Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı geçtiğimiz gün LYS sonuçlarına göre farklı puan türlerinde ilk ona giren öğrencileri ve puanlarını açıkladı. Dikkatimi çeken birkaç önemli nokta var bu listelerde… Her ne kadar da derin bir analiz yapılması mümkün görünmese de bazı ipuçlarını bize göstermektedir.
Geçtiğimiz yıl yayınlanan ilk 10 listesi ile bu yıl yayınlananları karşılaştırdığımda bu yıl puanlarda ciddi bir düşüş yaşandığını görmekteyim. Örneğin geçen yıl MF1 puanı ile 10’uncu sırada yer alan öğrenci 474 puan alırken bu yıl MF1 puan birinci olan 461 puan alıyor. Yani geçen yıl 10’uncu olan öğrenciden daha az puan alınıyor. Bunun anlamı bu yılın birincisi geçen yılın ilk 10 sıralamasına giremiyor. TM puan türü dışındaki puan türlerinde bu yıl birinci olanlar geçen yılkı listelerde ilk ona giremezdi. Bu durum tabii ki bu yıl başarılı olan öğrencilerin başarısına gölge düşürmez. Elbette bu yıl onlar da çok çalışıp bu başarıyı elde etmişlerdir. Sadece vurgulamak istediğim bu yıl yaşanan bu durumun ilgililer tarafından sorgulanmasıdır. Geçen yıl MF1 puanı ile KKTC birincisi olan öğrenci 519 puan almıştı. Yani bu yılın birincisi ile arasındaki fark 58 puandır. Bu puan farkı ciddi bir puan farkıdır. Acaba diyorum, puan hesaplamalarında bu yıl bir farklılık mı olmuştur.
Bu puan sıralamasında bir başka dikkat çekici nokta geçen yıl MF1’de ilk on içerisindeki öğrencilerin yedi tanesi Lefkoşa Türk Maarif Koleji’ndendi. Bu yıl bu üçe düştü. Bu yıl biraz daha dengeli bir dağılım var. Bu yıl 3 Bülent Ecevit Anadolu Lisesi, 2 Mağusa TMK, bir Kurtuluş Lisesi bir de Güzelyurt TMK’dan öğrenci ilk on içerisinde yer aldı.
Belli ki bu yıl Lefkoşa TMK öğrencileri daha çok üçüncü ülkeleri tercih etmiştir. Bülent Ecevit Anadolu Lisesi olması gerektiği yerde… Aslında bu tür istatistiklerin okul bazında ele alınması gerekir. Bunun için de Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı bu tür istatistikleri kamuoyu ile paylaşması yararlı olacaktır. Çünkü bu istatistikler yapılan işlerin daha bilimsel olmasına katkı koyar. Yönetenleri günü birlik uygulamadan uzaklaştırır. Daha bilimsel çalışmaya zorlar.
*****
Gençlerin şimdi tercih zamanı… Sınavda alınan notlar kadar tercihler de önemlidir. Belki de daha da önemlidir. Yanlış yapılan tercihler alınan iyi bir puanı bile değer bulmasına engeldir. Kanımca bu tercih dönemlerinde öğrenciler yalnız bırakılmamalıdır. Belki de Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı beş büyük şehirde Tercih Danışma Merkezleri kurmalı ve gençlerin tercihlerine yardımcı olmalıdır. Elbette özel dershaneler bu işleri yürütmektedir ama devlet eli de bu çocukların yanında olsa fena mı olur?
*****
Aslında üniversiteye giriş meselesi yeniden ele alınmalı ve ortaöğretimdeki eğitim düzenimiz ona göre kurulmalıdır. Meslek liseleri dışındaki liselerimiz “üçüncü ülkede eğitim görecekler”, “Türkiye’de üniversiteye gidecekler” ve “KKTC’deki üniversitelerini tercih edecek öğrencileri” diye sınıflandırılmalı ve buna göre bir eğitim sistemi organize edilmelidir. Son yıllarda çok sayıda öğrencimiz KKTC’deki üniversiteleri tercih etmektedir. Bu üniversitelere girişte aranan yeterlilik LYS sınavından çok farlı olabilir. Bunu üniversiteler ile görüşüp yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
Yani anlayacağınız, baştan aşağıya eğitimde yapılması gereken çok iş vardır. Reform gerekmektedir. Sürekli yamalanan bu sistem bugünün ihtiyaçlarına cevap vermemektedir. Hal böyle olunca da sorunları gidermek için günübirlik kararlar alınmaktadır.
Daha çağdaş bir eğitim sistemi için adım atmak kaçınılmazdır.
Bekliyoruz.
































