Mısır formülü imkansız

21 Haziran 2015 Pazar | 12:50
Mısır formülü imkansız

“MISIR OLMAZ”: Dr. Ellinas, Afrodit’teki gazın Mısır’a satışının mümkün olmadığını ve bugüne kadar söz konusu gazın ihracı için sadece Mısır’a odaklanılmasının çok büyük bir hata olduğunu söyledi. Ellinas, “Elimize denizin dibindeki birkaç delikten başka hiçbir şeyin geçmemesi gibi bir risk var” dedi

“MÜZAKERELER İÇİN FIRSAT”: Ellinas: Önümüzdeki 2-3 yıl Kıbrıs’ta hidrokarbon alanında herhangi bir faaliyet olmasını beklemiyorum. Bana sorarsanız bu Kıbrıs için paha biçilmez bir fırsat, çünkü bu, gaz konusunda sorun yaşamadan kapsamlı çözüm müzakerelerin ilerleyebilmesi demek

ORTAK KOMİTE: Dr. Ellinas, bu 2-3 yılın, farklı doğal gaz ihraç opsiyonlarını çalışarak bir plan ortaya koymak için kullanılması gerektiğini belirtti ve bunun için iki toplumlu bir komite kurulmasını önerdi. Ellinas, “Sektördeki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların iş birliği yapmasına fırsat verecek bir model yaratalım” dedi

Esra AYGIN
Kıbrıs Ulusal Hidrokarbon Şirketi’nin eski genel müdürü ve enerji uzmanı Dr. Charles Ellinas, Afrodit gazının nereye satılacağı ile ilgili henüz net bir planın olmadığını belirtti ve söz konusu gazın ihracı için bugüne kadar sadece Mısır’a odaklanılmış olmasının büyük bir hata olduğunu söyledi.
Afrodit gazının Mısır’a satışının mümkün olmadığını vurgulayan Dr. Ellinas, hidrokarbonlar konusunda Kıbrıs’ın önünde bulunan opsiyonları Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlardan oluşan bir komitenin ele almasını önerdi. Ellinas, “Alternatifleri çalışacak, hazırlık yapacak, sektördeki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların iş birliği yapmasına fırsat verecek bir model yaratalım ki, zamanı geldiğinde Federal Kıbrıs’ta hidrokarbonlar konusunda iş birliği içinde adım atmaya hazırlıklı olalım” diye konuştu.
Ellinas, Kıbrıs’taki doğal gaz araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin en az iki seneliğine askıya alınmış olmasının ise Kıbrıs için paha biçilmez bir fırsat olduğunu, böylece kapsamlı çözüm müzakerelerin gaz konusunda sorun yaşamadan ilerlemesi fırsatı doğduğunu belirtti.
10 ve 11. Bloklarda doğal gaz arama ve işletme ruhsatını elinde bulunduran Fransız TOTAL şirketi ocak ayında sismografik araştırmalarda kayda değer kaynağa rastlamadığını ve sondaj yapmaktan vazgeçtiğini açıklamıştı. Total, 11. Blok’ta herhangi bir potansiyel olup olmadığını görmek için jeolojik araştırmalar yapmak için Kıbrıs hükümetinden bir yıllık bir uzatma aldı. Şirketin 10. Blok’tan tamamen vazgeçtiğini ve bu blokta artık hiçbir faaliyette bulunmayacağını ise Rum Enerji, Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanı George Lakkotrypis nisan ayında ilk kez Havadis Gazetesi’ne açıklamıştı.
2, 3 ve 9. Bloklardaki doğal gaz araştırma ve işletme ruhsatını elinde bulunduran İtalyan-Güney Kore ortaklığı ENI/KOGAS’ın 9. Blok’ta kazdığı Onasagoras ve Amathusa kuyuları boş çıktı. ENI iki başarısız sondajın ardından, iki yıllığına Kıbrıs’taki tüm faaliyetlerini durdurdu ve ellerindeki verileri gözden geçirmek istediklerini söyledi.
Noble Energy, Afrodit haznesinin yine kendisi tarafından işletilen İsrail’deki Leviathan haznesi ile birleştirilerek bir arada geliştirilmesini planlıyordu. Ancak İsrail rekabet kurulu geçtiğimiz yıl sonunda Noble ve partneri Delek’in ülkenin doğal gaz kaynakları üzerindeki tekel konumunun kurulması gerektiğini söyleyerek Noble Energy’nin İsrail ve dolayısıyla Afrodit ile ilgili çalışmalarının askıya alınmasına neden olmuştu. Şu anda İsrail hükümeti bu sorunun aşılması için çalışıyor.
Birçok uluslararası şirketlere enerji alanında danışmanlık yapan Dr. Ellinas, bu şartlar altında Kıbrıs’ın doğalgaz alanında ne gibi adımlar atabileceğini ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi.

Geçtiğimiz günlerde Noble ve partnerleri, Afrodit rezervuarının “ticarileştirilebilir” olduğunu duyurdular ve hemen ardından bir geliştirme planı sundular. Bu tam olarak ne anlama geliyor?
Ellinas: Bu standart bir prosedürdür ve Afrodit’te önemli miktarda çıkarılabilir bir gaz rezervi olduğu ve bu gazın geliştirilebileceği anlamına gelmektedir. Bunu zaten biliyorduk. Bu adımlar sürecin başlangıcıdır, sonu değil. Gaz satış anlaşmaları imzalanmadığı sürece bir projeniz yok demektir. Satış anlaşmaları bir tarafa, henüz Afrodit gazının nereye satılabileceği bile net değildir. Geliştirme planında gaz için tercih edilen ihracat opsiyonunun Mısır’a boru hattı olduğu belirtiliyorsa bile, muhtemelen tüm diğer ihracat opsiyonlarına da açık kapı bırakılıyordur. Afrodit’teki gazın nereye satılacağı ile ilgili henüz net bir plan yok. Bugüne kadar hükümet ve Noble, Afrodit gazı için hep Mısır’a odaklandı ve bu çok büyük bir hataydı. Ben Afrodit gazının Mısır’a satışının mümkün olabileceğini düşünmüyorum.

Neden?
Ellinas: Mısır’ın gaz ithal etme ihtiyacı kısa vadeli bir ihtiyaçtır çünkü ülkede yaklaşık 77 trilyon ayak küplük hidrokarbon rezervi var. Mısır üç yıla kadar kendi kendisine yetecek kadar gaza sahip olacak ve başka bir ülkeden gaz ithal etmek zorunda olmayacak. Afrodit rezervuarını 3 yıllık bir satış planı ile geliştiremezsiniz. Geliştirebilmeniz için 15-20 yıllık ve kaynağın en az %90’ını satabileceğiniz bir plana sahip olmanız lazım. Dahası, bu kadar kısa vadeli bir satış, Kıbrıs’tan Mısır’a deniz altından geçecek bir boru hattını finansal olarak mantıklı kılmaz. Bir de şu var tabii: Afrodit’i geliştirmeye bugün başlasak, gazı ihraç etmeye en erken 2019 yılında hazır oluruz. O zamana kadar da Mısır’ın artık gaz ithaline ihtiyacı kalmayacak. Diğer taraftan, Mısır’da iki sıvılaştırma (LNG) tesisi var: British Gas tarafından işletilen Idku ve Union Fenosa tarafından işletilen Damietta. Union Fenosa, Damietta sıvılaştırma tesisine İsrail’in Tamar sahasından gaz temin etmek için bir anlaşma yapmaya çok yakın. Idku’ya ise, İsrail’deki rekabet kurulu sorunu çözüm yoluna girdiğinden, çok büyük bir ihtimalle Leviathan sahasından gaz temin edilecek. Bu durumda her iki tesiste de Afrodit için pek bir kapasite olmayacak. Bir diğer sorun ise fiyatlandırma. Afrodit gazının Mısır’daki şirketlere maliyeti getirisinden yüksek. Herhangi bir şirket, masrafının kazancından daha yüksek olacağı, yani zarar edeceği bir anlaşmaya imza atar mı? Tüm bu nedenlerden dolayı Afrodit gazının Mısır’a satışının imkansız olduğunu düşünüyorum. Kısaca söylemek gerekirse bugüne kadar sadece Mısır’a odaklanıldı ve sonuç olarak bugün, Afrodit gazını Mısır’a satamazsak elimizde başka hiçbir seçeneğin olmadığı bir noktadayız.

Rum Enerji Bakan Lakkotrypis Nisan ayında Havadis Gazetesi’ne verdiği röportajda Ürdün’ün de Afrodit gazı için potansiyel bir pazar olduğunu söylemişti.
Ellinas: Gazı Kıbrıs’tan Ürdün’e götürmek için geçtiğimiz günlerde havaya uçurulmuş olan boru hattını kullanmak gerekiyor. IŞİD her birkaç ayda bir bu boru hattını havaya uçuruyor. Bahsettiğiniz şeyin gerçekleşmesi imkansız.

Peki sadece Mısır’a odaklanılmış olması hükümetin mi yoksa Noble’ın hatası mı?
Ellinas: Her ikisinin de. Ancak aslına bakarsanız, bu Noble’ın işine geldi. Bildiğiniz gibi Noble’ın İsrail rekabet kurulu ile sorunları vardı ve İsrail’deki Leviathan olmaksızın Afrodit’i geliştirmeleri söz konusu değildi. Bu nedenle Leviathan’daki sorunun çözülmesini beklerken Afrodit’i de askıya aldılar. Buna ek olarak, şu anda petrol fiyatları düşük ve petrol şirketleri mali sıkıntılar yaşıyorlar. Hiçbir harcamaya girmek istemiyorlar. Bu nedenle, işlerin beklemede kalması onların da işine geliyor. Bana sorarsanız bu Kıbrıs için paha biçilmez bir fırsat, çünkü petrol şirketlerinin önümüzdeki birkaç yıl projelerini askıya almaları demek, gaz konusunda sorun yaşamadan kapsamlı çözüm müzakerelerin ilerleyebilmesi demek.

Bu gerçekten de çok büyük bir tesadüf değil mi?
Ellinas: Öyle. Bazıları bunun bir komplo teorisi olduğunu düşünüyor. Müzakerelere fırsat tanımak için petrol şirketlerinden faaliyetlerini durdurmalarının istendiğini gibi… Ama şirketler bu şekilde iş yapmaz. Şirketlerin derdi ticari fırsatları değerlendirip para kazanmaktır. Buradaki şirketler doğal gaz araştırma çalışmaları yapmak ve tespit ettikleri gazı satmak için uğraştılar ama başarılı olamadılar ve şimdi bir çıkmaza girdiler. Önümüzdeki 2-3 yıl Kıbrıs’ta hidrokarbon alanında hiçbir faaliyet olmasını beklemiyorum. Ve şunu diyorum: Bu süreyi Federal Kıbrıs’ın yararına olacak farklı doğalgaz ihraç opsiyonları çalışarak bir plan ortaya koymak için kullanalım. Şu anda iki tarafın ticaret odaları nasıl işbirliği yapıyorsa, hidrokarbonlar konusunda da bir komite kurulabilir. Resmi değil; çünkü o zaman iş siyasi bir hal alır. Ama konuyu ele alabilecek, alternatifleri çalışacak, hazırlık yapacak, sektördeki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların işbirliği yapmasına fırsat verecek bir model yaratalım ki, zamanı geldiğinde Federal Kıbrıs’ta hidrokarbonlar konusunda iş birliği içinde adım atmaya hazırlıklı olalım. İki-üç seneye kadar petrol fiyatları da toparlar ve petrol şirketleri yeniden harcama yapmaya istekli hale gelir. Yeraltında olan gazın hiçbir değeri yoktur. Değeri olması için geliştirilmesi gerekir. Ve zamanlama da global piyasalar ve bölgesel gelişmelere bağlıdır. Doğal gaz kaynağına sahip olmanız, doğru zamanı kaçırırsanız hiçbir anlam ifade etmez.

Peki Afrodit gazı için çalışılmasını önerdiğiniz alternatifler nelerdir?
Ellinas: Bu soruyu cevaplarken Kıbrıs sorununun çözüleceğini varsayıyorum ve seçenekleri değerlendirirken federal bir Kıbrıs’tan bahsediyorum. Ben hala, Kıbrıs için en iyi opsiyonun bir LNG tesisi olduğunu düşünüyorum. Tabii ancak İsrail’deki Leviathan gazı ile birlikte, çünkü tek başına Afrodit bir LNG projesini finansal açıdan gerçekleştirilebilir kılmaz. Eğer herhangi bir nedenle Leviathan gazı Mısır’a ihraç edilemezse, o zaman Leviathan ve Afrodit gazı için Vassiliko’da bir LNG opsiyonu yeniden gündeme gelebilir.

Başka?
Ellinas: Gazın Türkiye’den Avrupa’ya ulaştırılması kesinlikle bir olasılıktır ama sadece Leviathan gazı ile birlikte. Tek başına Afrodit gazı bu projeyi finansal olarak yapılabilir kılmaz. İsrail-Türkiye arasındaki boru hattının 2.5 milyar dolara mal olacağını tahmin ediyoruz. Ancak Türkiye’yi güneyden kuzeybatıya boydan boya geçerek gazı Avrupa’ya taşıyacak yeni bir boru hattının inşa edilmesi gerekiyor, ki bunun maliyetini bilemiyoruz. Eğer Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi sorunlar aşılabilirse ve eğer finansal olarak mantıklı olduğu tespit edilirse, bu bir seçenek. O zaman Afrodit gazı da aynı hattan Leviathan gazı ile birleşerek Avrupa’ya gönderilebilir. Ancak dediğim gibi, bunun finansal tarafının çalışılması gerekiyor. Bugüne kadar ne hükümet ne Noble böyle bir çalışma yapmadı.

Peki Leviathan gazının Türkiye’den Avrupa’ya ihracı söz konusu olmazsa?
Ellinas: O zaman belki Afrodit gazı Türkiye’nin kendi iç tüketimi için oraya ihraç edilebilir. Ancak iki yıl önce Tel Aviv’de katıldığım bir konferansta bulunan Türk yetkililerin Afrodit gazı için önerdikleri fiyat çok düşüktü.

Noble Afrodit’teki payının % 19.9’unu Delek’e 155 milyon dolara satmak için görüşmeler yapıyor. Bunun anlamı nedir?
Ellinas: Petrol şirketleri böyle faaliyet gösterir. Yeni bir doğal gaz yatağını geliştirmeye başladıklarında riski dağıtırlar. Noble’ın tüm dünyadaki hiçbir doğal gaz yatağında % 70 payı yoktur. Delek’in Afrodit’te % 20’lik pay için teklif ettiği miktar, Afrodit’in tümüne şu an için biçilen fiyatın 775 milyon dolar olduğunu gösteriyor. Bir gaz haznesini geliştirene kadar ve net bir projeniz olana kadar değeri düşük olur. Dahası, Afrodit’te ortalama 4.5 trilyon ayak küplük bir gaz rezervi olduğu tahmin ediliyor. Bunun anlamı şu: orada 4.5 trilyon ayak küplük gaz rezervi olma olasılığı % 50. Bankalar bu tarz projelere para koyarken kararlarını % 50 olasılığa göre değil, % 90 olasılığa göre verirler. Afrodit’teki gaz rezervi miktarı % 90 olasılıkla 3.2 trilyon ayak küptür.

Afrodit rezervuarının bir bölümü İsrail MEB’inde. Kıbrıs ve İsrail arasında Afrodit rezervuarının nasıl paylaşılacağı konusunda bir anlaşma var mı?
Ellinas: Bu konuda 2012 yılından beri müzakereler yapılıyor. Anastasiadis’in İsrail gezisinde ele alınan konulardan biri de bu. Bu konuda başlarda sorun yaşandı ama sanırım haznenin iki ülke arasında nasıl paylaşılacağı konusunda bir anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Nasıl paylaşılacak?
Ellinas: Kabaca, % 90’ı Kıbrıs, % 10’u İsrail şeklinde.

Diğer bloklardaki çalışmalardan da bahsedecek olursak, ardı ardına başarısız sonuçlar elde eden Total ve ENI sizce Kıbrıs’tan vazgeçer mi?
Ellinas: Total çok büyük bir ihtimalle, ENI de muhtemelen, evet.

Kıbrıs’ta bulunması muhtemel hidrokarbon rezervleri en baştan yanlış mı yönetildi?
Ellinas: Gerçek şu ki Kıbrıs’taki hidrokarbonlar konusu kapsamlı bir çerçeve olmaksızın reaktif ve endüstriden kopuk bir şekilde tamamen siyasi olarak ele alındı. Bu nedenle, Afrodit’in keşfinden 3.5 yıl sonra hala sürdürülebilir, mantıklı ve tutarlı bir geliştirme ve ihraç planımız yok.

Afrodit gazının hiç ticarileştirilememesi gibi bir risk var mı?
Ellinas: Var tabii. Gaz şirketleri kendilerine en avantajlı ticari koşulları sağlamayan ihracat seçeneklerini tercih etmez. Hükümetler de şirketleri ticari bir angajmana girmeleri için zorlayamaz. Dolayısıyla, elimize denizin dibindeki birkaç delikten başka hiçbir şeyin geçmemesi gibi bir risk var. Çoğu zaman insanlar gaz ile ilgili konuşurken işin bu tarafını unutuyorlar. Sanki gaz ile ilgili kararları biz verebilirmişiz gibi düşünüyorlar. Doğal gaz ile ilgili ticari kararları verecek olanlar şirketlerdir. Ve şirketler bu gazı sadece satmış olmak için veya siyasi nedenlerle satmazlar.