Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Mülkiyette zor viraj

Kıbrıs konusundaki müzakerelerin en zor başlıklarından biri olan mülkiyet konusunda taraflar en zor viraja girmiş durumda.
Bu virajı arabayı devirmeden almaları halinde müzakere süreci referandum aşamasına doğru hızla ilerleyecek bir duruma gelecek.
Her iki taraf da bunun bilincinde.
Bu nedenle de mülkiyet konusunda virajı aracı devirmeden almanın tek yolunun kriterlerin açık, sade, anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde en kısa zamanda belirlenmesinden geçtiği biliniyor.
Mülkiyet konusunda bugüne kadar liderler arasında bir çerçeve anlaşmasına varılmış olup, bu konuda kategoriler ve çeşitleri üzerinde yakınlaşma sağlandı.
Gelinen aşamada hedef kriterlerin belirlenmesinde.
Çeşitli farklı kaynaklardan elde ettiğim bilgilere göre taraflar kriterlerin belirlenebilmesi için bazı ilkeler üzerinde uzlaştı.
İlkeler üzerinde uzlaşılmasındaki amaç, kriterlerin belirlenmesi sürecinde yapılacak tartışmaların verimli bir şekilde yapılabilmesinin sağlanması.
Üzerinde uzlaşılan ilkelere göre kriterler öyle bir şekilde belirlenecek ki, öncelikle bireyler mal-mülk meseleleri ile ilgili kesinlikle yüz yüze gelmeyecekler.
Tüm müracaatlar oluşturulacak bağımsız bir mülkiyet komisyonuna yapılacak. Oluşacak bu komisyon ise yapılan müracaatı değerlendirip karar üretecek. Bireylerin muhatabı bu bağımsız komisyon olacağından bireyler arasında gerilimlerin ya da kavgaların yaşanmasının önü alınacak.
Elbette ki ülke ekonomileri için mülkiyet rejimlerinin nasıl belirlenip uygulandığı önemlidir.
Müzakerelerin sonunda varılması hedeflenen Federal Kıbrıs Devleti ekonomisi için de oluşacak yeni mülkiyet rejimi belirleyici bir unsur olacak.
Bu nedenle de müzakere masasındaki taraflar oluşacak yeni mülkiyet rejiminin Kıbrıs ekonomisine zarar vermeyecek bir şekilde oluşması konusunda ilke kararı aldılar.
Ve mülkiyet meselesinin uzun süre gündemde kalmadan çözümlenmesinin önemine vurgu yaptılar. Hedef bir yıl içerisinde bu meselenin çok büyük bir bölümünü çözecek hızlı bir mekanizma oluşturulması. Bu da tabii ki kriterlerin basit, anlaşılır ve uygulanabilecek bir çerçevede taraflarca üzerinde uzlaşılarak belirlenmesine bağlı olacaktır.
Mülkiyet konusunun bir başka önemli yönü ise, yeni federal yapının oluşturucu ya da kurucu taraflarının kontrolü altında kalacak olan coğrafyalar üzerinde mülkiyet çoğunluğunun kime ait olacağı konusu.
Gelen bilgilere bakıldığı zaman taraflar mülkiyet çoğunluğunun Kuzeyde Kıbrıslı Türklere, Güneyde de Kıbrıslı Rumlara ait olacağı şekilde kurgulanması konusunda bir anlayış birliği içindeler. Bu da tabii ki çok ama çok önemli…
Mülkiyet konusunda belirlenen bu ilkeler çerçevesinde kriterlerin belirlenebilmesi ancak iki tarafın da tüm hassasiyetlerinin dikkate alınması ile mümkün olacaktır.
Bu da çok kolay bir şey değildir.
Müzakere tarihinde hem eski hem de mevcut kullanıcıların mülkiyet hakkı olduğunun kayıt altına alınmış olması, bir ilk olması açısından çok önemli bir gelişmedir. Ancak bunun Rum tarafında büyük bir fırtına kopardığını da unutmamak lazımdır.
Bu arada mevcut kullanıcı tanımı konusunda tartışmaların devam ediyor olması da diğer bir sıkıntılı durum.
Bu nedenle bir kez daha mülkiyet konusunun çok dikenli bir yol olduğu gerçeğinin altını çizmekte yarar vardır diye düşünüyorum.
Görünen o ki mülkiyette tazminat, takas ve iade gibi seçeneklerin olacağı konusunda bir anlayış birlikteliği var.
2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da yaptığı açıklamalarda buna vurgu yapıyor. Bu da yeni ve önemli bir gelişme.
Gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.