Köşe Yazarları

Kurşun gider söz kalır

Bir zamanlar Avrupa’da ve daha sonra Rusya’da iki kişi arasında yapılan düellolarda birçok insan hayatını kaybetmişti.

Düellonun tarihi oldukça eskidir ve giderek bir hukuk kuralı haline bile gelmişti.

Kadim çağlarda er meydanlarında yapılan düellolar bir mertlik gösterisiydi.

Truva savaşı sırasında Akhilleus’un (Aşil) Hektor’la düellosu günümüze kadar aktarılmıştır…

Amerikalıların düellosu kovboyların birbirilerine hırlaşması yüzünden çıkıyor olsa gerekti.

Dönemin Vahşi Batı’sını anlatmaya gerek yok, onlar zaten bunu anlatıyorlar her yolla!

Bir dönemler Avrupa’da yapılan düellolar gösteri haline bile gelmiş.

Şövalyeler kendilerini kanıtlamak için müsabakalar düzenler ve birbirleri ile düello yaparlarmış.

Kim ölürse!

Böylece şanlarına şan katar, statülerini güçlendirirlermiş…

Onur ve aşk yüzünden düelloların düzenlendiği gerçek hikayeler de çoktur.

Rus şiirinde dönem açan ünlü şair Puşkin’in ölümü gibi.

Hikayeye göre, Puşkin’in hayatına giren bir arkadaşı şairin karısı Natalya’ya kur yapmıştır.

Bunu öğrenen Puşkin arkadaşını düelloya davet eder.

Şair bu düelloda yara alır ve iki gün sonra hayatını kaybeder.

Şiir büsbütün ağlar…

Denildiğine göre ortaçağda düello hukuk konusu olarak yargı kararı ile de gerçekleştirilmekteydi.

İki taraf arasındaki anlaşmazlık çözülemezse, iş düelloya kalırmış.

Daha sonraları bu kurallara yeni kurallar eklendiği de söylenir.

Düellodan vazgeçme hakkı verilmiş mesela ama düello yapacak olanın yerine bir başkasını bulması kaydıyla!

O başkaları her dönemde olan başkalarıdır!

Tetikçiler.

Gizli ya da açık!

Puşkin öldükten sonra onun şiirlerinden etkilenen bir şair yetişiyordu.

Adı Mihail Yuryeviç Lermontov.

Püşkin’in etkisinde olan şair onun ölümü üzerine “Şairin Ölümü” adlı bir şiir kaleme alır ve bu şiir elden ele dolaşır.

Öyle ki şiirin baskısı için matbaalar yarış içindedir.

Şiir ta I. Çar Nikola’ya kadar ulaşır.

Çar şiiri okuduğunda “Hoş dizeler… Söyleyecek söz yok! Yasaya göre gereği yapılsın!” der ve genç şairi sürgüne gönderir!

Dönem, baskıların azgınlaştığı dönemdir…

Kendisini yetiştirmeye koyulan genç şair Lermontov’un hayattan kopuşu da Puşkin gibi olacaktır.

Bir binbaşı ile giriştiği düelloda hayatını kaybeder.

Henüz 27’sindeydi…

Çeşitli nedenlerle kişiler arasında yapılan düello ilerleyen zamanlarda kalkacaktı kuşkusuz…

Aşil’in kılıcından başka geleceğe bırakacağı hiçbir şey yoktu.

Ama Puşkin ve Lermantov gibilerin şiirleri, romanları bugün oldu okunmakta…

Şu satırlar o genç şairin:

Nasıl tek bir mezar

Çekerse dikkatini bir gezginin

Bu soluk sayfa da

Güzel bakışlarını çeksin senin

Kurşun dediğiniz ne ki sözün yanında.

İstediğin kadar çek vur!

Kurşun gider söz kalır…

Ve bir de o başkaları hiç olmasa!

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı