Röportaj

Lefkoşa’dan hükümete çağrı






“BOZAT ÇÖZÜM ÜRETSİN”: Fellahoğlu: BES Başkanı, belediyenin mali durumunu en iyi bilen kişi. Spekülatif konuşacağına çözüm üretmeli. Sendika başkanı kendini sanki bu kuruma ait hissetmiyor. Yeniden bir kaos yaşamayı ne belediye, ne de Lefkoşa halkı kaldıramaz



“DEVLETTE İSTİHDAM EDİLSİN”: Fellahoğlu: İntibak Komisyonu yeniden oluşturulsun ve Sayıştay raporundaki 194 kişinin intibakı gözden geçirilsin. İşten çıkarılacak olanlar devlette istihdam edilsin. Piyasadaki alacakları toplamak için faiz affı çıkarılsın

YENİDEN ADAYLIK: Fellahoğlu: Başarılı olursam, buna kanaat getirirsem günün sonunda aday olmak isteyeceğim. Partim de uygun görürse tabii. Görmezse de mahallenin yolunu tutarız biz de artık
BIYIKLILAR TARTIŞMASI: “Siyasi düşünceler, ülkenize karşı sorumluluklar, yurtseverlik, bıyıklı olmak veya olmamak değildir. Bence bu suni yaratılmış bir tartışmadır. Ben gençleşmeyi destekliyorum, geriden gelenlere yer açacağız, birikimlerimizle onlara destek olacağız. Denge her zaman çok önemlidir. Bizim, Ferdi Sabit’e de, Ömer Soyer Kalyoncu’ya da, Asım’a da, Birikim’e da, Fazilet’e de, Doğuş’a da ihtiyacımız vardır”

“PARTİDE DEĞİŞİM VAR”: Fellahoğlu: Bir değişim yaşanıyor partide, bunu anlamak gerekiyor. Bir jenerasyon yavaş yavaş geriye çekilecek. Arkadan daha genç, daha dinamik daha farklı değer yargılarıyla gelenler var. Çünkü 30 sene öncenin koşulları yoktur şimdi. Yeni bir jenerasyon gelir, onlar devralacak şimdi görevi

Kadri Fellahoğlu LTB Başkanı olalı yaklaşık 5 ay oldu. Batık bir şekilde devraldığı belediyeyi düze çıkarmak için çalışıyor ama “daha yürünecek çok yol” olduğunu da biliyor. Kendisi ile Lefkoşa’da Arasta bölgesinde bir araya geldik. Bandabulya’dan Büyükhan’a uzanan yolda yürürken bölge esnafı da olumlu ve olumsuz görüşlerini Başkan Fellahoğlu’na aktardı. Özellikle Asmaaltı Yayalaştırma Projesi ve çöp sorunu konusunda bölgede inceleme yapan Kadri Fellahoğlu, cuma günü yaptığımız yürüyüş güzergahında ne kadar çok turist olduğuna ve arabalardan dolayı rahatça bölgeyi gezememelerini bizim de görmemizi istedi.

HAVADİS: BES Başkanı geriye dönük 2 aylık maaşlarını hala alamadıklarını ve göreve gelirken verdiğiniz sözleri yerine getiremediğinizi dile getiriyor?
FELLAHOĞLU:
Sendika bizim belediyemizin çok önemli bir unsurudur ve belediyenin yapısı içerisinde çok önem verdiğim bir örgütlenmesidir. Sendikanın mutlaka olması gerekir. Sendika ancak kuruma, yani belediyeye ait olduğunu hissetmesi gerekir. Bu belediyenin nasıl bir durumda olduğunu biliyorlar ve o bildiklerinin çerçevesinde belediyeyi değerlendirmesi gerekir. Bence sendika başkanının kendini sanki bu kuruma ait hissetmiyor. Çözümler de üretmesi gerekir.

HAVADİS: Belediyenin içinde bulunduğu durum konusunda sizler sendikaya bilgi veriyor musunuz?
FELLAHOĞLU:
Her istedikleri zaman görüştüm, her istedikleri bilgiyi de kendileri ile paylaştım ve neler yapmamız gerektiğini de kendilerine söyledim. Bu durumdan bir çıkış yolu birlikte bulmamız gerektiğini söyledim. Yani şimdi böyle basmakalıp laflarla, “formül cebindeydi, hani çözecekti” laflarla hareket etmek doğru değildir. Biz, belediyenin 7 buçuk yılda biriken sorunlarını 4 ayda çözeceğimiz vaadini yapmadık. Sürdürülemeyecek yapıda belediyeyi devraldığımızı söyledik. Zamana ihtiyacımız var, sabra ihtiyacımız var. Mücadele gücüne ve mücadele azmine ihtiyacımız vardır. Kolay bir durum değildir LTB’nin bugünkü durumu. Bunu en iyi sendika başkanın kendisinin bilmesi gerekiyor. Borcu 90 milyondan alıp 120 milyona çıkarmışım. Bu doğru değildir.

HAVADİS: O zaman sendika neye dayanarak böyle bir eleştiri getiriyor size?
FELLAHOĞLU:
Ben bir tek kuruş borç yüklemedim belediyeye. Ne şahsi olarak, ne de belediye olarak Biz 120 milyon borç devraldık. 6 milyon çalışanın maaşı. Her ay da devlet katkımızdan 2 buçuk milyon kesilip borçlarımıza gidiyor. Ama ihtiyaç sandığı borçları da, sigorta borçları da artıyor. Yani azalma çok sınırlı oldu. Bunun yanında dövizin de artması, finans kuruluşundan 10 milyon sterlin borçlanıldı. O dönemki UBP hükümetinin yaptığı anlaşmaya göre de yaklaşık, bizim hesaplarımıza göre 4,5 milyon sterlin daha borcumuz vardır. Onların da taksiti her ay 245 bin sterlindir. Kur da yükseldi. Bizim gelirimiz ise TL’dir. Oradan bir kayımızı var doğrudur ama yani ben mi yaptım bunu. Bunu bana yüklemek gerçekten haksızlık olur. Sadece tahsil ettiğimiz miktar ile varlığımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. O da 3 milyon TL’dir ayda. Sendika Başkanı arkadaşımızın basında çıkan haberi beni rahatsız etti açıkçası. Ben demeç yoluyla kendisine cevap vermiyorum.

HAVADİS: Belediyede çıkabilecek yeni bir krizi kaldırabilecek mi çalışanlar?
FELLAHOĞLU:
Bizden önceki dönemde. O dönemdeki hükümet ve Belediye Başkanı görevde iken 7,5 milyon hibe aldılar, 6 milyon da avans aldılar. Bunlarda da sendika başkanının imzası vardır. İlerde çalışanlar ödeyecek bu 6 milyonu. Şimdi belediye olarak biz ödüyoruz devlete geri bunu ve yılsonuna kadar bu 6 milyonun kapatılması gerekiyor. Bu miktar 48 ay çalışanların ek mesailerinden kesilip ödenecek, 48 ayda önemezse de ondan sonraki 12 ay da maaşlarından kesilip ödenecek. Bunda sendika başkanının imzası vardır. Ama sonuçta 7,5 milyon hibe, 6 milyon da avans alındı. Ve maaşlar da ödenemiyordu. Her ay 400-500 bin TL eksiliyordu. Biz çok şükür ki geldiğimiz günden itibaren bir tek kuruş dahi kamudan katkı almadık. Ama kendi iş insanımızdan aldık. Kendi çalışanlarımız da özveri ile çalışıyor 2 aylık eksik maaşları olmasına rağmen. Sahip çıkıyor kurumuna. Ve biz hiçbir yerden katkı almadan maaşları ödüyoruz. 1 Mayıs ödeneklerini, bayram ödeneklerini ödedik toplu sözleşmenin bize öngördüğü bütün sorumlulukları yerine getirdik. Sigorta ve İhtiyat Sandığı hariç. Canla başla çalışıyoruz gelirlerimizi artırmak için. Kayıtsız emlakları kayıt altına almaya çalışıyoruz. İzinsiz inşaatları izinlendirmek için.

HAVADİS: Devlet katkınızı geri alabilmek için girişimleriniz olduğunu biliyoruz. Bu konuda hangi noktadasınız?
FELLAHOĞLU:
Daha önceki belediye meclisi 90 milyon TL’lik yeni bir kredi için karar üretti ve orada kaldı. Bu yapıda 50 milyon borçlanmanın daha mantıklı olacağını düşündük. Meclisimizden bunu geçirdik, Bakanlar Kurulu da bunu onayladı. Üçüncü ayağı da bu kredinin, Borç Yönetim Komitesi’dir. Bu komite da bizim bugünkü yapıdaki belediyenin ancak 32 milyon borçlanıp yeniden yapılanmasını öngördü. 18 milyonu bankalaradır bunun, 4,5 milyon sterlin karşılığı yaklaşık 14 milyon TL’si de, özel finans kuruluşunadır. Bankalar düşen bakiye ile bu hesaplar açıldığı için, bu bankalara gidildi ve dendi ki, “ İhaleye çıkıyoruz” Bütün bankalara ihaleye çıktık. Bankalar teklif verdi. Vakıflar Bankası yüzde 10 teklif verdi. On milyonu buradan kapatıldı bu 18 milyonun, Finans Bank 2 milyonunu ödüyor. Yakın Doğu Bank 6 milyonunu ödüyor. Bunlar da yüzde 13 buçuk YDÜ teklif etti, üstündekiler bunlardı. Yüzde 13 de yanılmıyorsam Akfinans Bank’ın teklifi idi. Bu paralar alınıyor, yüksek faizli TL borçlar kapatılıyor ve 36 aya yayılıyor bunlar. Buradan bizlere 400 bin TL ayda gelecek. Özel finans kuruluşu, zamanın Eroğlu hükümeti, ki bize göre usulsüz bir yol ve yöntem izleyip borçlandılar. Önce Bakanlar Kurulu karar aldı ve dedi ki “Borçlanabilir Belediye 10 milyon sterlini.” Döndü ondan sonra Belediye Meclisi karar aldı. Usul ve yasa der ki, önce belediye meclisi tartışır ve karar alır ve sonra Bakanlar Kurulu onaylar. Sayıştay raporunda da bu kredinin usulsüz olduğu tespiti vardır. Bu da yetmedi bu borçlanmayı peşin faizle yaptılar. Şimdi de özel finans kuruluşu diyor ki, “Ben faizlerimden vazgeçmem, düşmem, bana siz her ay 245 bin sterlin ödeyin.” Bu durum 2015 yılına kadar da devam edecek çünkü 60 aylık idi bu süre. “Sen bize bu faizi düş, biz sana tümünü verelim” dedik, biz de bu yüksek faizden kurtulalım diye ama kabul etmedi finans kuruluşu bunu. Ve orda kaldı. 32 milyonluk Borç Yönetim Kurulu’nun kararının 18 milyonu hayata geçti, bankalara olan TL ve döviz borçlarının hepsi kapatıldı, 36 aya yayıldı. Özel finans kuruluşununki kaldı. Onunla ilgili de biz bugün (Cuma) Belediye Meclisimizin aldığı karar doğrultusunda mahkemeye başvurduk. Eroğlu hükümeti dönemindeki Maliye Bakanlığı’nı ve Bakanlar Kurulu’nu dava ettik. Usulsüz bir borçlanma yaptıkları için. Biz mahkemeye ve yargıya güveniyor, inanıyoruz. Ara emri için başvurduk temliklerin durdurulup bize verilmesi için. Kısa sürede de mahkemenin oturup konuyla ilgili karar üretmesini bekliyoruz. Bugün davayı dosyalayıp müracaat ettik.

HAVADİS: Hakkınız olan devlet katkısının size verilmesini istiyorsunuz bu durumda?
FELLAHOĞLU:
Bu bizim yaşam hakkımızdır. Bizim yaşam hakkımızı da hiçbir Maliye Bakanı, hiçbir Bakanlar Kurulu elimizden alamaz. Biz buna inanıyoruz.

HAVADİS: Bu durumda finans şirketinin borcu ne olacak?
FELLAHOĞLU:
Borcu borç olarak kalacak. Bir gün paramız olunca ödeyeceğiz. Bizim piyasaya da 4 milyon TL borcumuz var, onu da önümüzde bulduk. Sayıştay’ın raporunu vermesini bekliyorum. Gecikmelerinin nedeni, tam “bitirdik” dedikleri anda karşılarına yeni bir unsurun çıkmasıdır. Sayıştay raporu çıktığı anda biz o raporu alıp, Başsavcılık’a suç duyurusunda bulunacağız. Onu bekliyorum.

HAVADİS: Çok şey var mıdır bu raporda?
FELLAHOĞLU:
Ben olduğunu düşünüyorum. Konuşmalarda aldığım bilgi ve hissiyat bunu gösteriyor.

HAVADİS: Bu duruma, ciddi bir usulsüzlük mü demek lazım, acemice yapılmış bir şey midir, yoksa bilerek ve isteyerek zarara uğratmak mı demek lazım?
FELLAHOĞLU:
Belediyeyi ben, bilerek ve kasten zarara uğrattıklarını düşünüyorum. Buna isim vermek istemem. Rapor ortaya çıkmadan ben kimseyi suçlamak istemem. Hatta yargı karar vermeden de kimseyi suçlamam.

HAVADİS: Devlet katkısını almaya başladığınızda belediyede neler değişecek?
FELLAHOĞLU:
Eğer biz bu devlet katkısını alırsak, ki alacağımıza inanıyorum. Yaklaşık bir milyon TL’dir. 400 bin TL de yapılanmadan gelecek. Belediye için bu büyük olaydır. Bir buçuk milyona yakın ayda bir ek gelirimiz olacaktır. Biz buna tutunup yolumuza yürüyeceğiz. Benim aklımda olan en öncelikli şey çalışanların geri kalmış iki aylık maaşlarıdır. Parça parça da olsa biz bunu ödeyeceğiz. Bu çalışanların hakkıdır

HAVADİS: Mahkeme bu davayı sizce erken görüşüp karara bağlar mı? Böyle bir talebiniz olacak mı?
FELLAHOĞLU:
Olacak. Bu ara emri kararını, mahkeme kararına dönüştürmenin çok kısa sürede olacağına inanıyorum. Çünkü bakacaklar. Çok araştırma, soruşturma gerektirecek bir durum değildir bu. Bir ayın içinde mahkemenin sonuçlanacağına inanıyoruz. Hukukçularımızın bizlere verdiği bilgi bu yönde. Temlikle ilgili olduğu için.

HAVADİS: Bu durumda yılsonuna kadar geriye kalmış o iki maaşı ödeyecek misiniz?
FELLAHOĞLU:
Şu anki reel duruma göre ödeyemeyiz. Gelişmelere bağlı. Bekleyip göreceğiz. Ama bu parayı aldığımda ilk yapmam gerekenin bu olduğunu söylüyorum. Bu sorunu ben yaratmadım, ben çözeceğim.

HAVADİS: Çalışanlarınız sizce huzursuz mu?
FELLAHOĞLU:
Çalışanlar iki aylık geriye dönük maaşlarını alamadıkları için huzursuzdurlar ve haklıdırlar. Çünkü çalışanların çok büyük bir kısmı benim ne yapmaya çalıştığımın farkındadırlar. Benim ne kadar iyi niyetli olduğumu ve ne kadar dürüstçe özverili bir şekilde çalıştığımı görüyorlar. Ben daha fazlasını yapamam. Ben mucizeler yaratamam. Olağanüstü güçlerim yoktur. Eldeki imkanlar çerçevesinde Lefkoşa halkına en iyi hizmeti vereceğiz. Aksi halde daha büyük kaos ve daha büyük sorunlarla karşılaşırız. Benim o yüzden sendikacı arkadaşımdan ricam, buna fırsat vermemesi. Benim belediyeyi batırdığım yönündeki yalan ve komik haber olabilir mi? Yeni sendika ile 3 kez görüştüm ve kendisi ile Maliye Bakanlığı’na da gittik, mali durumu bire bir biliyor. Sendikacılık bu değildir. Bu kurumu sahiplenerek daha ileri gitmesi için de görüş ve düşünce üretmek gerekir. Sendikacılık budur.

HAVADİS: Son günlerde yeniden gündeme gelen çöp sorununa da değinmek istiyorum. Çöp arabalarının bozuk olduğu konusunda bir açıklama yapmıştınız. Bugün itibarıyla bu konudaki son durum nedir?
FELLAHOĞLU:
Öyle rahat nefes yok Lefkoşa’da. Lefkoşa’nın ömründen en az 5 sene götürdüler. Bir geçici nefes aldık da gene. Biz çöp sorununu çözeceğiz, onu bize bırakın. Biz diğer belediyeleri arayıp destek istedik. Onların katkısını alıyoruz. 30 çöp aramamız olması gerekir. Araçlar eski, kırık, tamir edecek, yedek parça alacak paramız yok. Bazı iş insanlarımız üstlendi arızaları, esnaf zanaatkarlar destek oldu ve arızaları da giderdik. Biliyorsunuz çek yasağına da girdik.

HAVADİS: Çek yasağı ne zaman kalkacak?
FELLAHOĞLU:
2013 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çek yasağına girdik, 14 Şubat 2014 tarihinde de çıkacağız bu yasaktan. Bir yıl sonra.

HAVADİS: Asmaatı’nın yayalaştırılması konusunda bazı bölge esnafının kaygıları var alt yapı konusunda. Bunları nasıl gidereceksiniz?
FELLAHOĞLU:
İyi ki sizinle bu röportajı Asmaaltı’nda gerçekleştirdik. Bir kez daha gözlemledik. Hafta arası olmasına karşın burası turistten geçilmiyor. Diyorlar ki “turistler hiçbir şey almaz, hiçbir şey yemez” bu doğru değildir. Çevrenize bakarsanız bunu anlayacaksınız. Lefkoşa’nın çehresi değişiyor artık, tarihi bir değerdir. Asmaaltı Yayalaştırma Projesine destek veren ve vermeyen insanları anlıyorum. Destek vermeyenlerin kaygılarını da anlıyorum. İşlerinin daha da kötüye gitmesinden korkuyorlar. Haklı bir endişe. Biz de diyoruz ki “ sizlerin işleriniz daha iyi olsun” diye biz bu yayalaştırmayı yapmak istiyoruz. Güney Kıbrıs’ta olduğu gibi, Mağusa’da olduğu gibi. Tarihi şehirlerde olduğu gibi. Arabalardan dolayı turistler yollarda yürüyemiyor. Kaldırmıyor burası araç trafiği ve insan trafiğini. Biz sabah 06.00’dan 10.00’a kadar da araç trafiğini açık tutacağız. Suyunu alsın, toptan alış verişini yapsın. Giderilmeyecek kaygılar değil bunlar. Mevcut otoparklar yerinde kalacak ve insanlar buralara erişebilecek, yeni güzergahlar belirlenecek. Ben karşı çıkanlara 5-6 ay yolu kapatıp denememizi, olumsuz bir sonuç çıkacaksa da projeden vazgeçelim önerisini de yaptım.

HAVADİS: Yeni bir hükümet görev başında şimdi. LTB’nin yeni koalisyon hükümetinden talepleri neler olacak?
FELLAHOĞLU:
Birincisi, İntibak Komisyonu yeniden oluşturulacak ve Belediyeler Yasası çerçevesinde yapılan intibakları gözden geçirecek. Sayıştay’ın bir raporu var 194 kişinin intibakı yasal değil diye. Bunlar gözden geçirilsin. 3 yıl çalıştı bu insanlar. Bizim durdurma yetkimiz yoktur. İkincisi, 26 milyon bizim piyasadan alacağımız vardır, eski borçtur bunlar, bunlarla ilgili faiz cezalarını bağışlayacak bir af çıkarmalarını istiyoruz geçici bir süre. Bunu da ancak hükümet yasa yapıp meclisten geçirirse biz uygulayabiliyoruz. 26 milyonun on milyonunu bile alsak bizim için çok büyük bir paradır. Üçüncüsü de, eğer İntibak Komisyonu gerçekten 194 kişinin intibakının uygun olmadığını saptarsa ve durdurulmasına karar verirse, bu insanların işsiz kalmaması için, KTHY’de olduğu gibi devlete almalarını talep edeceğim. Başbakandan görüşme talebinde bulundum ve bu görüşmeye Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ı davet etmesini rica ettim. Üçümüz oturup bu sorunları konuşalım. Kaldık bir başımıza. Para da varsa verebilirler versinler bize hibe. Bir defada bize verin. Biz, kurtarmaya dönük, normalleşmeye, iyileşmeye dönük bir çalışma başlattık zaten. Batıranlar artık yoktur belediyede, kurtarmaya çalışanlar vardır. Bunları konuşalım.

HAVADİS: Bu yaşadıklarınız tekrar aday olma konusunda sizleri korkutuyor mu?
FELLAHOĞLU:
Ben şu ana kadar yaşadıklarımdan hiç pişmanlık duymuyorum. İlk günkü gibi mücadele azmine sahibim. Umutluyum. Hala daha moralli olarak gelirim belediyeye. Ama nereye kadar gider bu bilemiyorum. Sonuçta ben de etten kemikten bir insanım. Herkesin bir dayanma gücü var. Kolay değil.

HAVADİS: Yeniden aday olmaya karar vermediniz mi yani?
FELLAHOĞLU:
Ben başarılı olursam, buna kanaat getirirsem günün sonunda aday olmak isteyeceğim. Partim de uygun görürse tabii. Görmezse de mahallenin yolunu tutarız biz de artık. Biz da hayatımızı yaşarız bundan sonra. Ben siyasi mücadeleden kopmam ama aktif siyasetten koparım bundan sonra eğer öyle bir şey olursa.

HAVADİS: Partiniz içinde CTP-BG ikiye bölünmüş bir hava var sanki. Bıyıklılar ve bıyıksızlar diye tartışmalar var özellikle de sosyal medyada. Siz bu tartışmaları nasıl yorumluyorsunuz?
FELLAHOĞLU:
Siyasi düşünceler, ülkenize karşı sorumluluklar, yurtseverlik, bıyıklı olmak veya olmamak değildir. Bence bu suni yaratılmış bir tartışmadır. Her partide bazı sorunlar olabilir. İç çekişmeler olabilir. Hiçbir partide ilişkiler güllük gülistanlık değildir. CTP’de de olabilir. Ama CTP’nin bir başka özelliği vardır. CTP, Kıbrıs Türk halkının bağrından kopmuş, 1970’yılında o zor dönemde halkı ülkesi için mücadele etmiş. Ülkesine çözüm ve barış gelsin diye mücadele etti ve etmektedir. Çok önemli siyasi görev ve sorumlulukları vardır. İş o noktaya geldiğinde CTP toparlanır. Sür git olmaz bizde. CTP bu gibi tartışmalardan olumsuz etkilenmez. Şöyle görmek gerekir. Bir değişim yaşanıyor partide. Bunu anlamak gerekiyor. Bir jenerasyon yavaş yavaş geriye çekilecek. Arkadan gelen daha genç, daha dinamik daha farklı değer yargılarıyla. Çünkü 30 sene öncenin koşulları yoktur şimdi. Yeni bir jenerasyon gelir, onlar devralacak şimdi görevi. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ben sevinir, mutlu da olurum bundan. Gençleşmeyi ben destekliyorum ve doğru da buluyorum. Geriden gelenlere yer açacağız, biz de birikimlerimizle onlara destek olacağız. Ben gençlere destek veriyorum ama tecrübeli insanların da partide olması gerektiğine inanıyorum. Denge her zaman çok önemlidir. Bizim, Ferdi Sabit’e de, Ömer Soyer Kalyoncu’ya da, Asım’a da, Birikim’e da, Fazilet’e de, Doğuş’a da ihtiyacımız vardır.

HAVADİS: Son olarak neler söylemek istersiniz?
FELLAHOĞLU:
Mutlu bir belediye, mutlu bir Lefkoşa halkı diliyorum.







Başa dön tuşu