Köşe Yazarları

“Maymun davası”






“Türlerin kökeni.”

Caharles Darwin’in evrimleşme teorisi Türlerin Kökeni adlı çalışma ile dünyaya duyurulmuştu.
Çalışma, dünyadaki canlıların geçirmiş olduğu evrimi gözlem ve deneylerle açıklamaktadır.

Bilimsel bulgular, şüpheye yer vermeyecek kadar kanıtlanmıştır.
Lakin, bu basit değil.
Dünya tarihinde Charles Darwin, dünkü çocuk sayılır.
Çalışması 1838-1859 dönemini kapsar.
Dün gibi.
Bir de bunun karşısında duran ve insanoğlunun Tanrı tarafından yaratıldığını savunan Tanrıcı görüşler var.
Bu görüşlerin, henüz hararetini dindirmediği bir gerçek.
Darwin’den önce de vardılar, sonra da vardırlar…

Darwin’in görüşleri uzun yıllar Amerika’da eğitim tedrisatında yer almadı.
Büyük zorluklar yaşandı.
1925 yılında Amerika’da “Maymun Davası” olarak da bilinen Scopes Davası nedeni ile evrim teorisi biyoloji derslerinde çok nadiren görülmesine ve 60’lı yıllara kadar evrim karşıtı yasaların geçerli olmasına neden oldu.
Mesele, 60’lı yıllarda aşılır.
Susan Epperson adındaki bir öğretmen 1968 yılında bir dava açar.
Dava sonucunda evrim teorisi tamamen korunmaya alınır ve eğitim tedrisatlarında yer alır.

Evrim teorisinin düşmanı yaratılışçılardır.
Yani, Tanrı’ya inananlar.
İnsanoğlu’nun Tanrı’nın tasarımı ile var olduğu gerçeği…

Amerika’da süreç devam eder.
Yaratılışçılar, Akıllı Tasarım denilen görüşleri ile geri dönerler.
Amerika’da devlet eli ile din yaymak yasaktır.
Her laik ülkede olduğu gibi.
Akıllı Tasarımcılar, öne sürdükleri kuramlarda Tanrı’dan söz etmezler.
Görüşlerini dine dayalı olarak aktarmazlar.
Yeter ki konu, eğitime alınsın.
Görüşler, biyolojik temellidir.
Onlara göre, canlı varlıkların ilk türleri Tanrı tarafından tasarlanmıştır.
Evrimleşme bu yolla olmuştur.

Nihayet,
2005 yılında yine Amerika’da başka bir dava görülür.
Akıllı tasarım kuramı, Dover Davası diye bilinen bir davada görüşülerek karara bağlanır.
Karara göre, Akıllı Tasarım bilimdışı görülür ve okullarda okutulamayacağı sonucuna varılır.
Olaya nokta konur.

Demek, her “Akıllı” iş, akıllı iş değildir.

Evrim teorisinde canlı türlerine önem verilir.
Onların yok oluşları da izah edilir.
Dinozorlar gibi.

Küresel ısınma ise, evrimcilerin endişeleri arasında yer alır.
Önümüzdeki yüzyıllarda ne gibi türlerin yok olacağı endişesi bilim adamlarının meşguliyetleri arasındadır.

2000’li yıllarda bazı ülkeler arasında yapılan bir araştırmada, evrim teorisine en az inanan ülkenin Türkiye olduğu ortaya çıkar.

İlahiyat Fakülteleri’nde felsefe derslerinin neden kaldırılmak istendiği de böylece anlaşılıyor.
Çünkü bunlar Akıllı Tasarımcılar…

Avrupa’da evrim teorisine inananların oranı yüzde 80-90 civarında.
Amerika’da doğa bilimlerinde çalışanların hemen tümü evrim teorisine inanıyor ve bu teori onalar için bir kılavuz.

Eğri oturup doğru konuşmalı.
Hem Türkiye’nin AB’ye girmek istemesi çok garip, hem de AB’nin ısrarla Türkiye’yi üye almamakta direnmesi çok normal.
Mesele o açılan ya da açılmayan “fasıl”ların ötesinde…

Biz maymun değiliz diyeceksin, sonra “ortak ata”nın maymunlar olduğuna inananlarla aynı sofraya oturmak isteyeceksin!
Pek akıllı bir tasarım değil!

Biri evrimci.
Diğeri Akıllı Tasarımcı.

Bu iş Maymun Davası’na döner.
İşi bitirmek için başka davalara ihtiyaç var.

Diyeceksiniz ki, bu meselenin bizi ilgilendiren bir yanı var mı?
Var tabii.
Biz zaten her konuda maymun gibiyiz…









Başa dön tuşu