Yeni bir yıl yarın gece yarısı karşılanacak; harcanansa yaşamlar. Yaşamların harcanması doğal bir süreç fakat insanların yaşam biçimlerinin nasıl şekilleneceği birçok durumda kendi seçimleriyle olmuyor. Kendinden öncekilerin başat yaşam felsefeleri, insanların karşısına seçenekler olarak çıkar. Eğitim, kültür, kültürlenme olguları ne yazık ki sizin tercihinizle karşınıza çıkmıyor. Sadece size sunulanlar arasından tercih yapıyorsunuz.
Yeni yıl için dilekler, umutlar ve beklentiler evrene gönderilmeye başlandı. Biz de aklımıza gelenlerden bir demet yapsak nasıl olur diye düşündük. Tercihler bizim eserimiz değil ama beklentilerimizi sunmak tercih ürünü. Beklentilerimiz Platon’un Ütopik ‘Devlet’i gibi olur herhalde çünkü buralarda “doğru” asla yaşam biçimi olamaz. Beklentilerden bir demet:
• Çocukların travma yaşadıkları “Kolej” olgusu ve hiçbir başarı göstergesi olmayan kolej giriş sınavlarının kalktığı,
• Kolej giriş sınavları nedeniyle öğrencilerin saçlarının döküldüğü örneğindeki gibi ve daha pek çok psikolojik sorunlar yaşamayacak öğrencilerle karşılaşılmadığı,
• Okulların sadece öğrencilere eğitim vermeye odaklandığı,
• Devletin kolej gibi bir ucubeyi yaratıp, fakir öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğinden mahrum bırakılmadığı,
• Okulların gerçek eğitim işlevini “kolej” olgusu nedeniyle kaybetmediği ve “dershane” gibi aileleri para olarak gören ve onları sömüren yaratıkların nesillerinin yok olduğu,
• Ailelerin daha iyi eğitim için Güney Kıbrıs’taki okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liseleri tercih etmediği,
• Üniversite ve o düzeydeki kurumlarda öğrencilerin sahtekarlıkla mezun edilmediği ve toplumun geleceği ile oynanmadığı,
• Eğitim bakanlığının gerçekten “eğitim” ile ilgilendiği ve eğitim işlerini yaptığı,
• Eğitim bakanlığında program geliştirme biriminin oluşturulduğu,
• Eğitim bakanlığının Kıbrıs kültürünü okullarda temel referans noktası yaptığı,
• Eğitimi yönetenlerin tıpkı TC’nin yaptığı gibi, okulöncesinden liseye kadar, başka ülkelerin ders kitaplarını dolayısıyla o ülkelerin değil Kıbrıs Türk kültürünü aktaran “Kıbrıslı ders kitapları”nı tercih ettiği,
• Üniversitelerdeki gerçek bilim insanlarının sosyal haklarının siyasetçilerden daha yukarıda olacağı,
• YÖDAK’ın yönlendirilmiş yapıdan özerk yapıya dönüştürüldüğü ve alandan yeterli akademisyenlerin olmadığı bölümleri de denetleyecek gerçek bir kuruma dönüştürüldüğü,
• Eğitim sisteminin, ülkenin gerçek analiz sonuçlarına göre yeniden yapılandırıldığı, bu bağlamda başka ülkelerin kopyacılığından vazgeçildiği,
• Meslek liselerindeki bölümlerin de ülke analiz sonuçlarına göre yeniden düzenlendiği,
• Başka mesleklerden olanların asla “öğretmen” olamayacağı bir yapılanma,
• Sendikaların da bugüne kadar nedense hiç karşı çıkmadığı bu tür uygulamalara karşı çıkacağı,
• İlkokullarda da KKTC’li rehber ve psikolojik danışmanların atandığı,
• 2011 yılı sonrası atanan öğretmenlerin de diğer öğretmenler gibi hazırlık ödeneği ve diğer sosyal haklara kavuştuğu,
• Okullarda kolej ve üniversite giriş sınavları nedeniyle “ezberleme” yerine üst düzey düşünme biçimlerinin kazandırılmasına odaklanıldığı, bir eğitim sistemine ulaşılması beklentilerimiz arasındaki en temel olanları.
Lütfen 2014 yılı senden ricamız bunlar. Evrene de bu isteklerimizi göndermiş olalım. Buralarda maddesel gerçeklikten günümüze kadar hiç bir fayda gelmedi. Son zamanların modası olan bizlerinse “saçma” olarak kabul ettiği fizik ötesi araçlara işimiz kaldı. Lütfen 2014 yılı gerçek eğitimi de fizik ötesinden al ve buralara getir; ne günlere kaldık ama… Hepinizin yeni yılı kutlu olsun; sağlık, başarı ve mutluluklar dilerim.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























