Kıbrıs

KTOEÖS: Halkla dayanışmaya hazırız



Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), bu dönemde halkla tam bir dayanışmaya hazır olduğunu, ancak hükümetin krizin tüm faturasını yardım bekleyen, geçim derdindeki halka kesmesini, geleceklerinin karartılmasını kabul etmeyeceğini vurguladı.

KTOEÖS, ekonomik örgütler adına yapılan açıklamanın UBP-HP hükümetinin ekonomik  paketi tamamen  büyük sermayeyi gözeterek hazırladığını tekrardan ortaya koyduğunu  da savundu.

KTOEÖS tarafından yapılan  yazılı açıklamada, Ticaret ve Sanayi Odalarının krize yönelik hangi gerçekçi dayanışmayı açıkladığı soruldu ve “Dünya zenginlerinin arasına giren ve bu toplumdan kazananlar ne kadar katkı yapacağını ortaya koydu?” denildi.

Ticaret ve Sanayi Odalarının krizin bitmesini beklemeden hükümeti  tam teslim almak için eylem açıkladığına ve “karlarının devamının her şeyden önemli olduğunu ortaya koyduğuna” dikkat çekilen açıklamada,  KTOEÖS ve Sendikal Platform’un ise krizin ilk gününden  halk için adil olacak her dayanışmaya var olduğunu söyleyerek elini taşın altına koyduğunu savundu.

Açıklamada, “Paketi beğenmeyen ekonomik örgütler aynı önlemlerin, desteklerin oranlarının, destek sürelerinin 6 ay veya 1 yıla çıkarılmasını talep edecek kadar yüzsüzce, vicdansızca, fütursuzca eylem tehdidiyle taleplerini ortaya koymuşlardır. Her kriz döneminde bütün fonların tükendiğini vergi kaçakçılarının, yağmacıların, hammahumacıların ise takviye edilmesi için kümes içindeki tavuklar gibi görülen biz ücretli kölelerin maaşlarına, 3 kuruş birikimlerine el konulduğuna bir kez daha şahit olduk” denildi.

“TOPLUMUN GELECEĞİNİ YOK ETMEK HÜKÜMETLERİN TASARRUFU OLAMAZ”

Ekonomi ve üretim devam etsin diyenlerin emekçileri ölüme terk etmesinin kabul edilemez ve ihanet olduğunu kaydeden KTOEÖS, kriz ve gelecek için kaynak olduğunu; toplumun geleceğini yok etmenin hükümetlerin tasarrufu olamayacağını ifade etti ve açıklamasında şunlara yer verdi:

“BU GEÇİM DERDİNDEKİ İNSANLARDAN KESİLEREK, ZENGİNLERE KAYNAK AKTARAN BİR PAKETTİR”

“1- Bu paket kabul edilemezdir. Fakir, çaresiz, geçim derdindeki insanlardan, borçlulardan, bordro mahkumlarından ne sorun olursa, hangi kriz çıkarsa kesinti yapılarak; Serveti ve zenginliği belli olmayan, vergisi affedilen, kayıt dışılığı yaratan, kamu ihale, kaynaklarından beslenen, şirketlere zenginlere daha da kaynak aktaran bir pakettir.

2- Evden dışarı çıkmayın denilen insanların çoğu ekmek bulmak için evden çıkmak zorunda kalmaktadır. Kriz dönemleri açlığını gidermeyi, hayatta kalmayı düşünen insanlara endişe etmeden evde kalmalarını sağlayan bir paket değil zenginlerin zenginliklerini krize rağmen devam ettirmek düşüncesi ile hazırlanmış bir pakettir.

3- Dünyada bu Krizle birlikte Sosyal devlet vurgusu yapılarak, ihtiyaçlı insanlara kişisel maddi, manevi desteklerle ilgili paketler yapılırken bu paket ise şirketlerin, zenginlerin korunması düşünülerek hazırlanmıştır.

“HÜKÜMET PAKETTE SADECE KAMU EMEKÇİLERİNİN CEBİNE EL ATMIŞTIR”

4- Kriz bize kamusal hizmetlerin, yurttaşların korunmasının önemini hatırlatırken hastaneleri bile halkın hizmetine açamayan özel şirketlerin hizmetindeki Hükümet Pakette sadece kamu emekçilerinin cebine el atmıştır. Bu yapılan, Paketin gerçek amacını göstermiştir

5- Bu pakette kamu kaynaklarını sömüren, el koyan tarikat, cemiyet, dernek, vakıf adı altında okul, üniversite, arazi, otel, yurt yapan, vergiden muaf olanlardan hiçbir şey talep edilmemektedir.

6- Hayatı durduracak bir krizde işçilerine bir süreliğine bile sahip çıkmayan, bu sağlık krizinde bile özel hastanelere neden el konulamamıştır?  Hükümet geçim derdindekilerinin maaşlarına el koymuş ama bunun bile tümünü geliri olmayan çaresizlere aktarmamıştır.

“PAKETTE BÜYÜK ŞİRKETLERDEN BİŞEY TALEP EDİLMEMİŞTİR”

7- Bir bir tüm kamu kurumlarının, peşkeş çekildiği avantaj, vergi affı uygulanan Türkcell, Tel -Sim, Taş Yapı, Aksa, Ted – Doğa Okulları, tarikat, dernek, Vakıflar, Özel Üniversiteler, Casinolar, Oteller, Taş Ocakları, Patronlardan, Inter- Eksport ve büyük Şirketlerden bu Paketle hiç bir şey talep edilmemiştir.

8- Kıbrıs’ın kuzeyinden milyarlarca lirayı kaçıran, kar eden yerli ve off-shore bankalar, müteahhitler, devletin  ihalelerle beslediği ama işçilerini köle yapan taşeron firmalardan hiç bir talep yapılmamıştır.

8- Tasarrufu örtülü ödenekler, izaz ikramlar, işe yaramayan yurt dışı temsilcilikler, kayıt dışılığı yapanlar, stokçu fırsatçılarda araması gereken beceriksiz, taraflı hükümetin ilk yaptığı şey sabit ve dar gelirlilerin cebinden kesintiye gitmek olmuştur.”

KTOEÖS açıklamasında talepler ise şöyle aktarıldı:

“KRİZDEN HIZLI VE DAYANIŞARAK ÇIKILABİLİR”

1- Derhal her kesimi temsil edebilecek Katılımcı ve Demokratik bir kriz yönetimi oluşturulmalı.

2- Bu kriz yönetiminde alınması gereken önlemler ve uygulamalar ilgili kesimlerle istişare edilerek acil, kısa ve uzun vade tedbirleri olarak ortak kararla ve katılımcılıkla sağlanmalı. Bunun için;

a- Sağlık tedbirleri,

b- Yardıma muhtaçlar ve yardımların ulaştırılması,

c- Sokağa çıkmanın en aza düşürülmesi ile  ihtiyaç olan üretimin devamı, tedarik, ulaştırmanın planlanması vs …

3- yapılacak olanların, vatandaştan beklenenlerin duyurulacağı ve kriz yönetimine direk bağlanmış resmi bir sosyal medya, tv, radyo belirlenerek duyuru yapılması,

“TÜM ÖZEL HASTANELER VE OTELLER YASAYLA BELİRLİ BİR SÜRELİĞİNE HALKIN HİZMETİNE AÇILMALI”

4- Hızlı bir şekilde tüm özel hastaneler ve oteller yasayla belirli bir süreliğine halkın hizmetine açılmalıdır. Kriz yönetiminin sağlıktaki örgütlerle birlikte, ortak kararla kusursuz işleyişe göre çalışması sağlanmalı. Askeri kışlaların desteklenerek yerinde olası bir salgın anında yerinde karantina uygulaması ve müdahalesi sağlanmalı

5- Yerel yönetimlerden kesinti yapmak yerine katkı yapılarak aktifleştirilmeli.  Kriz Yönetiminin ilgili kuruluşlarla birlikte alacağı etkin kararları, hane hane yapılacak desteklenmeler planlanarak evden çıkmalar minimuma düşürülmeli.

6- Yapılacak tasarruf, dayanışma ve bağışların Varlıklılardan, Zenginlerden çok, geçim derdindekilerinden az olacak biçimde adil, şeffaf bir şekilde ve istisna yaratılmadan kriz yönetiminin oluşturacağı ayrı bir bütçede toplanmalı ve Kriz Yönetiminin ortak kararı ile kalem kalem ve tam şeffaf olarak en ihtiyaçlılardan başlanarak dağıtılmalı.

7- Kamu Sağlığı, Kamusal Eğitim, Kamu Hizmeti gibi kavramların yeniden içi tam bir katılımcılıkla ve ülke ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde paydaşlarla, katılımcılıkla hükümetler üstü, bilimsel ve akılcı bir şekilde derhal oluşturulmaya başlanmalıdır.”


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı