Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Lefke’nin kurtuluşu turizmdir

PROJEYE DÖNÜŞECEK: ODTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof Dr. Tamer Topal, Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Fuat Gökçe ve araştırma görevlisi-arkeolog Nadire Atıcı’dan oluşan ekip, ekim ayında yeniden bölgeye gelerek detaylı bir proje çalışması yapacak

CMC İÇİN ÖNERİ: Dr. Fuat Gökçe, madenciliğin Lefke’ye pek faydası olmayacağını belirterek “Mimari, doğal ve kültürel yapısı ile Lefke’nin geleceği turizmdedir” tespitinde bulundu. Arkeolog Nadire Atıcı ise CMC’den geri kalanların “bakır müzesi” veya “açık hava müzesi” olarak da turizme kazandırılabileceği görüşünde

“MADEN, EĞİTİMİ DE YOK EDER”: Prof. Dr. Tamer Topal, Lefke’nin kültürel, mimari ve doğa varlıkları ile madencilik faaliyeti yerine, turizm, eğitim ve tarım ile kalkınabileceğini kaydetti. “Madencilik, Lefke’nin yok olması demektir” diyen Prof. Topal, yeni bir madenin, eğitimin de sonunu getirebileceği uyarısında bulundu

Gürsel KARAGÖZLÜ
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Topal, Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Dr Fuat Gökçe, ODTÜ-TAÇDAM Araştırma Merkezi Görevlisi Nadire Atıcı, Lefke’nin mimari, kültürel ve doğal yapısını araştırmak ve bir rapor hazırlamak için Lefke’de 4 gün süren bir çalışma gerçekleştirdi. Lefke’nin ekonomik kalkınmasının madencilikle değil turizm, eğitim ve tarım ile mümkün olabileceğine işaret eden ODTÜ-TAÇDAM ekibi, ekim ayında bölgeyi yeniden ziyaret ederek, detaylı bir çalışma gerçekleştireceğini açıkladı. Bu arada gözlem ve incelemeleri sırasında Lefke Turizm Derneği Başkanı Hasan Karlıtaş ile rastlaşan ODTÜ araştırma ekibi, Karlıtaş’tan Cittaslow çalışmaları hakkında da bilgi aldı. Ekip, ilk tespit ve değerlendirmelerini Havadis ile paylaştı.

Dr. Fuat Gökçe (öğretim üyesi)
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (OTDÜ) Mimarlık Fakültesi’nde öğretim üyesi olan ve restorasyon konusunda uzmanlaşan Dr. Fuat Gökçe, projenin ne şekilde ortaya çıktığını ve neden Lefke’de bu araştırmayı yaptıklarını ve ilk tespitlerini anlattı.
“Üniversitemizin bir araştırma merkezi var. Bu merkezimiz Türkiye ve Türkiye’nin yakın çevresindeki ülkelerin kültür ve doğal varlıkları araştırma, inceleme değerlerini bulma ve bunların yaşamını sağlama ve tabii ki yöre halkının bundan faydalanmasını sağlamak için araştırmalar yapıyoruz” diyen Dr. Fuat Gökçe, bu yıl seçtikleri konunun Lefke ve yakın çevresi olduğunu kaydetti.

Neden Lefke?
Dr. Fuat Gökçe, “Lefke birçok yerde tanınmış bir kasaba. Lefke’de çok nitelikli, Osmanlı ve İngiliz döneminden kalma bir mimari değerler var. Bu mimari değerler yanında Lefke’nin CMC bakır işletmelerinin yarattığı çevre sorunları var. Bir de CMC’nin bıraktığı mimari değer var. Şu anda 4 kişilik çalışma ekibi olarak ön inceleme için Lefke’ye geldik. Ekim ayında daha büyük bir ekip ile gelerek Lefke’nin yakın çevresinin kültürel ve doğal değerlerini ortaya çıkarmaya çalışacağız ve bu değerlerin nasıl korunması gerekeceğini ortaya koyacağız” dedi.

“CMC büyük tahribat yarattı”
Dr. Fuat Gökçe, dört günlük çalışma sonucundaki ilk tespitlerini ise şu şekilde özetledi:
“Lefke’de yapmış olduğumuz incelemelerde ve gözlemde CMC maden ocaklarının Lefke’ye ve çevresine çok büyük tahribatlar yaptığını gözlemledik. Ben bir birey olarak şunu söyleyebilirim; CMC madeni Lefke bölgesinde çok büyük tahribat yaptı. Bu tahribatın ortadan kaldırılması gerekmektedir. Lefke’de yeni madencilik arayışı olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz. Madenciliğin Lefke’ye pek faydası olmayacağını düşünüyorum ve mimari yapısı doğal yapısı ve kültürel yapısı ile Lefke’nin geleceğinin turizm olabileceğini söyleyebilirim.”

Prof. Dr. Tamer Topal: Lefke’yi turizm kurtarır
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nde Prof. Dr. Tamer Topal ise 4 günlük gözlem ve inceleme sonundaki ilk tespitlerinde, Lefke’deki mimarinin madenle bağdaştırıldığını gördüklerini söyledi. “Madencilikle alakalı yerlerde ve yakın çevrelerde yerleşim yerleri kurulmuş görülmektedir. Bu yapılar işçiler ve mühendisler için yapılan yapılardır” diyen Prof. Dr. Tamer Topal, kontrolsüz bir madencilik yapılmasından dolayı çevrenin olumsuz etki gördüğü tespitinin de altını çizdi.

“Net ölçümler yapılmalı”
Prof. Dr. Tamer Topal, “Net ölçümler mevcut değildir. Maden açılmadan önce net ölçümler yapılması lazımdı ve madencilik aşamasında bu ölçümlerin devam etmesi lazımdı. Hem toz açısından hem toprak açısından hem yer altı suları açısından hem de deniz açısından bunun yapılması lazımdı. Sistematik ölçüm olmadığı için madenin zarar vermesi açısından çok net söylemek yanlış olur. Ancak maden görsel olarak kentin dokusu ile hiçbir zaman uyuşmadığı görülmektedir. Açık ocak işletmesi yapılmış ve öylece bırakılmıştır. Halbuki maden alanı yeniden yapılandırılarak, ağaçlandırılarak ve yeşillendirilerek halkın oralarda gezip eğlenecekleri bir alana kavuşturulmalıydı. Maalesef Lefke’deki bu gibi maden işletilen yerler bir çöplük şeklinde kötü bir durumda öylece bırakılmış durumda duruyor.”

Dünya örnekleri ve Lefke’deki madencilik alanı
Madencilik yapılmakta olan gelişmiş ülkelerde madencilik halkın yerleşmiş bulunduğu alanlardan uzaklarda ve çok yeni sistemlerle yapıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Tamer Topal, “Halbuki Lefke’de yeni yapılacak olan madencilik alanı yerleşim yerleri ile iç içe girmiş hatta ve hatta sit alanı ilan edilen bölge ile de iç içe bir yerde yapılmak istenmektedir. Madenciliğin açık veya kapalı yapılmak istenmesi ekonomik durumla alakalıdır. Her iki durumda da yapılan madencilikte çevreye görsel açıdan da kirlilik açısından da zararlar verir. Lefke’nin kültürel varlıkları, mimari varlıkları ve doğa varlıkları nedeni ile madencilik Lefke’nin yok olması demektir. Her ne kadar da kapalı madencilikte yer altında çalışma yapılsa dahi çıkartılan madenler dışa yüzeye çıkartılacağından ve işleneceğinden zararları olmaktadır” dedi.

“Lefke’yi turizm kurtarır”
Lefke’nin kültürel, mimari ve doğa varlıkları ile madencilik faaliyeti yarine turizm, eğitim ve tarım ile kalkınabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tamer Topal, Lefke’de madenciliğin yapılması ile eğitimin de sonunun gelebileceği uyarısında bulundu. “Madencilik yapılması durumunda kimse eğitim almak için de Lefke’ye gelmez” diyen Prof. Dr. Tamer Topal, bu tespitlerinin altında yatan nedenin de madenciliğin Lefke yerleşim yerlerine çok yakın ev iç içe olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Nadire Atıcı: CMC, kentin silüetini ve doğasını bozdu
ODTÜ-TAÇDAM Araştırma Merkezi Görevlisi, Arkeolog Nadire Atıcı da, projenin arkeolojik yönü ile ilgilendiğini belirterek, bakırın Kıbrıs ekonomisine, sosyal hayatına etkileri nasıl olduğunu incelediğini ifade etti.
“Daha çok tarihi yapıların envanter çalışmaları ve diğer çalışmaları sürdürmekteyiz. Bu çalışmalarımız esnasında Lefke’de yeni madencilik yapılmak istendiğini de öğrenmiş bulunuyoruz. Lefke’nin doğal, kültürel ve mimari yapısını gördük. CMC’nin 1975 yılında madenciliği bırakarak adadan ayrılması sonucu madenciliğin bölgeye yaptığı tahribatı ve yaptığı çevre kirliliğini gördük” diyen Nadire Atıcı, CMC’nin neden olduğu kirlilik ve tahribat şehrin sülietini ve doğasını bozduğu tespitinin de altını çizdi.

“Açık madencilik Lefke’ye büyük zarar verdi”
Arkeolog Nadire Atıcı, tespitlerini şu cümlelerle sürdürdü: “Açık madenciliğin Lefke’ye çok büyük zararlar verdiği gözler önündedir. Gündemde olan yeni madencilik konusunda kapalı madencilik yapılacağı söylenmektedir. Şehir ile iç içe olan bir madencilik ne kadar teknik çıkartılırsa çıkartılsın mutlaka çevreye zararları olmaktadır. Kapalı madencilikte çıkartılan madenler işletileceğinden mutlaka zararları olacaktır.”

“Bölgenin arkeolojik önemi”
Bölgenin arkeolojik olarak da önemli olduğuna dikkati çeken Atıcı, “Soli Harabeleri ve Vuni Sarayı bu bölgededir ve turizm için çok büyük önemleri vardır. Adaya geldiğimiz günden itibaren geçmiş olduğumuz bölgeler içerisinde en bakir bölge bu bölgedir. İncelemeler esnasında Lefke’nin yüksekçe bir yerinden Lefke’yi incelerken maden yapılacak olan bölgedeki vadinin seyrine doyum olmayan bir bölge olduğunu gördük. Bu bölgenin turizmden aldığı katkının % 1 oranında olduğunu öğrenmiş olduk. Bu da bu bölge için çok az katkı alınmış olduğunu ortaya koymaktadır. Halbuki Lefke bu yapısı ile turizmden en çok katkı alması gereken bir bölge olması gerekirdi. Benim şahsi düşüncem bu bölgenin madencilikten değil, turizmden katkı alması gerekmektedir” dedi.

“Lefke’nin ekonomik kurtuluşu turizmdedir”
Arkeolog Nadire Atıcı, CMC’nin geride bıraktıklarının da turizm açısından nasıl kullanılabileceğine ilişkin somut örnekler de verdi:
“Bu maden çıkartılan yerler ile madenin işlendiği Gemikonağı tesisleri arasındaki kısma raylı sistem yapılarak maden çıkartılan yerden temsili tren ve vagonların raylar üzerinden o bölgeye turizm amaçlı olarak kazandırılabilinir. Arıtma havuzları, madenci evleri, madende çalışanların giysileri, aletleri olsun, çalışanların fotoğrafları olsun bunlar bir yerde toplanarak endüstriyel turizm olarak bölgeye katkı sağlanılabilinir. Bunlar bakır müzesi veya açık hava müzesi olarak da turizme kazandırılabilinir. Bizim çalışmalarımızın içerisinde bu çalışma da vardır. Benim bu projede net olarak edindiğim bilgiler ışığında Lefke’nin ekonomik kurtuluşunun turizm olduğunu gördüm.”