Kıbrıs Türk toplumunun 1974’ten beri içinde yaşadığı ekonomik ve siyasi yapı artık her alanda çatırdıyor. Bu çatırtılar karşısında köklü çözümler önermek yerine, gün geçiştirmeye bakılıyor.
Bu yıkımın en önemlisi BELEDİYELER’den gelen seslerdir.
Birçok belediye, çalıştırdığı personeli ödeyememekte, diğer geride kalan Belediyeler ise, çalışanlara maaş vermenin dışındaki alanlara kaynak ayıramamaktadırlar.
Geçmiş Belediye Başkanları, büyük bir sorumsuzluk örneğiyle, belediyelere, maddi güçlerinin üstünde personel alarak, personeli, kendi politik çıkarları için, oy deposu olarak kullanmak istemişlerdir.
Şimdi, belediyelere yığılmış olan bu personelin önemli bir kısmının işlerinden durdurulup, belediyenin DENK BÜTÇE ile yönetilmesinin sağlanması gerekmektedir.
Fazla personel alarak, belediyelerin yıkım noktasına gelişini sağlayan ESKİ BELEDİYE BAŞKANLARI dışarda gezerken, yeni seçilen Belediye Başkanlarının zorluklar içerisinde çırpınması hiç de adil bir yapı değildir.
Aynı sorun devletin her alanında görülmektedir.
Hangi devlet dairesine giderseniz gidiniz, genellikle oturup birşey üretmeyen insanlarla karşılaşırsınız.
Kıbrıs’ın Kuzeyindeki bürokratik yapının, Güneydeki bürokratik yapıdan daha da hantal olduğu herkesin bilgisindedir.
Kuzey Kıbrıs’taki devlette çalışanların Güney Kıbrıs’ta çalışanlardan 12bin civarında daha fazla olduğu birçok kez ifade edilmiştir.
Devlet çalışanlarının bu aşırı hantal yapı içerisinde, BÜTÇENİN önemli bir bölümünü TALAN ETTİĞİ unutulmamalıdır.
İnsanların, işten atılmalarını talep etmek hiç de adil bir talep değildir. Ancak, verimliliği arttırmak için, yeni bir devlet örgütlenmesi planı yapılıp, fazla kadroların üretken hale getirilmesi kaçınılmazdır.
Kıbrıs Sorununun çözümünden başka hiçbir yol, bu fazlalıkların, üretken alanlara kaydırılmasını sağlayamaz.
Pastanın büyütülmesi, bu koşullarda artık mümkün değildir.Pasta büyütülmeden de, daha büyük parçaların dağıtılması gerçekleştirilemez.
Her sivil toplum örgütü ve her sendikal kuruluş, örgütlediği insanların çıkarlarını dogmatik bir şekilde savunmanın, kendi geleceğini de tehlikeye sokacağının bilincinde olmalıdır.
Yeterli olmayan bir pastadan daha fazla parça talebi, sonuçta, pastanın tümünün ortadan kalkmasını getirecektir. Dıştan verilen PASTALARIN bedelinin de farklı şekillerde TÜM TOPLUMA ödetileceği unutulmamalıdır.
Kuzey Kıbrıs’ın gerek siyasi gerekse ekonomik olarak, dünya ile bütünleşmesi, Kuzey Kıbrıs’taki tüm insanlara yeni çıkış şansı yaratacaktır. Sadece turizm örneği bile, bu yeni şansı öğretici bir şekilde göstermektedir.
İngiltere’den şu anda, Güney Kıbrıs’a BİR MİLYON turist gelirken, Kuzey Kıbrıs’a gelen sayı ise sadece KIRK BEŞ BİN dir. Kuzey’e gelecek turist sayısını arttıracak tek yol, Kıbrıs sorununun ÇÖZÜMÜDÜR.
Kıbrıs’ta ÇÖZÜM yeni bir başlangıç yapma ŞANSIDIR.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























