Meyhane kültürümüz oldukça köklüdür.
Hatta son zamanlarda her köşeye bir meyhane açılmaktadır bilinir.
Önceleri erkek erkeğe bir kültürdü.
Şimdi karışık,
Kadın erkek bir arada.
Hatta kadın meyhaneci bile var…
…
Böyle bir ülkede Cübbeli Ahmet Hoca ne arar?
…
Eskiden kurulan yeraltı örgütleri bile meyhane çıkışlıdır.
Mehmet Ali Tremeşeli’nin Ayios Spiridon’un Çanları adlı kitabındaki anılarına bakılacaksa durum budur.
Yer altı örgütü olarak kurulan Volkan,
Meyhanelerde kurulmuş.
Direktifi veren dönemin lideriymiş,
Bu çerçevede direktifi alanların meyhaneye koştuğu anlaşılmaktadır…
…
Bugün için de birçok mesele meyhanelerde tartışılmakta,
Siyasi işler meyhanelerde kotarılmakta.
Sağcısı solcusu,
Partilisi, partisizi.
Üyesi, delegesi.
O kadar ki,
Rum Türk yoldaşlar da meyhanelerde bir araya gelmekte,
Eski günler yad edilmektedir,
Ancak yapılan muhabbetler genellikle “ne olacak bu Kıbrıs meselesinin sonu” şeklindeki klasik soru ile tamamlanmaktadır…
…
Bitmeyen hüsran…
…
Tremeşeli’ye göre Arap Ahmet İlkokulu (Eskiden Bavlidis garajı)nun üstündeki yolda bir meyhane varmış.
Volkancılar o meyhanede buluşurlar ve muhabbet ederlermiş.
Meyhaneye yabancı askerler de geldiğinden,
Onlarla iletişim kurarlar,
Dost olurlar,
Ve silah almanın yollarını ararlarmış.
Volkan’ın ilk silah temini de meyhane muhabbetleri vasıtası ile olmuş ki bir İngiliz çavuşundan alınmış…
…
Volkan,
Bilindiği gibi Kara Çete örgütünden sonra kurulmuştu.
Onu kuran delikanlılar,
Aslında biraz da sokak voyvodalarıydı ama gözleri pek.
Volkan, daha disiplinli bir örgüt adına kurulmuş.
Açılımı da “Var Olmak Lazımsa Kan Akıtmamak Niye?”
Tersinden okunursa, Var olmak için kan akıtmak lazım…
…
Neden Volkan ismi bir sorudan ibaretti?
Akılları mı karışıktı?
Soru kimlere yönelikti?
Yoksa kendi kendilerini gaza getirmek için mi soru soruyorlardı?
…
Diyeceğim,
Meyhane kültürü,
Örgütlerin de doğması için elverişli alanlardı…
…
Neyse ki artık meseleler silahla değil,
Konuşmayla çözüm sürecindedir.
Kıbrıs sorunu kırk yıldır konuşulduğundan,
El Makarnası Festivalinde bile makarna yerine mülk konusu konuşulmuştur.
Volkancılar gibi kimsenin soru sorduğu da yok.
Hiçbir örgütün adı da sorulu değildir.
Mesela Dev-İş,
“Neden İşimiz Dev Gibi Bir Devrim Yapmak Olmasın?”,
Ya da Baraka örgütü,
“Size Barra Demek Suç Mu? şeklinde bir açılıma gerek duymamışlardır…
…
Sözün kısası,
Meyhaneler Kıbrıs’ın talihsiz tarihinde önemli yer tutar.
Böyle bir ülkede Cübbeli Ahmet Hoca ne arar?
…
Ne diyorduk?
Size barra demek suç mu?..
































