“Darbe özel sayısı”nın kapağındaki karikatür nedeniyle polis kararıyla toplatılıp, dağıtımı engellenen Leman Dergisi’nin yazı işleri müdürü Zafer Aknar’dan çok sert açıklama geldi.
Twitter adresinden “Okurlarımıza ve basına duyuru: Leman dergisinin dağıtımı matbaada polis bildirimiyle engellenmiştir.Dergide yer alan Fetö karikatürlerinin ve şimdiye kadar yaptığımız Fetö kapaklarının bedeli olsa gerek.” açıklamaları ile olayı duyuran bulunan Leman dergisi, gece bazı gruplar tarafından basılarak, Charlie Hebdo gibi olmakla tehdit ettiklerini duyurmuştuk.
Saldırganlar sosyal medya hesapları üzerinden Leman’ı hedef göstermeye devam derken, yıllardır Fethullahçı yapılanmaya dikkat çeken ve demokrat çizgisi ile bilinen derginin yazı işleri müdürlüğünü yapan Zafer Aknar oldukça çarpıcı ifadelerde bulundu.
Aknar ‘Yıllardır Fethullahçıları biz mi besledik orduya, istihbarata biz mi soktuk da şimdi bize darbe destekçisi deniyor’ dedi. Saldırı hakkında Birgün’den Can Uğur’a konuşan Aknar şunları söyledi:
“Valla bir darbeden kurtulduk derken başka bir saldırıyla karşı karşıya geldik. Bu bizim için şaşırtıcı olmadı. Birilerinin de yönlendirmesiyle sanki Fethullahçı terör örgütünü biz kurmuşuz havası veriyorlar. Bunun kabul edilebilir bir tarafı bulunmuyor. Bizim onlarca bu tehlikeye işaret eden kapaklarımız çalışmalarımız var. Bunun nedeni aslında basit. Kendi ektiklerini biçiyorlar. FETÖ ektiler zehir biçtiler. Bu gidişat gidişat değil. Böyle devam ederse hayırlı bir sonuç çıkmaz. Saldırgan faşist bir grubun sabah 5’te dergiye gelip saldırı girişiminde bulunmalarının demokrasiyle ne ilgisi olabilir. Allah’tan o esnada dergide değildik.
Saldıranların dergiyi çok iyi bildiklerini zannetmiyorum. Tamamen güruh halinde hareket eden küçük bir grubun faşist bir girişimi diye tanımlıyorum bu saldırıyı. Çok kötü günler geçiriyoruz umarız genele yayılmaz. Resmi ağızların kullandığı saldırgan bir üslup var bu ekipler buradan da güç alıyorlar. 15 Temmuz’da korkunç bir badire atlattık bunun üzerine benzin dökmenin kimseye yarar getirmeyeceğini düşünüyorum.
Bizim ömrümüz darbeyle mücadeleyle geçti. Arkadaşlarımız darbe tezgahlarında işkence gördü. Onlar bebekken biz darbelerle mücadele ediyorduk. Darbeyi savunmak gibi bir durum olabilir mi? Ama hoşumuza gitmeyen her şeyi de bir cadı avına dönüştürüp saldırı malzemesi yapmanın akla mantığa sığan bir tarafı yok. 12 Eylül’ün kimin önünü açtığını herkes gayet iyi biliyor. Biz mi soktuk Fethullahçıları orduya istihbarata!
Geri adım atma gibi bir durumumuz yok. Dergiyi yeniden basacağız. İbret-i alem sayısı çıkartacağız.!”

































