Koronavirüs korku ve ırkçılığı tüm dünyaya yayıyor - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Dünya

Koronavirüs korku ve ırkçılığı tüm dünyaya yayıyor

Sadece birkaç ay içinde Çin’de 400’den fazla kişinin ölümüne yol açan ve 20’den fazla ülkeye yayılan yeni koronavirüs nedeniyle özellikle Çinlilere yönelik ırkçı ve yabancı karşıtı saldırılar arttı.

Çin’de ortaya çıkan ve 20 binden fazla kişiye bulaşan ölümcül koronavirüs yayılırken beraberinde yabancı düşmanlığını da getirdi. Dünya genelinde Asyalı topluluklar bir anda kendilerini korku ve şüphenin öznesi durumunda buldu.


Avustralya’nın Gold Coast bölgesinde bir hasta, virüsün yüzlerce kişiyi öldürdüğünü belirterek kendisiyle ilgilenen Çinli cerrah Rhea Liang’ın elini sıkmadı.

Liang geçen perşembe (30 Ocak) Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Bugün bir hasta, koronavirüs nedeniyle elimi sıkmayacağı konusunda şaka yaptı. Ekibimin önünde. Avustralya’dan hiç ayrılmamıştım. Bu mantıklı bir kamu sağlığı önlemi değil. Bu ırkçılık.” ifadelerini kullandı.

Paylaşımın ardından sosyal medyada konuyla ilgili çok sayıda yorum yapılırken Çinli cerrah yaşadığı deneyimin epey yaygın olduğunu öğrendi.

Son günlerde virüsle temas edip etmediklerine ya da virüsün ilk ortaya çıktığı yer Vuhan’ı ziyaret edip etmemelerine bakılmaksızın Çin karşıtı söylemlerde artış yaşanıyor.

Malezya’da ise Çinlilerin ülkeye girmesinin yasaklanmasını talep eden imza kampanyasnı bir haftada yaklaşık 500 bin kişi imzaladı.

İtalya’nın Venedik kentinde Çinli turistlere tükürülmüş, Torino’da bir aile virüsü taşımakla itham edilmiş, Milano’da bazı veliler sosyal medyadan çocuklarının Çinli sınıf arkadaşlarından uzak tutulması çağrısınde bulunmuştu.

Kanada’da da beyaz bir erkek bir alışveriş merkezinin otoparkında Çinli-Kanadalı bir kadına “Koronavirüsünüzü düşürdünüz” ifadelerini kullanırken görüntülendi. Videoda kadının, yaptığının ırkçılık olduğunu adama açıklamaya çalıştığı duyuluyor.

“Yaygın bir fenomen”

Aslında hastalıklarla birlikte yabancılara yönelik şüphelerin artması tarih boyunca görülen bir durum.

1900’lerde ABD’deki tifo paniğinde İrlandalı göçmenler hedef alınırken, 2010’da Haiti’deki deprem sonrası BM’nin Nepalli barış gücü personeli ülkeye kolera getirmekle suçlanmıştı.

Avustralya’nın Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Organizasyonu’nın (CSIRO) sağlık ve biyogüvenlik departmanının direktörü Rob Grenfell de konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

Bu yaygın bir fenomen. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan salgınlarda hep toplumun belirli kesimlerini kötülemeyi denedik. Evet Çin’de ortaya çıktı ancak Çinliler’i kötüelemek için bir sebep yok” dedi.

Britanya Tıp Dergisi adlı bilimsel yayında yorum yazısı yazan Doktor Abraar Karan bu davranışların, belirtileri taşıyan kişilerin ortaya çıkmalarını engelleyebileceği uyarısında bulunurken, Sydney Üniversitesi’nden sağlık eğitimcisi Claire Hooker diğer ülkelerin aldığı önlemlerin önyargıları şiddetlendirmiş olabileceğini işaret etti.

Dünya Sağlık Örgütü “uluslararası ticaret ve seyahate müdahale eden gereksiz önlemlerin alınmaması” çağrısı yapmış ancak buna rağmen onlarca ülke koronavirüs nedeniyle seyahat yasaklarını yürürlüğe sokmuştu.

Hooker” Seyahat yasakları büyük ölçüde halkın korkusuna yanıt veriyor. Bazen haklı olsalar da bunlar aynı zamanda Çinliler ve korkutucu virüsler arasındaki ilişkinin pekiştirilmesine yol açıyor” iifadelerini kullandı.

Hooker yabancı düşmanlığı ve ırkçılık vakalarının salgının kendisinden uzun sürebileceğini de vurguladı.

Independent Türkçe, AFP

 

 

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar