Köşe Yazarları

KORANAVİRÜS SONRASI DÜNYADA BİZİ BEKLEYENLER


DÜNYA SAVAŞLARI, İSPANYOL GRİBİ, SOSYAL DEVLET VE DEMOKRASİ

20’nci yüzyılın en büyük felaketleri yalnızca ‘Dünya Savaşları’ değildir. Avrupa’ya Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika’dan gelen askerler tarafından taşınan İspanyol gribidir de. Grip savaşa katılan ülkelerde basına uygulanan sansür nedeniyle yazılmamış. Ama savaşa katılmayan İspanya’da basın bu ölümcül gripten bahsedince adına ‘İspanyol gribi’ denmiş.

Dünya Savaşı bitince, askerler hasatlığı döndükleri ülkelerine taşımışlar. Böylece 1918 yılında patlak veren ikinci grip salgınıyla hayatını kaybedenlerin sayısı 50 milyona ulaşmış. Birinci Dünya Savaşında ölen 8 buçuk milyon insana karşın İspanyol gribinin dünya çapında yol açtığı felaketi bir düşünün.

Savaşın ve devamında İspanyol gribinin neden olduğu felaket, kapitalizmin “azami kar” yasası, dünya çapında ekonomik daralmayla birleşince, sanayisi gelişmiş kapitalist ülkelerin büyük şehirlerinde inşaat faaliyetleri dururken, sanayi, madencilik ve tarım ürünleri talebi ve fiyatları düşmüş, pek çok işyeri kapanmış, işsizler ve evsizler ordusu ortaya çıkmıştır.

Dünya’da ‘1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’ olarak bilinen bu krizden, Milton Keynes’in ekonomi tarihine “devletin ekonomiye müdahalesi” olarak geçen ‘sosyal devlet’ politikalarıyla çıkılır. Buna göre emperyalist-kapitalist devletler, kaynaklarının bir kısmını işçi-emekçi-yoksul kesime aktarır, sağlıktan eğitime, konuttan tüketime toplumda varsıl olmayanların da yararlanacağı düzenlemelere gitmek zorunda kalır.

Özetle, 1918 İspanyol gribi kapitalist sistemde ekonomik krizi, kriz ise sosyal devlet politikasını doğururken, dünyanın ilk sosyalist devleti SSCB’nin 1929 krizini atlatıp İngiltere ve ABD’yi dengelemesine, ulusal kurtuluş savaşlarıyla ‘bağımsızlığını’ kazanan ülkelerle sömürgeciliğin gerilemesine, dünyada ‘parlamenter’ demokrasinin olabildiğince yerleşmesine yol açar.

KORONAVİRÜS SONRASI EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞECEK

Peki Ortadoğu ve Akdeniz havzasında yaşanan bölgesel savaşların yanı sıra dünyayı evine hapseden koronavirüs belası sonrasında nasıl bir dünya bekliyor bizi?

Ekonomik büyümenin duracağı, hatta küçülerek daralacağı, buna bağlı pek çok ulusal ve uluslararası büyük ölçekli şirketlerin kar oranlarında düşüler yaşanacağı, 2020 yılı boyunca bunun süreceği, Standard& Poors gibi uluslararası kredi kuruluşları tahminlerinde de yer almakta.

Dünyada yaratılan gelir azalacak. Adayarımız Kuzey Kıbrıs’ta da.

Kapitalist sistem devam ettiğine göre kimse daha önce elde etmiş olduğu zenginliği yoksullarla paylaştırılmayacak! Gündelik yaşamda azalan gelirler de kapitalizmin ‘azami kar’ yasası eşliğinde bölüştürülecek. Bunun da anlamı şu: “birinciler yani çok kazanan az sayıdaki sermayedarın karları azalır ve bir miktar şirket iflasları yaşanırken, ikinciler nüfusun büyük kesimini teşkil eden özel ve kamuda sabit gelire sahip ücretli ve maaşlı kesim biraz daha yoksullaşacak!”

Bu durumda sistemin dayattığı adil olmayan gelir bölüşümüne karşı, ikincilerin grevler ve gösteriler eşliğinde olası bir isyan ya da baş kaldırısı için, o andaki hükümetlere ve siyasal iktidar erkine sert tedbirler alması için ‘görev’ düşecek!

Böylece koronavirüs sonrası günlerde dünyada ve adaylarımızda birincilerle ikinciler arasında, neo liberallerle sosyal devletçiler, “sağ ile sol’ arasında bir kapışma da sürpriz olmayacaktır sanırım…

Tabii muhalif siyasal partiler ve sivil toplumdan ses çıkmazsa, siyasal iktidar erkinin (adaylarımızda AKP ile uzantısı UBP-HP olarak anlaşılmalı) de karşı yaptırımı (İslamcı askeri tedbirler dışında) olmayacak.

LİBERALİZM VE DİKTATÖRLÜKLER, SOSYAL DEVLET VE DEMOKRASİYE KARŞI

Sapiens ve Homo Deus yazarı Harari, Financial Times’da yayınlanan makalesinde: “İnsanoğlu küresel bir krizle yüz yüze. Belki de bizim kuşağın en büyük krizi. Önümüzdeki birkaç hafta içinde insanların ve hükümetlerin alacağı kararlar (ne yazık ki bu süreç bizde en zayıf ve en kötü meclis ve hükümet dönemine denk geldi)  ileriki yıllar için dünyayı biçimlendirecektir. Yalnızca sağlık sistemlerimizi değil ekonomi, politika ve kültürümüzü de şekillendirecekler” diye belirtmiş.

Yaşamlarımızın her alanında bir alt üst oluşa hazır olalım. Sanırım bu pandemik hastalık insanlığın yakın tarihindeki milatlardan birisi olacak. Marks: “Belli bir üretim, ticaret ve tüketim gelişme devresi, yanında ona karşılık bir toplumsal alt yapı, aile, düzen, sınıflar, tek sözcükle sivil toplum getirir. Böyle bir sivil toplum da onun resmi ifadesi olan bir siyasal devlete tekabül eder” diye yazar.

Koronavirüs sonrası ekonomik krizin dünyada ve adamızda sosyal yaşamlarımızda yaratacağı yeni sonuçlara hazırlıklı olalım.

Peki bu olası sonuçlar nelerdir?

Bunları da bir sonraki makalemizde tartışmaya devam edelim.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı