Dome Otel’i çalıştıranlar, emekçiler.
Turizm Emekçileri Sendikası, şimdi Dome Otel’in yönetimini oluşturuyor.
Çalışanların Dome Otel’i almış ve çalıştırıyor olması, CTP yönetiminin hassas karnı.
Bir tarafta, “Vakıflar İdaresi bu otelden daha fazla para kazanmalıdır. Buranın kiralanması, yeni sahiplerine imtiyaz sağlıyor, bu doğru değil” diyen Vakıflar İdaresi yönetimi var…
Diğer tarafta, “Sözleşmemizin sonuna geldik. CTP iktidardan gider ve UBP iktidara gelirse, sözleşmemizi iptal edecek” endişesi ile sözleşmenin uzatılmasını isteyen bir Dome Otel yönetimi…
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde konuyu gündeme alan hükümet, “Sözleşmenin uzatılmasını” istiyor.
Gerekçesi de, “Yatırım yapmak isteyen Dome Otel yönetimi, önünü görmek içiz, sözleşmenin uzatılmasını istiyor…”
Başbakan da bu gerekçeyi haklı gördüğünü zaten dün kamuoyu ile paylaştı.
Nereden baksan sıkıntı
Geçmişe bakarsak, Dome Otel üzerinden ciddi tartışmalar yaşandığını görürüz.
Sağ-sol kavgası…
CTP-UBP kavgası, Dome Otel üzerinden yaşandı.
Gelinen aşamada CTP’nin dediği oldu.
Dome Otel, çalışana devredildi.
Kira sözleşmesi de buna uygun yapıldı.
Ancak, Dome Otel’in konumu, Vakıflar İdaresi için önemi, yeri, ekonomik değeri var olan kira sözleşmesinden çok daha fazlasını hak ediyor.
Nereden baksan sıkıntı…
İki arada, bir derede
Şimdi, konuya CTP yönetimi farklı yaklaşıyor.
Ekonomik yaklaşmıyor.
Günün sonunda, Vakıflar İdaresi’nin geliri daha az olsa da.
Sembolik bir durum var ortada.
Çalışan, oraya sahip çıktı.
Sol bakış açısı ile “sermayeye” geçmedi.
Çalışan işsiz kalmadı.
Orası zarar da etmiyor.
O zaman, sözleşme uzatılsın.
“Yatırım yapılacak” bana göre kılıf.
Elbette yatırım da yapılacaktır ama…
“Devasa bir yatırım” beklentisi de yok.
Diğer taraftan…
Vakıflar İdaresi’ni yönetmekle görevli olanlar var.
Onlara düşen, Vakıf mallarının hepsine sahip çıkmak…
Vakıflar İdaresi’nin gelirlerini artırmak…
Mallarının da hak ettiği değeri bulmasını sağlamak.
Kavga büyüdü
CTP yönetimi, geçmişte nasıl davrandıysa, o noktada durdu.
Dome Otel’in sahiplerinin çalışanlar olarak kalmasını istedi.
Rauf Ersenal, “duruşuna yönelik saldırılar” nedeniyle istifa etti.
En çok da, “sermayeye orayı peşkeş çekecek” yaklaşımına kırıldı.
Kavga büyüdü.
Karşılıklı suçlamalar arttı.
Dome Otel’in yönetimi, Vakıflar İdaresi yönetimini “burayı peşkeş çekmek istiyorsunuz” diyerek Ersenal’e saldırdı.
Ersenal ise “ayrıcalıklı ve imtiyazlı bir sözleşme ile işçi edebiyatının arkasına saklananların, Vakıflar İdaresi’ne haksızlık yaptığını” düşündü.
İpler koptu.
Ersenal devam etmedi.
Başbakan’ın istediği ve uygun da bulduğu “sözleşme uzatma” zemini, Ersenal’in gidişi ile zemin kazandı.
Peki, Vakıflar’da kalan yönetim buna “evet” diyecek mi?
***
Ben ne mi düşünüyorum?
Ben bu konuda, “ekonomik” değil, “duygusal” düşünüyorum.
İşçi, çalıştığı iş yerine sahip çıkarak, orada durmaya devam ediyor.
Sorunsuz bir şekilde, bugüne kadar gelindi.
Benim açımdan bir simge.
Tüm sendikalar da, burayı ciddi bir şekilde sahiplendi.
Vakıflar da, “Buranın geliri daha fazla olmalı” diyorsa…
Bu kavga büyür…
Olası bir hükümet değişiminde de, yeni bir ihale ile farklı bir süreç başlar…
































