Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Meclis önünde çadır eylemi başladı

Belediye Emekçileri Sendikası (BES), Yenierenköy Belediyesi’ndeki çözümlenmeyen sorunlardan dolayı belediye çalışanları ile birlikte Cumhuriyet Meclisi önünde dün süresiz çadır eylemi başlattı.

BES yetkilileri, Meclis’in duvarına "Belediyeleri batıranlar baş tacı", "Nerdesin ey Sayıştay başkanı", "Belediyeleri batıranlar nerede", "Yeni Erenköy çalışanı aç, ya siz?", "Hükümet işçinin cebinden elini çek", "En kolay yol maaş kesintisi işçi kıyımı", "Birlik mücadele zafer", "Sayıştaylık siyasallaştı Lefkoşa raporu örnek", "Padişahlar ferman buyurdu biz açız", "Üreten biziz yöneten de biz olacağız", "Belediyeleri batıranlar halka hesap vermeli", "Uyan ey emekçi bugün biz yarın siz", "Ne ezilen ne ezen insanca hakça bir düzen", "Başkan ve meclisi derhal istifa", "Acemiler mangası başımızın belası", "Basiretsiz hükümet ya çöz ya git", "Yıldız takacağız dediniz ekmeğimizi yediniz", yazılı pankartlar astı. BES Başkanı Ulus Arpalıklı ve sendika Genel Sekreteri Mustafa Yalınkaya’nın Meclis önünde yaptığı basın açıklamasının ardından belediye çalışanlarının bir kısmı eylem yerinden ayrıldı.
Sendika yetkililerinden yapılan açıklamaya göre, her gün 5 belediye çalışanı çadırda bekleyecek.

“Açız” dediler
Üç aydır maaş alamadıkları için ciddi maddi sıkıntı yaşayan Yenierenköy Belediyesi çalışanları, Meclis önünde başlattıkları süresiz çadır eyleminde basına açıklamada bulunarak, yaşadıkları sıkıntıları aktardı.
Basın aracılığı ile hükümet yetkililerine de seslenen belediye çalışanları “Defalarca söyledik anlamadılar acaba Türkçe mi bilmiyorlar” diyerek İngilizce, Rumca ve Kürtçe olmak üzere üç farklı dil de “Açız” dedi.

Mendil açtılar
Maaş alamadıkları için geçim sıkıntısı yaşayan Yenierenköy Belediyesi çalışanları, Meclis önünde bir de temsili mendil açarak içerisinde bulundukları maddi sıkıntıyı basın aracılığı ile hükümet yetkililerine anlatmaya çalıştı.

Milletvekili Töre, eylem çadırını ziyaret etti
Belediye çalışanları, eylem sırasında yoldan geçen UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre’nin aracını durdurdu ve “Biz sizin eseriniziz, oradan güzel görünüyor muyuz” diyerek tepki gösterdi.
Belediye çalışanlarının tepkisi üzerine eylem çadırına giden UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, eylemcilere destek belirtti.
Töre, “Sorununuz çözülecek merak etmeyin demiyorum. Çözülecek çünkü çözmek zorundalar” diye konuştu.

Arpalıklı: Çadır eylemimiz sonuç alınana kadar sürecek
BES Başkanı Ulus Arpalıklı, Meclis önünde basına yaptığı açıklamada, Yenierenköy Belediyesi çalışanlarının 58 günden beri eylemde, 26 günden beri de süresiz grevde olduğunu dile getirdi.
Arpalıklı, çalışanın seslerinin duyulmamasından dolayı süresiz çadır eylemi başlattıklarını kaydetti.
Ulus Arpalıklı, belediye çalışanlarının halen maaş alamadığını ve Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı yatırımlarının yapılmadığını ifade etti.
Arpalıklı, “Maalesef hükümet edenler hem sağır, hem kör. Bu arkadaşlarımızı ne duyuyorlar, ne de görüyorlar. Bugünden itibaren izin alarak Meclis önünde çadırımızı kurduk. Kar, kış, yağmur, çamur demeden çadır eylemimiz sonuç alınana kadar sürecek”  diye konuştu.
Arpalıklı, eylemlerinin her gün artarak devam edeceğini kaydetti.

***
Yalınkaya: Herkes haddini bilecek ve bu sorunu çözecek

BES Genel Sekreteri Mustafa Yalınkaya, Lefkoşa Belediyesi önünde kurdukları çadırın, aradan bir buçuk yıl geçmeden Karpaz yarımadasının sesini duyurma adına tekrar kurulduğunu ve sorunlara çözüm bulunana kadar çadır eyleminin ifade etti.
“Belediyeler göz göre göre batırıldı” diyen Yalınkaya, “Bu belediyeler batmadı. Bu belediyeler bu siyasilerin basiretsizliği yüzünden battı. Burada belediyeler üzerinden siyasi rantlar elde edildi” diye konuştu.
Mustafa Yalınkaya, Erenköy Belediyesi’nin yanısıra diğer 27 belediyenin durumunun da her geçen gün geriye gittiğini ileri sürerek şunları söyledi: Bu işin şakası yoktur. Siyasiler sorunu çözmek zorundadır. Biz bugün Karpaz yarımadasının sesi olmuş olabiliriz ama sadece oradaki emekçinin sesi değiliz. Bu direniş aslında Kıbrıs Türk halkının, getirilmek istendiği noktaya itiraz direnişidir. Sivil toplum örgütleri ve üretici kesimler de bu sese kulak vermelidir. Çalışanların ekmeğini keserek, belediyeyi yüzdürecekleri iddialarında bulunanlar aslında Kıbrıs Türk toplumuna  dayatma yapmaya başlamıştır. İlerleyen günlerde toplumun bütün kesimlerine bu dayatma yapılacaktır. Bizi yönetenler dayatıyor bunu topluma. Bizim itirazımız bunlaradır. Herkes haddini bilecek ve bu sorunu çözecek.”

***

Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi? Belediye çalışanları ne dedi?

Alkan Mertekçioğlu:
“Yeni Erenköy Belediyesi çalışanları 4 aydır maaş alamıyor. Cebimizde beş kuruş yok. Okula giden çocuklarımız var. Çocuklarımız okul harçlığı istiyor veremiyoruz. Evimize ekmek götüremiyoruz. Devlet yetkilileri bizi görsün artık, sesimizi duysun. Yeni yıl geliyor, millet hangi otelde, eğlence mekanında yeni yıl yapacağını düşünürken biz acaba evimize ne götüreceğiz hesabındayız. Eksik olsun böyle yeni yıl da böyle hükümet de ikisi de geri kalsın.”

Yusuf Mutlu:
“Aylardır maaş alamıyorum. 40 tane et civcivi aldım belki dedim 20 tanesini eve bırakırım, 20 tanesini de satarım. 20 tanesini yeme verdim, 20 tanesini de borçlarıma verdim. Ben bu belediyeye girdim kumar mı oynadım. Çoluk çocuğumun rızkını kazanayım diye ama onu da bırakmadılar. Yıldızlı belediye dediler, lambaları da söndürdüler. Yeni Erenköy Belediyesi çalışanları karanlıkta kaldı.”

Sevgi Ramazan:
“Çok sıkıntılıyız. Üç  aydır maaş alamıyoruz. Hepimiz çocuk okutuyoruz, çocuklarıma harçlık veremiyor, ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Borç gırtlakta taksitleri ödeyemez duruma geldik. Hükümet yetkililerinden istediğimiz bir an önce belediyemizin bu mali sıkıntıdan çıkmasına, dolayısıyla çalışanın hakkı olan maaşlarının verilmesine yardım etsin.”

Ömür Demir:
“Bize belediyenizi ayağa kaldıracağız, belediyenize yıldızlar takacağız vaadi ile geldiler, var olan borçlarınızı geriye götüreceğiz dediler. Bu sözleri verenler şimdi yeni yıl için hangi otele gidip hangi sanatçıyı dinleyeceklerini düşünürken biz evimizde çocuklarımıza ne pişireceğiz, nasıl bir yıl geçirteceğiz düşüncesindeyiz. Onlar maaşlarından keselim diyor. 100 TL için mi çıktı bu gürültü kavga. 2 bin TL alandan yüzde 15 kesecekler bu da 300 TL’ye tekabül eder peki bu arkadaşımız bin 500 TL’sini bankaya veriyorsa ne yiyecek. Sayın Asım Akansoy mu evine yemek götürüp yedirecek.”

Mehmet Bulut:
“Üç aydır maaş alamıyoruz. Halkla kavgalık duruma getirdiler bizi. Dünya kadar borcum var. Evde çoluk çocuk para, yemek bekliyor. Evimize gidemiyoruz. Sayın Asım Akansoy hesap biliyormuş, hesapları kendilerine kalsın. Anayasa Profesörüymüş. Maaş kesintilerinin Anayasa’ya gittiğinde iptal edileceğini bilmiyor mu? Maaş kesintisi diyorlar, önce kendi maaşlarından kessinler, sonra bizlerin maaşlarını kessinler. Bakalım üç kuruş eksik alınca geçinebilecekler mi?”

Esat Nurçin:
“2008 yılına kadar belediyelere bağlı değildik. 2008 yılında CTP hükümeti döneminde İçişleri Bakanı Özkan Murat’tı. Köyleri belediyelere alt zemini hazırlamadan rastgele bağladı. Bu da bu belediyede 243 istihdamı getirdi. Buna rağmen 120 personel alındı. Belediyenin gelirleri kesildi. Bugün biz bu hale geldik. 2008’deki hükümet CTP hükümetiydi. Şimdi yine başta CTP var. Hükümet kendi yaptığı hataları telefi etmelidir. Dördüncü aya girildi bu insanlar eve ekmek götüremiyor. Ne istiyorlar hırsızlık mı yapalım. Ya bizi gözden çıkaracaklar ya da maaşlarımızı ödeyecekler. Mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Dursun Bulut:
Dördüncü aya girdik maaş alamıyoruz. Elektriklerimiz faturaları ödeyemediğimizden kesildi. Çocuklarımıza harçlık veremiyoruz. Bizi yönettiğini sananlar acaba çocuklarına harçlık vermeden okula göndermişler mi, onun ezikliğini yaşamışlar mı? Kendileriniz birkaç dakika bizlerin yerine koysun, empati yapsınlar. Yeter zaten bizi anlayacaklar.”

Gazi Pekri:
“Belediye seçimlerinden buyana CTP hükümetinin vaad ettiği büyük sözler vardı. ‘22 milyon TL’yi bizler öderiz, belediyeyi bu ateşten kurtarırız’ denildi ama maalesef 16-17 ay olmasına rağmen hiçbiri elini taşın altına koymadı. Bizler çok mağdur durumdayız artık sabrımız taşmıştır. Bizlerden bu saatten sonra her türlü tepkiyi beklesinler. Bizim nasıl canımız yandıysa onların da canı yanacak. Bunu da ister tehdit olarak algılasınlar isterse uyarı. Ama durumumuz kısaca budur.”