Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Mal bizim ama dokunamıyoruz”

ALICI İNŞAAT İZNİ İSTEDİ: Şenol Özdevrim’in bin bir zorlukla mirasçıları ikna ederek satış yolunu açtığı evin alıcısı inşaat izni istedi. İzin başvurusu yapılınca “Koruma bölgesinde” diyerek izin verilmedi. Özdevrim, “Ev eski eser değil ama koruma bölgesinde diye inşaat izni verilmiyor, bunu anlamakta zorlanıyorum” diyerek isyan etti  

Duygu ALAN
Girne’de ikamet eden Girne Amerikan Koleji Sanat Bölümü Öğretmeni ve Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eğitim Bilimleri, Kaligrafi ve Görsel Sanatlar Bölümü eğitmeni Şenol Özdevrim, vefat eden eşi Tijen Özdevrim’in ailesinden miras kalan evin, 13 hissedarının ortak kararı ile satışı istendiğini ancak Şehir Planlama Dairesi, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi ve ilgili diğer kurumların temsilcilerinden oluşan bir ekibin “koruma bölgesinde olduğu gerekçesi ile konu ev ile ilgili satış ve inşaat işlemi” yapılamaz diye rapor yazdığını kaydetti.
Konu raporda belirtilen gerekçenin kabul edilemez olduğunu kaydeden Özdevrim, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’nin evraklarına göre söz konusu evin eski eser kapsamında olmadığını ayrıca aynı bölgede üç yıl öncesine kadar birçok yapının inşaat izni alınarak tadil edildiğini öne sürdü.
Vefat eden eşinin ölmeden önceki son arzusunun oğullarının üniversite eğitimini tamamlaması olduğunu belirten Özdevrim, eşinin son arzusunu yerine getirebilmesi için söz konusu miras evin satışının yapılması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı’nın da ilgisini çekti
Konunun çözümü için birçok kez ilgili resmi makamlara başvurduğunu ancak sonuç alamadığını söyleyen Şenol Özdevrim, konuya ilişkin sosyal medyada paylaştığı iletilerin Cumhurbaşkanlığının dikkati çektiğini ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın daveti üzerine konuyu görüşmek üzere geçen hafta saraya gittiğini belirtti.
Şuan Cumhurbaşkanlığından sonuç beklediğini ifade eden Özdevrim, “Sorun çözülünceye kadar elinden gelen tüm mücadeleleri vereceğine ilişkin ciddiyetini ortaya koymak için” ay içerisinde Cumhurbaşkanlığı önünde bir eserini yakacağını söyledi.

Özdevrim: Sunulan bahane kabul edilemez
Akademisyen Şenol Özdevrim, yaşadıklarını ve talebini Havadis’e anlattı.
Özdevrim, şunları söyledi: Girne’de Ersin Aydın Sokak üzerinde bulunan iki katlı ve iki haneli olan evin alt katındaki daire eşimin ailesi tarafından bırakılan bir mirastır. Birisi rahmetli eşim olmak üzere dairenin 13 hissedarı vardır. Eşim rahmetli olduğundan onun hissesi yasal olarak oğlumun hakkıdır. Hissedarlar, ortak karar alarak evi satmak istedi. Alıcı kişi evin inşaat iznini istedi. Fakat Şehir Planlama Dairesi, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi ve ilgili diğer kurumların temsilcilerinden oluşan bir ekibin “koruma bölgesinde olduğu gerekçesi ile konu ev ile ilgili satış ve inşaat işlemi” yapılamaz diye rapor verdi. Hal böyle olunca evin satışı yapılamadı. Eşimin son arzusu halen İngiltere’de Makine Mühendisliği okuyan oğlumuzun eğitimine devam etmesiydi. Fakat hayat şartları ortada. Eşim vefat ettikten sonra tek başıma hem geçim sağlamak hem de İngiltere’de çocuk okutmak neredeyse imkansız hale geldi. Eşimin vasiyetini gerçekleştirebilmem için diğer hissedarların da istediği gibi bu evin satılması şart. Ancak önümüzde engel var. Bu engelin bahanesi de kabul edilemez. Bize söylenen evin koruma bölgesinde olması ama oradaki birçok ev üç yıl öncesine kadar izinli olarak tadil edildi.

“Utanç sergilenecek”
Herşey bir yana ben bir babayım ve asla insanlık onurumu çiğnetmeyeceğim. Bu sorunun çözümü için elimden gelen gayreti göstereceğim. Hatta sesimi duyurmak ve ciddiyetimi ortaya koymak amaçlı ay içerisinde bir eserimi Cumhurbaşkanlığının önünde yakacağım. Eserlerim üretirken yaşadığım çoşku ve onuru, onları yakarken de yaşayacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın. Eğer Sanat bir çeşit silahsa bu uğurda kullanmaktan hiç çekinmeyeceğim gibi onur bile duyacağım. Bu utancı duyması gerekenler duysun çünkü yaktıktan sonra bu eserler utanç sergisi adı altında sergilenecek .

“Açlık grevine kadar gideceğim”
Şenol Özdevrim, yetkililere bir kez daha Havadis aracılığı ile çağrıda bulunarak, çözüm üretilmesini istedi.
Özdevrim, “Buradan yetkililer bu durumu düzeltmeye davet ediyorum. ‘Sevgili eşim Üzgünüm sana verdiğim sözü tutamadım. Üzgünüm oğlum okulunu bırakmak zorundasın’ diyemem. Bir insan olarak, bir baba olarak bu haksızlık ortadan kalkana kadar mücadele edeceğim. Bu özel günde insan olmaktan bu ülkeye insan yetiştirmekten bu ülkeye sanat yapmaktan utanç duydum. Bu haksızlık düzeltilmediği taktirde her gün bir eserim Cumhurbaşkanlığı önünde yakacağım. Eserlerim tükendiği ise açlık grevi yapacağım. Açlık grevinde bayılır veya herhangi bir sağlık sorunu yaşarsam da biri ya da sağlık ekipleri bana yardım etmek ister onlara da tazminat davası açacağım. Yani gerekirse ben bu uğurda öleceğim. Çünkü ben bir babayım” dedi.