Bir kadim dostum birkaç video gönderdi.
Karamanlı Rumlarla ilgili.
İzledim.
Zaman tüneline girdim.
Aslında bu konu derin.
Tarihçileri ilgilendirdiği için bizim teğet geçmemizde yarar var…
…
Kıbrıslı Türklerin bir kısmı da o bölgeden adaya gönderilmişlerdi…
…
Karamanlılar konusu tarih araştırmacıları ve akademisyenler çevresinde allanır budaklanır.
Kökenleri bakımından.
Rum mular, Ermeni yoksa Türk kökenli miler?
Görüşler muhteliftir…
…
Türkiye burada misafir mi?
…
Yanılmıyorsam Vasiliu idi.
Başkan seçildiğinde, müthiş bir umut pompalanmıştı her iki tarafa da.
Ama bir sözü vardı, hatırlardadır.
Adadaki Türklerin dört yüz yıllık misafir olduğuna dair bir söz söyleyince,
Yer yerinden oynamıştı…
…
Sarı Selim’in sürgün hükmü bilinir.
Tüm Kıbrıslı Türkler olmayabilir ama Anadolu’nun birçok yöresinden isim isim kimlerin geldiğinin listeleri bile vardır.
Ermeni, Yahudi, Türk…
…
Nihayetinde gelmişlerdi.
Gelenler burada yaşayacaklardı.
Yüzyıllarca…
…
Osmanlı ordusu adaya çıktığında bazı Rumlar onlara yardım etmişti.
Venedik’in tarihini yazan Venedikli bir tarihçi, yerli ahalinin o dönemki durumunu şöyle yazar:
“Ada sakinleri, coşkudan dolayı vefasızlık ederek ya da Kıbrıslı asillerin (Kıbrıs’taki Venedikli soylular kastediliyor.) boyunlarına geçirdiği kölelik zincirinden dolayı yeni idarecilerden (Osmanlı) daha iyi bir yaşam koşulu bulacakları ümidi ile Osmanlılara hem yiyecek sağladılar hem de adadaki çarpışma yerleri ve adanın koşulları hakkında tam ve doğru bilgiler verdiler.”
…
Başka bir yazar, özellikle ada Türklerinin Hıristiyan kadınlarla evlenmekte bir mahsur görmediklerini belirtir.
Neticede, yeni idare altında bir kaynaşma olacaktı.
Artık birçok kesimin kökleri de karışacaktı.
Ama dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi, hissiyatta birleşmeyi bir türlü başaramayacaklardı…
…
Ada insanları aynı güneşin altında yaşayacaklar, aynı suları içeceklerdi.
Kökleri neyse oydu.
Kim nereden gelmişse, oradan gelmişti.
Karışanlar da karışacaktı…
…
Lüzinyanlar da misafirdi,
Venedikliler de,
Osmanlılar da,
İngilizler de.
İngilizler hariç diğerleri kendilerini misafir olarak görmüyorlardı.
Ve hepsinin de adadan ayrılışı, bir savaş sonucu oldu.
Afrodit, kimsesine yar olmamıştı nihayetinde…
…
Kıbrıslı Türkler de mi misafirdi?
Bir ev sahibi, kendisine gelen misafirle, kendi evi hakkında anlaşma yapmayı arar mıydı hiç?
…
Anastasiadis, müstakbel devlet için Kıbrıs Birleşik Devletleri dedi.
Sonra döndü bunun “Şaka” olduğunu söyledi…
…
Öte yandan Türkiye’nin misafir olduğu söyleniyor…
…
Şaka gibi…
…
Misafir şanslıdır doğrusu.
Karşısında savaşan yok…
































