Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kuzey Kıbrıs’ın Tek Kurtuluşu

 

       Kuzey Kıbrıs’ın hangi yanına baksan, dikiş tutmayan YAMALI BOHÇA gibidir.

       Bu yamalı bohça’dan bir şey beklemek, artık mümkün değildir.

       Bir birim ekonomik olarak bir şey üretemiyor ve devamlı dışardan kaynak arar duruma gelmişse, o birimi kapatmak ve yeni bir yapılanma yaratmak tek çıkış yoludur.

       Kuzey Kıbrıs, tam da bu noktadadır:

Türkiye, Kuzey Kıbrıs’a kaynak aktardıkça, Kuzey’de oluşan bürokratik yapı düzeltileceğine, daha da bağımlı hale gelmektedir.

Türkiye kaynak aktarma yoluna gitmediği zamansa, herkes büyük bir kaos içerisine girmektedir.

Kıbrıs konusunda, Türkiye de, istediği politikaları uygulayamaz bir pozisyondadır.

Türkiye’nin önerdiği yeniden yapılanma programları, ülke içerisindeki bir kesimden, bağımlılığı arttıracağı için tepki toplamakta ve istenmemektedir. Diğer bir kesim ise, yapılanma programları sonrasında devletten nisbeten bağımsız bir ekonomi oluşacağı için, kendi gücünü kaybetme korkusuyla bu planları sulandırmaktadır.

Türk parasının sürekli değer kaybı, enerji sektöründeki büyük dalgalanmalar, şu anda, ülke içerisinde, devletten bağımsız bir ekonomik yapı oluşumuna da şans vermemektedir.

Kuzey Kıbrıs’ın içinde bulunduğu hukuki zemin de uluslararasıhukuğun dışında olduğu için, bu yapı içerisinde kara para, her alana egemen olmaktadır.

Hantal ve bürokratik yapısı güçlü olan bir devlet yerine, daha küçük ve daha verimli, çalışanların verime göre yükseltileceği bir mekanizma kurulmadan, Kuzey Kıbrıs halkının daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasının ilk adımı bile atılamaz.

Kuzey Kıbrıs’ta A dan Z ye kadar her alanda yeni örgütlenmelere, yeni ve sağlıklı yapılara ihtiyaç vardır.

Eski yapıların, bu kadrolarla, yeniden düzenlenmesi kesinlikle mümkün değildir.

Kuzey Kıbrıs’ı kurtaracak tek yol, KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ ve oluşacak olan Kuzey Federal Devleti’nin yeni baştan inşaasıdır. Bu yapılmadan hiçbir köklü adım atılamaz.

Devlet dairelerindeki yığılma yıkılmadan, stabl bir para birimine geçilmeden, uluslararası hukuk çizgisine gelmeden, Kuzey’in kendi kendini yönetmesinin ilk adımları bile atılamaz.

Kıbrıs’ta çözüm’ün birinci gününden itibaren, atılacak olan, POPÜLİST OLMAYAN adımlarla, yeni bir yapıyı oluşturma şansı da yakalanabilir.

Fazla personel de, büyüyecek olan iç ve dış pazarların yaratacağı yeni imkanlarla rahatlıkla başka alanlarda yeni koşullarda rehabilite edilebilirler.

Uluslararası Hukuk içerisine girecek Kuzey Kıbrıs’ta, yabancı sermaye, daha güvenli koşullarda yatırım yapabilir.

Yer değiştirecek insanların yeniden rehabilitasyonu sırasında oluşacak olan yeni yatırım ekonomisi de ülke içerisindeki pastayı büyütebilir.

Çözümün dinamiklerini şimdiden örgütlemek konusunda, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanların pasifizmleri, bu hantal ve çürük yapıdan BESLENMELERİDİR.

Çürük yapıya dayanmada ısrar etmek, tüm birimlerin daha da çürüyüp çökmesinden başka birşeye yol açmaz.

Kurtuluş, YENİ YAPIYI oluşturma koşullarını yaratacak KIBRIS’TA ÇÖZÜMDÜR.