ABD’de 58 yıl önce New York’ta konferans verdiği sırada suikasta uğrayan sivil haklar mücadelesinin karizmatik ismi Malcolm X, hayat hikayesiyle insanlığa ilham vermeye devam ediyor.
Malcolm X’in kişiliğinden ve mücadelesinden etkilenerek Müslümanlığı seçen beyaz Amerikalı Brian Anthony, oğlu ile ilk kez ziyaretine geldiği New York’ta bulunan Ferncliff kabristanındaki Malcolm X’in mezarı başında AA muhabirine konuştu.
Pennsylvania’nın Allentown bölgesinde yaşayan ve bir teknoloji şirketi için yazarlık yapan Anthony, Malcolm X’i büyürken genellikle sadece televizyondaki belgesellerden duyduğunu söyledi.
Anthony, Malcolm X ile gerçek tanışmasının 1992’de Spike Lee’nin filmiyle başladığını anlatarak, “Filmi görür görmez, Malcolm X’in hayatı beni çok etkiledi ve hemen Alex Haley’in Malcolm X’in otobiyografisini anlatan kitabını aldım. Ondan kısa süre sonra da ilk Kur’an nüshamı satın aldım. Malcolm X ile gerçekten ilk tanışmam onun hayatını, felsefesinde yaşadığı bağlamı, İslam’la olan ilişkisini anlamam böyle oldu.” ifadesini kullandı.
Beyaz bir Amerikalı olarak Malcolm X’ten nasıl etkilendiğine değinen Anthony, şöyle devam etti:
“Malcolm X’in hikayesinde gördüğüm şey, onun dönüşümüydü. Bu adamın suç dolu, yozlaşmış, zayıflık ve güçsüzlük dolu bir hayattan tamamen farklı bir yaşama nasıl bu kadar inanılmaz bir dönüşüm yaptığı, işte bende merak uyandıran şey gerçekten bu oldu. Kendi kendini eğitmesi, yetiştirmesi, 20. yüzyılın en büyük konuşmacılarından biri haline gelmesi, onurlu ve özsaygılı bir yaşam sürmesi, tüm insanlara ilham vermesi, aile kurması… Tüm bu türden şeyler, bu dönüşüm bana seslendi ve İslam’a olan ilgimi ateşledi.”
Anthony, araştırmalarından sonra 1996’da Müslüman olduğunu aktararak, oğlu ile Malcolm X’in mezarını ziyaretine ilişkin de “Burada sadece sözlerini okumaktan, filmlerini izlemekten daha derin bir şekilde bağ hissediyorsunuz.” dedi.
Çocukken babası beyaz ırkçılar tarafından öldürülmüş Malcolm X’in kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Anthony, şunları aktardı:
“Martin Luther King, barış, birlik ve işbirliği mesajı dolayısıyla her zaman ‘sivil haklar hareketinin olumlu yüzü’ olarak görüldü. Malcolm X, esas olarak olumsuz bir figür, en azından bir şekilde sivil haklar hareketinin karanlık bir tarafı olarak sunuldu. O, yüzleşmeyi ve işbirliği eksikliğini temsil ediyordu.”
“Malcolm X’in hayatını anlamak için yapılacak daha çok iş var”
Oğluyla Harlem’de Malcolm X’le ilgili tarihi mekanları da gezdiğini anlatan Anthony, özellikle son yıllarda “Siyahilerin Hayatı Önemlidir” (BLM) hareketi gibi siyahi ırkçılık ve mücadele bilinci konusunda çok şeyin değiştiğini ancak hala yapılacak çok iş olduğunu söyledi.
Anthony, “Örneğin; okul müfredatına alınma gibi, Malcolm X ve onun gibi insanların hayatını anlamak için yapılacak daha çok iş var. Böylelikle öğrenciler, Malcolm X’i öğrenebilir, felsefesi ve düşüncesi hakkında bilgi edinebilir ve hayatını inceleyebilir. Dolayısıyla yapılacak daha çok iş var, işler daha iyiye gitti ancak Malcolm X ve mesajına ilişkin kamuoyu anlayışını, algısını ve kabulünü genişletmek için daha gidilecek çok yol var.” diye konuştu.
Malcolm X’in deneyimleri ve İslam’la ilişkisi konusunda Müslümanların da alması gereken dersler olduğuna işaret eden Anthony, şu ifadeleri kullandı:
“O, İslam’ı özgürlük için bir çekiç gibi yıkıcılığı ve de yeniden yapabilirliği olan bir alet olarak gördü. Bundan bir ders alınabilir, yeni sorunlara karşı uygulanabilir. Ve bence bu, siyah topluluğun bir parçası olmayan bizler için bile Malcolm X hakkında çok ilham verici bir şey. Kendi zamanımızda İslam’ı nasıl kullanabiliriz? Nasıl yeni bir şey yapabilir ve onu bugün karşı karşıya olduğumuz yeni sorunlara uygulayabiliriz? Malcolm X’in İslam’ı alıp olduğundan daha büyük, hatta olduğundan daha önemli bir değere dönüştürmek için yaptığı gibi ahlaki hayal gücümüzü nasıl kullanabiliriz? Bence bu, onun hayatından öğrenilmesi gereken önemli bir ders.”
“Milliyetçilik ve devrim yoluyla yapmak istedi”
Babası ile ilk defa Malcolm X’in mezarını ziyaret eden 14 yaşındaki John Anthony de Malcolm X’i okulda değil daha çok babasından öğrenerek büyüdüğünü dile getirdi.
Lise öğrencisi John Anthony, şu an okulda sivil haklar mücadelesine yaklaşımı konusunda Malcolm X ile Marthin Luther King’i (MLK) karşılaştıran bir dönem ödevi üzerinde çalıştığını söyleyerek, şunları kaydetti:
“MLK’nin yaklaşımı, daha çok entegrasyon için barışçıl şekilde bir nevi sistemden yardım isteme şeklindeydi. Kendileri için ayağa kalkmıyorlar, daha çok zaten mevcut olan sistemle sadece bütünleşmek ve asimile olmak istiyorlardı. Ancak Malcolm X, daha çok ‘Bu sistem bizi entegre etmede başarısız oldu, dolayısıyla bu aynı eski sisteme istediğimizi yapması için yalvarmaya devam edemeyiz, kontrolü elimize alıp yeni bir sistem kurmalıyız.’ şeklinde yaklaştı ve bunu da esas olarak milliyetçilik ve devrim yoluyla yapmak istedi.”
Malcolm X’in mirasının, ABD’de yeterince takdir edilmediğini düşündüğünü belirten John Anthony, MLK’nin kabul edilmesinin ise devlet ve Amerikan kültürü bakımından daha kolay olduğu yorumunu yaptı.
Malcolm X kimdir?
ABD’de sivil haklar ve ırkçılık karşıtı mücadelenin sembol isimleri arasında anılan Malcolm X Little, 19 Mayıs 1925’te 7 kardeşin 4’üncüsü olarak Nebraska’nın Omaha şehrinde dünyaya geldi.
Annesi Louise Little, siyahilerin hakkını savunan bir sendikada sekreter, babası Earl Little ise ABD’de beyazların arasında siyahilere yer olmadığını düşünen ve köle olarak getirildikleri Afrika’ya tekrar göç etmeleri gerektiğini savunan bir rahipti.
Little ailesi, o yıllarda beyaz ırkçı örgüt Klu Klux Klan’dan defalarca ölüm tehdidi aldı, birkaç kez eyalet değiştirse de beyaz ırkçıların tacizinden kurtulamadı.
Malcolm, 4 yaşındayken bir gece evleri ateşe verildi. 6 yaşındayken de babası bir tramvay yolunda şüpheli şekilde ölü bulundu. 7 çocukla ortada kalan anne, üzüntü ve çaresizlikten akli dengesini kaybetti.
Kardeşleriyle annesiz ve babasız kalan Malcolm X, bir süre beyaz koruyucu ailenin yanında yaşadı. Gittiği okulda başarılı bir öğrenci olmasına rağmen avukat olmak istediğini söylediği beyaz öğretmeni, daha gerçekçi olup “marangoz” olmasını tavsiye edince okulu terk etti.
Malcolm, 15 yaşında Boston’a üvey ablasının yanına taşındı. Boston-New York treninde yiyecek satarken, o yılların meşhur siyahi mahallesi Harlem ile tanıştı, sokaklarda karıştığı uyuşturucu ve hırsızlık gibi suçlardan 21 yaşına girmeye birkaç ay kala 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
































