“Memleket çöktü” dedik ya dün…
Arkadaşlardan biri şöyle bir katkı yaptı:
– “Mafyaların rahatça kol gezdiği ve adalet yaratmayı denediği bu düzende,
– Polisin ve yargının buna çaresiz kaldığı bir ortamda
– Mafyaların kim olduğu bu memlekette her toplum bireyi tarafından adi şanı ile bilinip, ancak bir şey yapılamadığı bu koşullarda,
– Mafyaların, parti şemsiyeleri arkasına saklanabildiği,
– Müteahhitler Birliği’ni basacak cesareti bulduğu,
– Şantiyeleri basıp, ölüm tehditleri yağdırabildiği,
– Finans şirketlerini araçlar ve silahlarla basabilme cesaretini gösterebildiği,
– İhaleye katılacak firmalara gözdağı ve tehdit edip devlet ihalelerini kazanmayı isteyen firmalar ile mafyanın işbirliği yaptığı bu toprak parçasında,
Maalesef, adaleti mafya sağlıyor, ya da mafya yöntemlerini kullananlar, ceza almıyor.”
Yalan mı söyledi?
Hayır…
Peki, poliste, herhangi bir kişi bu kesimin üzerine gidebildi mi?
Hayır…
Gitmek isteyenler ne oldu?
Hangi kamu görevlisi cesaretle bir olayın üzerine gitti?
Bu nedenle istifa eden bir polis duydunuz mu?
Bir yargı mensubu?
Peki, tespit ettiği bir vergi usulsüzlüğü, siyasiler tarafından örtbas edilen bir vergi memurunun isyanına şahit oldunuz mu?
İşte böyle bir statükodur bu…
Herkesin her şeyi bildiği…
Herkesin sustuğu…
Adaleti “yargılanması” gerekenlerin sağladığı…
Sadece “mafyalaşan” alanlarda değil…
Her alanda…
****

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, edilen “Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilatın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasası’nı iade etme gerekçeleri arasında, “vergi ödemek istemeyenleri koruduğu” şeklindeki iddiaları reddetti.
Eroğlu, birkaç gündür kaleme aldığımız bu konuyla ilgili geniş bir açıklama yaptı. İşte o açıklama:
“Sayın Hüseyin Ekmekçi
Yazı İşleri Müdürü
Havadis Gazetesi
CTP Lefkoşa Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Sayın Birikim Özgür’ün gazetenizin 12 Temmuz 2014 tarihi sayısında “Eroğlu vergi ödemeyenleri koruyor” başlığı ile yayınlanan haberde yer alan iddialarla gazetenizin 14 ve 15 Temmuz 2014 tarihli sayısında sizin tarafınızdan kaleme alınan köşe yazılarında ifade edilenler gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki siyasi hayatım boyunca hep Kıbrıs Türk Halkı’nın refah ve huzurunu artırmak için uğraşan bir kişi olarak özelde esnafımızın, iş insanlarımızın, genelde tüm kesimlerle ülkemizin yararına bir yasayı engelleme düşüncem asla olmadı, olamaz. Hele, hele bazı kişiler için özel bir tavır takınmam mümkün değildir.
KKTC Meclisi’nin 15 Nisan 2014 tarihinde yaptığı birleşimde oy çokluğu ile kabul edilen “Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilatın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasası’nı Anayasal hakkımı kullanarak 7’nci ve 10’uncu maddeleri dolayısı ile 29 Nisan 2014 tarihinde Meclis’e iade ettim. (EK)
Aldığım hukuki görüşlere göre, 7’nci maddede yer alan bazı hükümler Anayasamızın 8’nci maddesinde yer alan “eşitlik” ilkesine, 10’uncu maddede yer alan bazı ifadeler ise Anayasamızın 17’nci maddesi ile korunan “Hak Arama Özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu” hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.
Hal böyle olunca ya Anayasa Mahkemesi’nden görüş isteyecek ya da söz konusu yasayı görüşlerimle birlikte tekrar değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Meclisi’ne iade edecektim. Birinci yolun daha fazla zaman alabileceği kesin olduğundan ikinci yolu seçtim.
Malumlarınız üzere Meclis İç Tüzüğü uyarınca Cumhurbaşkanı tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne iade edilen yasaların ivedilik kararı olan işlerden de önce herhangi bir işlem veya karar gerektirmeksizin Komitelerde ve Genel Kurul’da önceliği vardır. Hatta son yapılan İç Tüzük değişikliği ile Meclis’in ilgili komitesi iade edilen bir yasayı en geç bir ay içinde tamamlayıp Genel Kurul’a sunmazsa, Meclis Başkanlığınca yasa doğrudan Genel Kurul gündemine alınır. Nitekim, ilgili yasa, Sayın Birikim Özgür’ün Başkanı olduğu Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi tarafından İç Tüzük’te öngörülen bir aylık süre içerisinde ele alınıp sonuçlandırılmadığından, Meclis Başkanlığı’nca Genel Kurul’un 3 Temmuz 2014 tarihli birleşiminde gündeme alınmış, ancak bu defa da hükümetin talebi neticesinde görüşmesi ertelenmiştir. Bu nedenle, Meclis tatili süresince talep üzerine Meclis’in olağanüstü bir toplantı yapmaması durumunda, yasanın görüşülmesinin Meclis’in tatil sonrasındaki ilk oturumuna bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi eğer bir aciliyet ve sıkıntı varsa bu yasayı 29 Nisan 2014 tarihinden bu yana geçen iki buçuk aylık süre içinde çoktan görüşüp sonuçlandırması gerekirdi. Hal böyleyken Meclis Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı’nın kendisinin Komite’de veya Hükümet’in içinde halledemediği bir konuda suçu bana yüklemeye kalkışması ve sizin onun paralelinde beni yasanın geçmesini engellemekle ithama kalkışmanız yanlıştır.
14 Temmuz tarihli köşe yazınızda yer alan diğer anmak gereği dahi duymadığım bazı iddialarınız ise sürekli beni karalamak için kullanmaya çalıştığınız şeyler olduğundan yanıt vermeyeceğim. Eğer bu iddialarınız gerçekse bunların gereğini yapacak makamlar ve yargı vardır. Buralara başvurulmadan söylenen, yazılan her şey havada ve geçersiz kalmaya mahkumdur. Eroğlu nereye gelmişse Kıbrıs Türk Halkı’na inanarak, onunla bütünleşerek, yalnız ona güvenerek, onun takdiri ve oyu ile gelmiştir. Bu böyle olmaya devam edecek, hep halkımın hak ve hukuku ne ise onu gözetecek, halkımın dediğine kulak vereceğim.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Dr. Derviş Eroğlu
Cumhurbaşkanı”
































