Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Müzakereler için halkın görüşü ne oldu?

Suat Küçük: Kıbrıs’ta barış olursa herkese yarar. Barıştan başka bir umudumuz yok. Şu an da görüşmelerin ciddi anlamda devam ettiğini duyuyoruz. Umarım bu konuda bir kara değişikliği olmaz. Çünkü halkın önünü görmesi Kıbrıs’ta olacak çözüme bağlıdır.

İbrahim Soysev: Gündem de olan petrol ve doğal gaz konusu nedeniyle çözüm olacağına dair umudum arttı. Çünkü Avrupa birliği petrolün ve doğal gazın kendine huzurlu bir şekilde gitmesini istiyor. Bu nedenle anlaşma olmasını istediğini düşünüyorum. Ancak anlaşmanın nasıl bir anlaşma olacağı ve buradaki sistemin nasıl olacağı da büyük önem yaşıyor. Örneğin burada sosyal kültürel faaliyet gibi hiçbir altyapı yok. Bunları kendi içimizde nasıl çözeceğiz.

Muttafa Avcı: Netice itibarıyla her şey umutlu. Ancak bir netice değil. Bazıları çözüldü çözülüyor diyor. Ancak ben bu konuda çok ümitli değilim. Neticeyi beklemek gerekiyor. Ayrıca Annan Planı’nı kabul etmeyen bir cemaat bu görüşmelerden daha çok şey isteyecektir. Biz de bunu kabul etmeyeceğiz.  Toprak ve göçmenler konusu en büyük sorun. Yönetim sorunu kolay çözülebilir. Ancak bu iki sorundan endişeliyim.

Ergül Erek: Yıllardır görüşmeler devam ediyor. Ancak hiçbir sonuç alınmadı. Bu görüşmelerden de bir sonuç çıkmayacağına inanıyorum. Her iki tarafta kendine göre değerlendiriyor. Bu nedenle hiçbir zaman netleşmeyeceğini düşünüyorum.

Osman Yorucu: İnşallah Kıbrıs meselesi biterde biz de artık sağlığımıza kavuşuruz. Ben 1957 doğumluyum ve kendimi bildim bileli savaş, Kıbrıs meselesi, savaş, Kıbrıs meselesi, bıktım, usandım. Çözüm olursa belki sağlam bir devletimiz, hükümetimiz olur. Hani bir gün kimsenin aklına gelmeden kapılar açıldı ya ümit ederim ki, çok güzel bir güneş doğacak Kıbrıs halkı için. Sularımız şarıl şarıl akacak, üzerimizdeki ambargolar kalkacak. Şimdi nereye gidersek bir köstek, ülke genelinde esnaf işsizlikten gırak gırak ediyor. Kıbrıs meselesi çözüldüğünde hayatımızın düzene gireceğine inanıyorum ve inanıyorum ki, bu yolda liderler iyi bir karar verecekler. Vermekte zorundadırlar aksi halde daha da batağa gideceğiz. Dönüşü yok.

Bünyamin Pakalın: Müzakerelerden bugüne kadar ümidim yoktu. Ancak şimdi içimde bir ümit var. Cumhurbaşkanımız Eroğlu’na güveniyorum. Ben çözümden yanayım, adanın birleşmesinden yanayım. Çözüm istemeyen bir kişinin de gerçek bir Kıbrıslı olduğuna inanamam hatta çözüm istemiyorum diyenin aklından şüphe ederim. Bir adada iki toplum, iki devlet, iki bayrak var bence buna hiç gerek yok. Geçmişe bakmamak lazım. Hepimiz geçmişte acılar çektik ancak geçmişe bakarak yaşanmaz. Geleceğe bakmak gereklidir.

Şaban İpek: Müzakerelerden bir sonuç çıkacağına inanmıyorum. Zaten çözüm olmasını da istemiyorum. Ben şahsen mevcut düzenden memnunum. Kıbrıslı Rumların da kendi düzenlerinden memnun mesut olduğunu düşünüyorum. Bence karıştırmasınlar, çözüm için de uğraşmasınlar. Herkes yerli yerinde kalsın.

İbrahim Fidan: Ben Kıbrıs konusunda liderlerin bir fonksiyonu olduğunu düşünmüyorum. Amerika ne derse o olur düşüncesindeyim. Yıllardan beri müzakere yapıyorlar, herhangi bir sonuç çıkmadı neden çünkü Amerika hiç ağzını açmadı. Ama şimdi Amerika’nın bir daveti ile masaya oturuldu, iki taraf da ortak metne onay verdi. Diyelim ki, müzakereler sonuçlandı, anlaşma oldu. Ben çözümün çok da bir şey değiştireceğini düşünmüyorum. Sonuçta yine farklı iki devlet, iki toplum olacak. Öte yandan hala fikir ayrılıkları olacak, çünkü halen 1974 kafasını taşıyanlar var.

Mehmet Karagülle: Müzakerelerin Kıbrıs Türk halkının lehine sonuçlanacağını inanmıyorum. Rumlar, Güzelyurt’u ve Maraş’ı istiyor, bizimkiler vermeyeceğini söylüyor. Dolayısıyla bir anlaşma olacağından da ümidim yok. Ama şahsi fikrimi soracak olursanız ben her iki tarafında haklarının gasbedilmeden yapılan bir anlaşmadan, çözümden yanayım. Eğer müzakere masasında da bir taviz verilecekse bu tavizin bizimkiler tarafından verileceğini düşünüyorum.

Naci Doğandemir: Çözüm olacağına inanmıyorum. Sanırım torunlarım bile Kıbrıs meselesinin çözüldüğünü görmeyecekler. Çünkü bence toprak konusunda tıkanılacak, devlet kurumlarındaki memurlar konusunda tıkanıklık olacak, kadrolaşma olmayacak. Toprak konusunda taviz verilirse de yarın iç savaş çıkacak. Herkes zamanında ya puan karşılığı ya da parası ile yerini yurdunu bilmiş, ev arsa almış biri gelip, çık derse nasıl olacak. Maraş konusunda da çok tıkanıklık olacak. Öte yandan ekonomi dengede tutulamayacak. Sonra kimliklerde sorun olacak. Yüzlerce sonradan KKTC vatandaşı olan var onlar ne olacak? Tüm bunlar sorun ve çözümü engelleyebilecek sorunlar. Fakat dilerim ben yanılırım ve Kıbrıs meselesinde çözüme varılır.

Mehmet Gençaslan: Müzakerelerden herhangi olumlu bir sonuç çıkacağına dair en ufak bir ümit beslemiyorum. Ama elbette benim temennim çözüm olmasıdır. Umrım liderler anlaşır ve adada barış olur.

Ömer Atmaca: Kıbrıs meselesinin çözüleceğine dair hiçbir ümidim yok, hiçbir zaman da olmadı. Avrupa’ya da inancım yok. Yıllardır Türk’ü oyalıyor. Tüm bu gelişmeler ve yıllar yılı yaşananlar bana göre tamamen emperyalistlerin bir oyunudur. Öte yandan bir çözüm olsa da sürdürülebilirliğine inanmıyorum. Geçmişte bu kadar olaylar olmuş ve bu kadar canlar yanmışken iki toplumun yeniden kardeşçe yaşamasının mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Ben Ömer Atma olarak da zaten çözüm istemiyorum. Böyle iyi.

Mehmet Türkay Fotalı: Kıbrıs’ta barışın sağlanacağından umutluyum. Bu umudum yıllardır var. Kıbrıs meselesi derhal çözülmelidir. Parametreleri belli olan sorunun çözülmesi kolaydır. Kıbrıs’taki barış süreci derhal ve acilen çözülmelidir. Eroğlu her ne kadar da barışın sağlanması ve çözümün olması için masaya oturmuşsa da ben Eroğlu’nun isteksiz olduğunu görmekteyim. Eroğlu, gerçek Kıbrıslıların istekleri doğrultusunda çözüme imza koymalıdır.

Tuncay Sarıyer: Kıbrıs’ta Barış’ın olacağına inanmaktayım ve umutluyum. Eroğlu ile Anastasiadis’in geçtiğimiz gün bir araya gelmeleri ve Barış süreci için ortak metine imza koymaları sevindirici bir durum oldu. Ancak, Eroğlu ile Anastasiadis’in bu işi çözeceğine inancım yoktur. Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve özellikle Amerika’nın bu sorunu çözmekte niyeti ciddi ise sorunun çözüleceğine inanıyorum.

Cengiz Küçük:
Bu konuda iki tarafında kapsamlı çözüm doğrultusunda bir sonuca varılması için istekli olmaları gerekmektedir. Eroğlu ile Anastasiadis’in birkaç görüşme yaptıktan sonra niyetleri tam olarak belli olacaktır. Umudumuz çözüm olmasıdır ve umudum vardır. Çözümün olması için Türkiye, İngiltere, Yunanistan ve Amerika’nın katkıları gerekmektedir. İki liderin bu konuyu yalnız başlarına çözmeleri zordur.

Zihni Özberk:
Kıbrıs’ta çözümün olmasını ve Barış’ın gelmesini istiyorum. Eroğlu ve Anastasiadis’ın uzun bir zamandan sonra çözüm için masaya oturmaları beni Barış konusunda umutlandırdı. Her iki liderin de sağduyulu olmaları ve ada da yaşayan her iki halkın istemiş olduğu barışın gelmesi için çaba sarf etmeleri gerekmektedir. İki liderin masaya oturması ve çözüm için ortak metine imza koymaları Kıbrıs’ta barışın olması için büyük bir adımdır.

Hüseyin Gürbüz:
Ben bir vatandaş olarak 40 yıldır barışın olmasını istedim ve bekledim. Ancak Barış olmadı. Geçtiğimiz gün Eroğlu ve Anastasiadis Ara Bölge’de buluştular ve Barış sürecinin başlaması için ortak bir metne imza attılar. Atılan imzalara da başkanların inanmadığına inanıyorum. Ben her iki başkanında barış istediğine inanmamaktayım. Bu iki başkanın da barışı sağlayacaklarına da inanmamaktayım. Her iki başkan kendi halkına barış istermişler gibi davranarak bir araya geldiler ama barışa inanmamaktadır.

haberin önçesi