duyanlardı. Gece bitsin de paramızı alalımdan uzakta halkın gözünün içine bakıp bir halk konserine çıkmanın heyecanını duyanlardı benim için önemli olanlar. Müziğimizde umut vardır. Gümbür gümbür geliyor gençlerimiz. Devraldıkları bayrak yarışını daha hızlı koşarak vermek için çalışıyorlar, beste yapıyorlar.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı