Seyahat

Kurabiye görünümlü evleri ile Obernai


Hani herkesin gitmek istediği rotalar ile ilgili bir hayali olur ya benim de Noel pazarları ile ilgili düşümde birbirinden güzel dış cepheleri süslenmiş tarihi evler, zencefil ve tarçın kokulu sıcak şarap kokusu ve çocukların seslendirdiği Noel şarkılarından oluşan koroyu dinlemekti.

3 hafta önce başladığım yazı dizimde sizlerle sırasıyla Basel, Colmar ve Selestat deneyimlerimi paylaşmıştım.  Bu hafta ki yazı dizim ise Selestat sonrası durak yaptığımız Avrupa’nın en güzel Noel pazarlarının kurulduğu Alsace- Lorraine rotası üzerindeki Obernai’ dir.

Obernai, 17.ci yüzyılda İsveçliler tarafından işgal edilmişse de daha sonraki yıllarda Almanya idaresine geçmiştir.  I.ci Dünya Savaşının hemen sonrası artık Obernai Fransa toprağı olarak kalmıştır. Kasabanın son yapılan sayımlarda ise nüfusunun 10.950 olduğu tespit edilmiştir.

24 dakika süren tren yolculuğumuz sonrası Obernai tren istasyonuna varmıştık. Kasabanın küçücük tren garından çıkıp kuzey istikametine doğru 10 dakikalık yürüyüş sonrası merkezdeki otelimizdeydik. Bu otel çok önceden resimlerini görüp yorumlarını okuduğum ve konumunu beğenip kalmaya karar verdiğim ‘Hotel La Cloche’ idi. Merkez konumlu, küçük ama çok güzel dekore edilmiş otelimiz bir aile işletmesi idi. Oteldeki check in işlemlerimiz sonrası odamıza yerleşmemizin ardından zaman kaybetmeden bu güzel kasabayı doyasıya yürüyerek gezmek için kendimizi sokağa attık.

Eğer siz yürüyerek gezmeden pek hoşnut değilseniz kasabadaki minik gezi treni ile 40 dakikalık gezi süresinin bedeli olan €7 ödeyerek yürümeden panoramik olarak kasabayı gezebilirsiniz. Ayrıca gezi treninde size verilen kulaklıklarla 10 dilde yapılan sunumu dinleyip gezdiğiniz yerler hakkında bilgi sahibi de olursunuz. Gezi treni detaylarını www.petit-train-obernai.fr sayfasını ziyaret ederek alabilirsiniz.

Kasaba içinde bisiklet kiralayarak gezmek ise pek tabii ki bir başka alternatiftir. Bilginiz olması açısından günlük bisiklet kirası ise €13’dur.

Gezilecek yerler

Puits a six seaux(Altı kova kuyusu): Otelimizin tam köşesinde yer alan korint tarzında 3 kolondan oluşan kuyudur.  1579 yılında Rönesans tarzında Yeni Ahitten esinlenerek sekizgen şeklindeki kuyunun üzerinde bir de gölgelik vardır. Kuyunun Strasbourg’lu zanaatkarlar tarafından yaptırıldığı söylenmektedir.

Hotel de Ville(Town Hall): Kuyudan çok değil sadece 5 metre batıya doğru yürüdüğünüz zaman karşınıza tüm görkemi ile hala eski yapının izlerini koruyan kemerler üzerine inşa edilmiş Belediye Sarayı çıkıyor. Bina 1370 yılında inşa edilmiş ve o dönem mahkeme olarak kullanılmıştı. Hotel de Ville, 1848 yılında Neo Klasik tarzında restore edildi. Binanın dış cephesi 1992-1993 yılında yeniden restore edilerek boyalı motiflerle ön cephesi daha bir gün yüzüne çıkarılmıştır.

Obernai ‘de her yer iç içedir. Kaybolma ihtimaliniz yoktur. Bizler yol ayrımında acaba sağa mı devam etsek diye düşünürken karşıda bulunan kulelere doğru gitmenin daha iyi bir seçenek olduğuna karar verip yolun karşısına geçtik. Kasım ayının son haftasına denk gelen gezimizde hava hissedilir derecede soğumuştu. Gündüzleri 2C de seyreden sıcaklıkta yürüyerek gezmenin daha zevkli olacağını düşündüğümüzden biraz üşüyünce ısınmak için ‘Cafe des Amis’ e daldık. Hem sıcak çikolatamızı içtik hem de biraz dinlendik ve ardından kaldığımız yerden gezmeye yeniden başladık.

Place de l’Etoile, Obernai’nin kurabiye görünümlü birbirinden güzel dekore edilmiş evlerini en çok göreceğiniz yerdir.  Sevimli mi sevimli ve bir o kadar da temiz ve düzenli olan kasaba sokaklarında gezerken kendinizi masal dünyasında hissedersiniz ….……

Belfroi(Belfry, Kappellturm): Hotel de Ville’in tam arkasında konumlanan kule otel odamızdan görünmekteydi. Bu kule 60 metre uzunluğundaki Belfroi, çan ve saat kulesi olup 13.cü yüzyılın sonlarında inşa edilmişti.

Place du Marche: Kasabanın en ünlü meydanıdır. 1301 yılından itibaren perşembe günleri kurulan meyve ve sebzenin yanı sıra geleneksel hediyelik eşyaların satıldığı yerdir. Noel dolayısıyla burada kurulan birbirinden güzel Noel stantları ise yerli halk ve turistlerin durak yaptığı yerdir.

Fontaine Sainte Odile(St. Odile Çeşmesi):  Meydanın köşesinde bulunan Fontaine Sainte Odile, Obernai’nin simgelerinden biridir. Çeşme 1904 yılında yapılmış ve Alsace dükünün kızı olan St. Odile’e adanmıştır. Çeşmenin üstündeki St. Odile’in heykelinin elinde dışa dönük ve açık olarak duran kitabın üzerinde göz figürleri vardır. Obernai’de MS 660 -720 yıllarında yaşamış olan Alsace dükünün kızı görme engelliymiş. Ancak mucizevi bir şekilde aniden iyileşip görmeye başlamış. Buradaki heykel de onu tasvir ediyormuş. Obernai’nin koruyucusu olduğuna inanılan St. Odile adına kasaba genelinde yapılmış birçok farklı eser vardır.

Bu yıl Obernai’de Noel kutlamaları 23 Kasım saat 10.00’da başlayıp 31 Aralık 16.00’da sona eriyor. Noel pazarlarında gastronomi ve el sanatları satışları yanı sıra çocuklar için kurulan Carusel harika ışıklandırmalarıyla gecenin soğuğuna karın serpiştirmesine aldırmadan insanlarla dolup taşıyordu. Noel dönemi ve etkinlikleri hakkında daha fazla bilgiyi www.noel-obernai.fr sayfasından alabilirsiniz.

Hotel La Cloche’un kapısından çıkınca doğu yönüne yürüdüğünüzde hediyelik eşya satış dükkanlarının karşısında bir tarihi kule görürsünüz. Bu kule Tour d’enceinte’dir.

Eglise St. Pierre et Paul(St.Pierre ve St. Paul Kilisesi): 1867 yılında yıkılan eski kilisenin içine inşa edilen kilise Neo Klasik tarzda yapılmıştır. Kilise içindeki kocaman orgun 1882 yılında Joseph Merklin tarafından yapıldığı söylenmektedir. Kilisenin vitray pencereleri ise göz kamaştırıcı güzellikte olup iki kulesinden biri ise restore edilmekteydi. Kilisenin dışına çıktığınızda hemen sağ tarafınızda siyah granitten yapılmış mezarlar ise kasabanın mezarlığıydı.

Sinagog: 1876 yılında kırmızı renkte yapılan bina hala kullanılmakta olup 205 üye tarafından yapılmıştı.

Remparts: Kasaba surları 1.400 metre uzunluğunda, 20 kule ve 4 kule kapısından oluşmaktaydı. Eski dönemlerde kasabaya giriş bu kapılardan yapılıyormuş. Sur çevresi günümüzde ağaçlarla çevrilerek yayaların yürüyüş alanı oldu.

 

Nasıl gidilir

SNCF firmasına ait TER firmasının Selestat -Strasbourg güzergahında sefer yapan trenler ile hafta içi ilki 05.14’ de olmak üzere 19.07’e kadar 11 sefer düzenlenir. Yine ayni firmanın Strasbourg’dan başlayıp Obernai’ye giden hafta içi ilki 05.40 sonuncusu ise 21.35’ de olan 32 sefer yapılır. Trenler ile yapılan bu yolculuk 30 dakika sürmektedir. Fransa ‘daki trenlerde bilet kontrolü genelde yapılmamaktadır. Ancak yolcular trene binmeden önce istasyonlarda bulunan bilet makinelerinden biletlerini seyahatleri öncesi onaylatmaları gerekmektedir. Biletçi tarafından nadirde olsa yapılan kontrol sırasında biletinizi onaylatmadığınız tespit edilirse çok yüksek meblağda ceza kesilir.

Strasbourg – Obernai arası karayolunu kullanacaksanız 257 numaralı şehirlerarası otobüsü kullanabilirsiniz. Her zaman olduğu gibi kiralık araba yine gezginler için bir alternatiftir.

 

Kasaba içi ulaşım

Pass O: Toplu taşımacılıkta yerel hizmet veren minibüslerdir. Kasabaya gelen tüm TERR trenlerinin varış ve kalkış saatlerine göre Obernai istasyonu ile kasabadaki duraklar arasında çalışır. Hafta içi sabah 06.30’da başlayan seferler akşam 20.00 seferi ile son bulur. Günlük kullanım için in-bin bilet fiyatı €2.50 dir.

 

Nerede kalınır

Küçük olan kasabada konaklayabileceğiniz farklı alternatifler vardır. Bunlar oteller veya kiralık dairelerdir. 2 gece konakladığımız Obernai’de sizlere merkezde bulunan ‘Hotel La Cloche’u tavsiye ederim. Otelin gecelik fiyatı €70 olup erken rezervasyon ile daha uygun fiyata yer bulabilirsiniz. Obernai merkezde ‘Hotel A La Cour d’Alsace’ veya ‘Hotel Sainte Odile de konaklayabileceğiniz farklı yerlerdir. Kasaba genelindeki otellerin pek çoğu evcil hayvan dostudur. Otel rezervasyonunuz için peşin veya otelde nakit ödeme seçeneği olan www.hotels.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 

Nerede yenir

Kasaba içerisinde birbirinden güzel yerel lezzetlerin sunulduğu pastaneler, restoranlar, şarap tadım evleri vardır.

‘La Soupe a Meme ‘yi denemenizi tavsiye ederim. Bizlerin çok memnun kaldığımız restoranların başında gelir. Toplamda 6-7 masası bulunan restoran hızlı servisi ve sıcak ortamı ile gidenlerin memnun ayrıldıkları bir yerdir.

La Boulangerie: Kurabiye çeşitlerinin bol olduğu ve mis gibi başta ekmek çeşitleri ve kekler olmak üzere hele hele çikolatalı ‘croissant’ kokusunun etrafa yayıldığı yerlerden biridir. ‘Thierry Schwarts’ın yeri en iyiler arasındadır.

‘Chocolatier: Çikolata tutkunları için farklı lezzetleri tadacağınız yerdir. Ayrıca ‘Maison Fondee’yi de sakın pas geçmeyiniz.

Kasaba içinde yaşayan Türklerin çalıştırdığı ‘Erciyes Döner Kebap’ dolaşırken gözümüze çarpan restoranlar arasındaydı.

Seilly: Obernai’de Alsace şaraplarını tadıp satın alabileceğiniz yerlerden sadece biridir.

Birewecke: Kurutulmuş armut ve çeşitli meyveden yapılan Noel ekmeğidir.

Blüetwurscht: Elma ile yapılan muhallebi çeşididir.

Bergkas: Bir çeşit sert kaşarı andıran peynirdir.

Backeoffe: Toprak kapta ve fırında pişirilen beyaz şarap ile marine edilmiş et yemeğidir.

 

 

Ne alınır

Bölgeye has şaraplar, farklı şekillerdeki inanılmaz lezzetli çikolatalar; leylek desenli örtüler, içi yünlü çoraplar, renkli bereler bu dönemde alabileceğiniz hediyeliklerin başında gelir.

 

Şirin evleri, birbirinden güzel dekore edilmiş tarihi binaları olan Obernai’den ayrılma vaktimiz gelmişti. Bol bol yürüyerek her köşesini doyasıya karış karış gezdiğimiz Obernai’den güzel anılarla ayrılarak yeniden tren garının yolunu tutmuştuk.

Haftaya sizlerle güzergahımız üzerindeki STRASBOURG deneyimleri paylaşacağım Şirin’ce  GEZİ yorum’da buluşuncaya kadar sevgiyle kalın……

 

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı