Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KTÖS önderlik ediyor

Kuzey Kıbrıs’ta, kitleler üzerine örtülmek istenen PASİFİZM tuzağını yine en erken fark eden KTÖS oldu.

KTÖS, herkes ekonomizm mücadelesi içerisinde çıkmaz sokaklara yöneldiği bir sırada, hükümet içerisinde ÇÖZÜM için çalışan TEK BAKAN olan ÖZDİL NAMİ’ye sahip çıkma ihtiyacını hissetti.
Siyasette bütün sorunların kaynağı olan BAŞ ÇELİŞKİ’yi kavramak çok önemlidir. Ne yazık ki, birçok sendika ve kitle örgütünün programlarında, BAŞ ÇELİŞKİ kavramı yoktur. Bu kavram olmayınca, günübirlik mücadele içerisinde güç kaybına uğrarsınız.
KTÖS Genel Sekreteri Şener Ercil, bu toplumda, süreçleri en iyi görebilen toplum liderlerindendir. Kıbrıs sorununun çözümünün gerekliliğini en iyi bilen ve bu mücadelede elini her zaman taşın altına koyan bir liderdir.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, Kıbrıs sorununun çözümü için devam eden görüşme sürecinde ayak sürüyen tarafın ayrı egemenlik ve iç vatandaşlık talep eden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olduğunu açıklamakla, KTÖS’ün tarihi önderlik çizgisini yeniden ortaya koydu.
KTÖS Genel Sekreteri Elcil iki gün önce yaptığı yazılı açıklamada, “Yıllarca Kıbrıslı Türkleri dünyadan soyutlayıp, daha sonra da ambargo-izolasyon yalanı ile avutan bu siyasete karşı çıkmak kaçınılmazdır. Sayın Eroğlu’nun Kıbrıs Türk toplumunu yok oluşa sürüklediği açıktır” ifadelerini kullandı.
Elcil, Cumhurbaşkanı Eroğlu ile “taksimci” diye nitelediği ekibine karşı çıkmaya devam edeceklerini, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kaynaklanan haklarımızı savunmayı ve adanın birleştirilmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
Şener Elcil, “görüşme sürecini zehirlediğini iddia ettiği” Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve ekibinin son dönemde konuya olumlu yaklaşan Dışişleri Bakanı Özdil Nami’ye saldırmaktan çekinmediğini VURGULADI.
Elcil yazılı açıklamada, “Kıbrıs sorununun federalizm temelinde çözümüne katkı koymayan yaklaşımın, Kıbrıslı Türklerin toplumsal yok oluşunu getiren taksimci Denktaş siyasetinin bir devamı olduğunu” savundu.
Şener Ercil’in bu çıkışı tarihidir. Ercil, hükümet içerisinde, çözüm için çalışan TEK BAKAN’ın Özdil Nami olduğunu dikkate alarak, bu çıkışı yapma ihtiyacını hissetti.
CTP yönetimi, kitlelerin menfaatlerinin ÇÖZÜM olduğunu bilen ve bu konuda, kitlelere önderlik eden BİR PARTİ olduğunu yeniden hatırlatacak politik çizgisine geri dönmeli ve ekonomik çıkmazlarla mücadelede BOĞULMAMALIDIR.
CTP ye giydirilmek istenen ölü gömleğini giymemek, Kıbrıs’ta Çözüm perspektifine yeniden dönmekle olur.
Seçimi kazanan CTP’nin, çözüme karşı olan güçlere muhtaç hale gelmesi, çok büyük bir çelişkidir.
Şener Ercil’in tarihi çıkışı, hem CTP önderliğine, hem de diğer SİVİL TOPLUM ÖNDERLİKLERİNE, çok önemli bir uyarıdır.
Toplum üzerine serpilmeye çalışılan pasifizm, ancak ÇÖZÜM İSTEMEYEN güçlere karşı ortak mücadeleyle ortadan kaldırılabilir.
Zamların etkisini ortadan kaldıracak tek yol, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi etkisinin dışına çıkmaktır.
Türkiye’deki iç siyasi çalkantılar nedeniyle, dövizdeki artış bile, Kıbrıs Türklerini fakirleştirirken, hala Türkiye’den para talep etmek, çıkmazı derinleştirmekten başka neye yarar.
Şener Ercil’in, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kaynaklanan haklarımız için mücadeleyi hatırlatması ve çözüm karşıtı güçleri eleştirmesi,  yeni bir dönemi başlatabilir.
Sadece, paranın TL yerine EURO olması bile, Kıbrıs Türk toplumunun üzerine yıkılmak istenen çıkmazı kolaylıkla engelleyebilir. Tek Devlet ve Tek Egemenlik, dış göçü durdurabilir. İhracatı hızlandırabilir.
Zaman, ekonomik mücadele yerine, çözüm için mücadele zamanıdır.