Önce mübarek Kurban Bayramınızı kutlar, mutlu, huzurlu bir gelecek dilerim. İnsanların barış ve dayanışma, sevgi ve saygı içinde yaşam sürecekleri bir dünya hayal etsek çok mu hayalperest oluruz? Herhalde öyle…
Acı bir gerçek. Dünyanın güzelliklerini yaşamak, paylaşmak, mutlu ve huzurlu olmak varken insanların birbirlerini yemeleri felâketlerden başka neyi getirir? Dünyanın cehenneme çevrilmesi güç ve menfaate dayalı olarak maalesef gelişmektedir. Bu güç de bir defa ele geçirildi mi doyum noktası bilmiyor. Daha ve daha diyerek güç ve menfaat için ülkeler ve insanlar perişan edilmekte yakılıp yıkılmaktadır. Tarih boyunca da hep böyle olagelmiştir.
Ancak insan hakları, yaşam hakkı, her türlü hukuk kurallarının ve medeniyetin, demokrasi ve özgürlüklerin ve daha bir çok değerlerin üzerinde daha fazla durulduğu ve önemsendiği iddia edilen bir çağda vahşetin daha da artarak devam etmesi veya ettirilmesi, nasıl bir tezattır? Yoksa bu değerler sadece belli insanlar veya ülkeler için mi geçerlidir? Veya ülkelere ve insanlarına göre mi hak ve hukuk kategorize edilmektedir? İki yüzlülük çağımızı daha mı çok sarmaktadır?
Bu yıl, özellikle de yakın zamanlarda milyonlarca insanın başına gelen trajik olaylar, ezgi ve cefanın etkisi İslâm aleminde bayram kutlamalarına acı bir şekilde yansımıştır. Özellikle orta doğuda yakılan ateşin gittikçe yayılması ve son aylarda milyonlarca insanın sığınmacı olarak diğer ülkelere, canları pahasına yollarda telef olmaları bir insanlık dramıdır. Denizlere vuran cesetler, çocuklar, can yeleksiz plastik botlarda kapasite üstü taşınan insanların alabora olmalarıyla yaşanan can kayıpları özellikle bölge halklarını perişan etmiştir. Dünyaya insanlık dersi veren ülkeler ise hem bu ateşi körüklemekte hem de evlerinden yerlerinden dağılan insanlara yaptıkları muameleler, ibret vermektedir. Söz ve öz bir değildir.
Yalnız Türkiye’ye son yıllarda bazen 2, bazen 3 milyona yakın mülteci girdiği söylenmektedir. Kontrollü de olmadığı cihetle kimse kesin rakamı söyleyemiyor. Türkiye kapılarını bu mağdur insanlara açmış, ekmeğini paylaşmıştır ve paylaşmaktadır. Batı ülkelerinin muamelesi ise ibret vermektedir. Sınır kapılarından içeri sokmamak için yapılanları televizyonlardan izlemekteyiz. Aç, çıplak perişan insanlar, medet ummaktadırlar. Ve sonunda tüm Avrupa ülkelerinin kabul etmeyi kararlaştırdıkları rakam ise 300 bini aşmamaktadır.
Türkiye’de bulunan milyonlarca mültecinin, Türkiye’den Avrupa’ya doğru daha ileri gitmemeleri için de ellerinden geleni yapıyorlar. Ve Türkiye’ye bu kadar mülteciye karşılık bir milyar dolar gibi sembolik sayılan bir para yardımı yapılmasına karar vermişler.! Hak hukuk konularında ‘lâfa gelince çok, icraata gelince yok’ deyimine ne kadar da uygun.
Bir yandan orta doğuda yanan ateş, diğer taraftan son zamanlarda Türkiye’de alevlendirilen terör belası ile çekilen acılar, şehitler, yaşanan felaketler, insan olan insanlarda psikolojik olarak bir sarsıntı yaratmıştır. Bir lokma ekmeği yerken ister istemez bu insanların dramı akla gelmektedir. Zaten her televizyon kanalı bu haberleri işlediği ve yaşananları gösterdiği cihetle insanların hayatlarının düşünsel ve duygusal açıdan bir parçası haline gelmektedir. Dileyelim ki gelecek bayramlara kadar akıl ve mantık galip gelir ve bu acı günler geride kalır.
KKTC’ de de gerçekleşmekte olan huzuru bozan şiddet hareketleri, uyuşturucunun yaygınlaştığı haberleri, silahların sokak içlerinde ve resmi alanlarda konuşturulmakta olması da halkımızı oldukça tedirgin etmektedir. Devlet otoritesinin, huzuru, halka güvenli bir yaşamı ve adaleti sağlamada daha güçlü ve kararlı olması yönünde atacağı adımlar, ülkemizi ve insanlarımızı rahatlatacak ve devletine olan güvenini arttıracaktır. Gerek sosyal gerekse ekonomik hayat ancak güven ortamında gelişebilir.
Ailelerin, arkadaşlıkların, dostlukların, birlik ve beraberlik, sevgi, saygı ve dayanışmanın, barış içinde huzur ve mutluluğun yaşanacağı bir geleceğe ve bayramlara ulaşmamız, en büyük dileğimizdir. Esasında bu saydıklarım hem Müslümanlığın hem de tüm dinlerin ve insan temelinde düşünenlerin temel felsefesidir. Ama maalesef uygulanmamaktadır. Uygulanabilir bir dünyayı hayal edelim. Her şey hayal etmekle başlarmış, ve hayırlı bayramlar diliyorum.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























