Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Meclis’in gündemi POLİS

İşte Meclsi'te yaşanan konuşmalardan satır başları:
SANER
UBP Milletvekili Hamza Ersan Saner, Avrupa Birliği vizyonu olan bir ülkede, çalışanların İngilizce diline hakim olması gerektiğini anlattı. Devlet dairelerinde çalışanlara İngilizce dil eğitimi verildiğini ancak poliste çalışanlara bu tarz bir eğitim verilmediğini belirten Ersan Saner, hükümetin polise de eğitim verilebilmesi adına açılım yapılması gerektiğini söyledi.
ÇAKICI
TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı da, bundan 1 yıl önce geçen yasayla terfi için İngilizce bilme şartı aranmaya başlandığını söyledi.
“Bugün gelinen noktada görülüyor ki kurslar açılması, polislerin eğitilmesi lazımdı” diyen Çakıcı, “Bu kadar kısa sürede, esas işi İngilizce öğrenmek olmayan ve vardiya şeklinde çalışan polislerin dil öğrenmesi kolay değil” dedi.
Çakıcı, kendi görüşünün İngilizce kriterinin bir şart olarak konulmaması, ancak bir ek puan olarak değerlendirilmesi yönünde olduğunu söyledi.
Bu konuda yeni bir yasa değişikliği hazırlanmasını teklif eden Çakıcı, “Belli ki Polis Örgütü’nde bu tartışmalar devam edecek ve kendi alanında başarılı bazı polis memurlarının terfi almasına engel olacak” dedi.
Çakıcı, “Bugünkü zaman uzatma kararına evet diyoruz ama bu doğru değil. Çünkü İngilizcenin bir zorunluluk olarak sunulması doğru değil” diye konuştu.
Polis Örgütü’ndeki terfi sistemini doğru bulmadığını, şimdiki terfi sisteminin “iki dudağın arasında” olduğunu bu nedenle sürekli sorun yaşandığını savunan Çakıcı, genel olarak Polis Örgütü’ndeki terfi sisteminin daha adil ve kapsamlı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
İşkenceyle ilgili adı geçen bazı polislerin terfi almasıyla ilgili basında çeşitli haberler çıktığını söyleyen Çakıcı, konuyla ilgili hükümetten bilgi istedi.
Çakıcı işkenceyle ilgili gerekli prosedürlerin hayata geçirilmesi gerektiğini de anlattı.
Uzatmayla ilgili olumlu oy vereceklerini dile getiren Çakıcı, bunun dışında yapılması gereken şeyler olduğunu tekrarladı.
ANGOLEMLİ
TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, iyice hesaplanmadan yasa geçirildiğini savunarak, herkesin İngilizce öğrenemeyeceğinin düşünülmediğini belirtti.
Polis Terfi sisteminin torpile dayandığını iddia eden Angolemli, 14 Ağustos’tan yani terfilerden önce polisteki terfi mevzuatını objektif yapıya kavuşturmak için Polis Yasası’nda değişikliğe gidilmesini istedi. Angolemli, esas sorununun terfi sistemi olduğunu ileri sürdü.
Polisin sivilleşmesi çalışmasıyla ilgili taslağın artık tasarı veya öneri halinde meclise gelmesi gerektiğini belirten Angolemli, “O zaman terfi işleri daha adil bir yapıya kavuşabilir” dedi.
Avrupa Birliği yolunda gidildiğinin söylendiğini, bu doğrultuda gereken adımların atılarak devlet okullarında İngilizce diline daha çok önem verilmesi gerektiğini belirten Angolemli, “Eğitim Bakanlığı’nı lisan konusunda göreve çağırıyorum. Devlet okullarında şu an lisan konusu çok zayıf” dedi.
Angolemli, İngilizce öğrenmeyi teşvik edici adımlar atılmasını da istedi.
ŞAHALİ
CTP-BG Milletvekili Erkut Şahali, 2011 yılında Polis Yasası’nın değiştiğini ve dil konusunun gündeme geldiğini anımsattı. Şahali, 3 yıllık sürede İngilizce yeterliliğinin artırılmasında gerekli adımların atılmadığını ifade etti.
Şahali, Polis Teşkilatı’nın gerekli tedbirleri alması, polis mensuplarının da bireysel çaba göstermesi gerektiğini belirtti.
Polis terfilerinin araştırılması için kurulan komitenin üyesi olduğunu söyleyen Şahali, raporun sonuçlanmak üzere olduğunu ifade etti. Şahali, sübjektif kriterler doğrultusunda terfilerin yapıldığını savundu.
Şahali, orta öğrenim kurumlarında İngilizce dil eğitimiyle ilgili ciddi tedbirler alındığını söyleyerek, Angolemli’nin bu konudaki görüşlerine katılmadığını belirtti.
SOYER
Yasa tasarısıyla ilgili söz alan CTP-BG milletvekili Ferdi Sabit Soyer, yabancı dil eğitiminde İngilizcenin yanında bir üçüncü dilin de öğretilmesi gerektiğini belirterek, Avrupa ve dünyada bunun bu şekilde kabul gördüğünü söyledi.
Kıbrıs gerçeği göz önünde bulundurarak Rumcanın da eğitim sistemine dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Soyer, buna yönelik tepkileri de eleştirdi.
Polis Teşkilatı’nın bazı konularda hassasiyet göstermesi gerektiğini belirten Soyer, Maraş bölgesinde uyuşturucu ve bonzainin yaygınlaştığını, polisin o bölgelere gitmediğini ileri sürdü.
Soyer, polisin uyuşturucu konusunu daha ciddi ele alması gerektiğini ifade etti.
Soyer, “Suç örgütleri farklı biçimlerde hareket ediyor. Polis de bu farklılıklara ayak uydurmalı, özel ekipler bunları değerlendirmeli, buna yönelik siyaset geliştirmeli” dedi.
Türkiye’deki seçimler öncesinde,yaşanan paralel devlet tartışmasına değinen Soyer, hükümetlerin istediği polis müdürleriyle çalışmasının, demokratik hukuk devletinde yapı değiştireceğini söyledi.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a yapılan saldırı sonrasında polis müdürünü görevden aldığını anımsatan Soyer, “Bizde olsa başbakan ve cumhurbaşkanının polis müdürünü görevden alma yetkisi var mı? Olmalı mı?” diye sordu.
Polis müdürü konusunda yaşanan tartışmaya değinen Soyer, “Başbakanın önerdiği polis müdürü Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmıyor, bu tavrı şık bulmuyorum. Sistemi tıkamıştır. Bu ilgili tüm taraflara, yani polis örgütü, Meclis, Cumhurbaşkanlığı makamı için zararlıdır” dedi.
İZBUL
CTP-BG milletvekili Salih İzbul, mevcut terfi sistemini ilgili komitede soruşturduklarını ve şu anki terfi sisteminde sorunlar olduğunu tespit etiklerini ifade etti.
Polisin terfi sisteminde, sicil puan ağırlığının yüzde 60, sözlü sınavın ağırlığının yüzde 40 olduğuna işaret eden İzbul, terfilerden önce de bir ön sınav yapıldığını anlattı.
Terfi sınavının sözlü sınav olduğunu, iki soru arasında kura çeken polisin bunlardan birini cevapladığını ve sözlü sınav yapıldığı için sonuçların tartışmaya açık hale geldiğini söyledi.
Sicil puanı belirlenirken, amirlerden ilgili polis için "vatan sevgisi nasıl" gibi sorulara cevap vermesinin istendiğini dile getiren İzbul, bunların subjektif sorular olduğunu kaydetti.
6 yıllık sicillerin önceden doldurulduğuna dair şüpheleri olduğunu da anlatan İzbul, sınav yöntemindeki sorunların sınavların adil olmadığı yönünde şüphelere ve polis memurlarının motivasyonunun düşmesine neden olduğunu anlattı.
Terfilerin objektif kriterlere bağlanması gerektiğini dile getiren İzbul, polislerin çalışma motivasyonun ancak bu şekilde sağlanabileceğini belirtti.
Terfi sistemi değişmeden terfi sınavlarının açılmaması gerektiğini söyleyen İzbul, "Belki bu bir model olur ve erezyona uğramış adalet duygusunun tekrardan yeşermesini ve filizlenmesini sağlar" dedi.
Terfi için sadece İngilizce değil Rumcanın da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen İzbul, dilin zorunluluk değil artı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sınavın yazılı yapılması gerektiğini anlatan İzbul, sınava giren polisin yanlışlarını görme şansı elde etmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) (Değişiklik) Yasa Tasarısı oybirliğiyle kabul edildi.