Yarım asırdır Kuzey Kıbrıs ekonomik sorunlarının çözümü, dolayısıyla sosyal sorunların ilacı, olarak sunulan ve savunulan işbirliği anlaşmaları ve destekli yıllık bütçeler bırakın sorunları çözmeyi var olan sorunların daha da büyümesini beraberinde getirdi.
Kıbrıs meselesinin siyasal çözümü konusunda yapılan siyaset değişiklikleri barış getireceği ve Kuzey Kıbrıs’ın Dünyaülkeleri tarafından sağlam bir zemine oturtulacağı umuduyla devam eden siyaset çok farklı bir yöne yöneldi. Özellikle Kıbrıs’ın kuzeyi tamamıyla uluslararası hukuktan yoksun, onun da ötesinde kendi yasalarının bile uygulamada zafiyet gösterir bir durumda birçok kötülüklerin kaynağı haline geldi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya devletleriyle hukuksal bağının olmaması ve sadece Türkiye Cumhuriyeti ile diplomatik ilişki kurulup kardeşlik bağlarının çok daha fazla güçlü kılınması ile ortaya çıkan özgüven sonucu tüm dünyaya ve özellikle 3. Ülkelere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kapıları açılmış ve gerek iş gücü gerekse öğrenci kapsamında geri kalmış ülkelerden Kuzey Kıbrıs’a akın eden insanlar ve onların taşıdıkları kanunsuzluklar Kuzey Kıbrıs’ta çok ciddi bir sosyal patlamaya ve bir suç merkezi olmasına sebebiyet verdiler.
Uluslararası hukuk düzeni dışında olmanın etkisiyle sermaye hareketlerinin serserice dolaşması ve sistem dışı hareketler göstermesi iktidarlar tarafından bir avantaj gibi görüldü. O kadar ki “Paranın karası beyazı yoktur” gibi söylemlerde geliştirildi. Denetim arkadan kısmen geliyor ama yetişemiyor aslında. Sistemin işleticileri denetimin öne çıkmasını istemediler. Çünkü bu şekilde çok paralar kazanılıyor. Neticede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir kumar ve bahis cennetine dönüştü. Her geçen gün yeni şatafatlı bahis merkezleri ve yeni kumarhaneler açılmakta sistem dışı para kazananlarla yasa dışı para kazananlar, yasal yollarla para kazananları kenara ittiler. Bu gelişme Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin manipülatörlerin ve dolandırıcıların rahatça at koşturtmalarına zemin yarattı.
Yaratılan bu sistem sayesinde her gün, daha yaygın dolandırıcılık ve kumarhane sisteminin beslenip büyüdüğü yozlaşmış bir ekonomik sisteme dönüşmeye devam ediyor ve maalesef bu sistemden sadece yasa dışı işler yapanlar değil siyasetçiler de yarar sağlamaya başladılar. Her gün böyle haberlerle karşılaşır olduk. Yıllar önce bir yazımda belirtmiştim, “Ahbap Çavuş İlişkisi.”
Sorunların çözümünün bütçelerde ve protokollerde gerçekleşeceğini düşünenler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen gelişmelerin bırakın ekonomik ve sosyal sorunlarımıza çare bulacağını kötülük ve ahlaksızlık yaratıldığını görmek zorundadırlar.
Hiçbir sistem bu kadar bozulmayı kaldıramaz.
































