Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MATRAH DİLİMLERİ VE VERGİ ADALETİ

mahmut sezinler

Ocak ayı genelde hep yoğun geçer. Asgari ücret, enflasyon ve yeni vergi matrahları tartışmanın temelini oluşturur. Bu yıl yani 2025 – 2026 uzayıp giden vergi affı işimizin diğer tartışma konusu oldu.  Vergide adaleti sağlamak ve uyumu artırmak amaç olmalı.

Ocak ayının son günü 2026 yılında kullanacağımız vergi matrahları açıklandı. Gördük ki 2025 yılı matrahlarının aynısı ülkemizdeki hayat pahalılığı artış oranı %39,45 resmi rakama göre asgari ücret ise %39 artış kaydederken, matrah dilimlerinin değişmemesi bir çok özel sektör çalışanını ve de özel iş yapan insanımızın ufak kazançlarından yüksek vergi vermelerine kapı açmıştır. Bu aynı zamanda hep sorguladığımız bir mevzuyu da beraberinde getirmektedir. “Vergi Adaleti” ülkemizde maliyenin vergi toplamak için sık sık başvurduğu bir yöntem olan vergi affı, vergi adaletini zedelemektedir. Vergisini zamanında ödeyen ile Rs’n vergiyle ödeyen mükellefler arasında vergi adaleti olmadığı gibi kazanç üzerinden alınan vergiler emeği değil sermayeyi koruyor. Hazine de yüksek enflasyondan dolayı enflasyon geliri elde ediyor ama vergideki adaleti sağlamak için ortaya hiçbir çaba konmuyor.

KKTC’de vergi gelirlerinin büyük oranı dolaylı vergilerden oluşuyor. Kurumlar vergisi büyük oranda bankalar tarafından ödenirken gelir vergisi ise esas itibariyle özel kesim tarafından ödenmektedir. Böyle bir vergi kompozisyonuna sahibiz.

Vergi politikalarında tek amaç fiskal nitelik değil. Vergiler her türlü kararları etkiler. Örneğin; taşınır veya taşınmaz alımı. Alacağımız arabanın yakıt cinsi, silindir hacmi, sigorta tutarı vb… Hollanda, Almanya, Danimarka, Japonya, GSMH çok yüksek ülkeler olmalarına rağmen insanlar, bisiklet kullanmayı tercih ediyorlar. Niye? Ekonomik gerekçelerle, Çin o da aynı.  Kuzey Avrupa ülkeleri hepsi küçük araba veya motosiklet veya bisiklet.

Bu nedenle vergi politikaları ekonomik etkiler yaratır.

Vergi alırken maliyenin kazanç üzerinden aldığı vergi çok önem arz eder. Vergi Rs’n ile olmamalı, vergi ikmalen olmalı bu ise bir ispata dayanmalı. Yani insanların ceplerinde ki tüm parasını değil bir bulgu karşısında vergi alınmalı. Bu nedenle vergilendirmenin her aşamasında hukukun, adaletin, şeffaflığın ve bir dengenin olması gerekiyor.

KKTC’de en varlıklı nüfusun %20’sinin milli gelirden aldığı pay %42 iken diğer nüfusun en düşük gelirlinin aldığı pay %6’da kalıyor. Arada ki fark 7 kattır. Bu vergi adaletinin önemini gösteriyor. Vergi adaleti sağlanmadığı sürece gelir dağılımında ki adalet de sağlanmaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde zengin ve yoksul nüfus yapısı oluştu. Bu gelir dağılımında ki uçurumdan kaynaklı. Bu uçurumu kapatmak için vergi faktörünü iyi kullanmak gerekmektedir. Yoksa 2026 yılı kullanılacak vergi matrahları gibi düzenlemelerle gelir dağılımını ve vergi adaletini sağlamak mümkün olmamaktadır. Küçük bir azınlığın büyük bir çoğunluğu ezmesi gibi.

Kamu çalışanlarının matrahlar üzerinden vergilerini artır, bütçeyi rakamsal olarak dengele, özel kesim çalışanlarının vergileri ile cari harcamaları finanse et. Sonra yüksek enflasyondan dolayı Rs’n vergi ödeyen yüksek gelirli grup vergi affı ile kazançlı çıksın. Bunun adaletle hiçbir bağlantısı yok.

Ülkemizde yüksek miktarda sistem dışılık yaşanıyor. Yani bizim fiskal sisteme girmeyen nakit. Yıllardır bunun önüne geçilemedi ve/veya geçilmek istenmedi. Bunun adaleti sağlamada büyük bir engel teşkil etmekte olduğu diğer bir olgumuz fakat tabi maliyede bu kaçaktan Rs’n vergilerle kendi payına düşeni almaya çalışıyor. Fakat esasa inemiyor. Yani maliye alması gerekeni alamıyor. Hem yüksek enflasyondan,hem de esas sistem dışılığı yaratanlardan alamadığı vergilerden dolayı. Bu kompozisyonun değişmesi için tüm kesimleri ve sektör yetkilileri ile çalışmanın ivedilikle yapılıp bir reform yapılması ve hem vergide hem de gelirde adaletin sağlanması gerekliliği hep belirttiğimiz konular olurken her iki unsurun sağlanması halinde refahın artacağı daha müreffeh insanlar olarak yaşanabilir düzeyimizin yükseleceği bir ülke yaratabiliriz.