Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Komite üyelerini baskı altına almaya çalıştı”

DAİ, DAK ve kreşin devri ile ilgili Meclis Araştırma Komitesi Başkanı Asım Akansoy, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen komite raporuyla ilgili basın açıklaması yaptı. Akansoy açıklamasında komitenin çalışmalarını sürdürürken eski rektör Abdullah Öztoprak’ın bir kez bile özel gündem olmadığını vurguladı. Akansoy, Komitenin çalışma yöntem ve prensiplerine de yer verdiği açıklamasında, Prof. Dr. Öztoprak’ın konuya ilişkin açıklamasını Meclis’e saygısızlık olarak niteledi.

Akansoy açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “DAÜ’ye bağlı DAİ, DAK ve kreşin devrini araştırmak üzere oluşturulmuş olan araştırma komitesinin raporu dün (önceki gün) akşam genel kurulda görüşülerek sonuçlandırılmıştır. Çok geç saate kadar süren ve bugün (dün) basına tam olarak yansımayan tartışmalar çerçevesinde, ifade etmiş olduğum görüşleri kısaca yeniden belirtmek isterim. Yapılan tartışmalara ayrıntısıyla cevap vermiş olmama rağmen, kamuoyunun da bilgilenmesi için yeniden ortaya koymakta yarar görüyorum.”

Komitenin çalışma yöntem ve prensipleri

1. Komitemiz çalışmalarına başlarken, hiçbir özel veya tüzel kişiyi doğrudan hedef almamayı amaç edinmiştir. Yapılacak olan çalışmanın oybirliği esasına göre sonuçlandırılması yanında, kurumlarımızda bu tür sosyal travmaya yol açan olayların yeniden tekrarlanmamasını hedeflemiştir. Ortaya çıkacak sonucun şu anda eğitim yapan tüzel kişiyi ne de yöneticileri etkilememesi için özel bir hassasiyet taşımıştır.

2. Raporun amacı devir işleminin hukuka aykırı olup olmadığının saptanması olup, Komite, hukuki sürece zemin yaratan ekonomik gerekçeleri ve devir süreci boyunca ve sonrasında yaşanan sosyal konuları da ele almak zorunda kalmıştır. Dolayısıyla dönemin yönetilmesinde, karar aşamasında ve sürece dair farklı öneriler taşımış hemen tüm tarafları dinlemiştir. Döneme dair tüm tutanaklar, raporlar, sözleşmeler, basın açıklamaları, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerimizin görüşleri yanında dönemin hükümet açıklamaları dikkatlice okunmuş, değerlendirilmiştir.

3. Komite üyelerimiz tam bir uyum içerisinde çalışarak, devir işlemi ile ilgili süreci hukukçuların da ciddi katkısı, görüşleri ile sonlandırmıştır.

4. Raporumuz, Meclis Başkanlığı tarafından her araştırma raporuna uygulanan usul gereği, Genel Kurul gündemine alınmadan önce, yani 4 Kasım tarihinde, tüm Milletvekillerimize, tüm basın yayın organlarına gönderilmiş ve Meclis web sitesine konmuştur. Raporun sızdırıldığı iddiası asılsızdır.

5. Raporun sonuçlandırma aşaması başta olmak üzere, her noktada komite üyelerimiz özellikle Sn Öztoprak tarafından baskı altına alınmaya çalışılmıştır. Dün akşam genel kurulda da ifade edilip doğrulandığı üzere, pek çok milletvekilimize yapılan baskılara karşı üyelerimiz, komitenin çizdiği yol çerçevesinde objektif bir sonuç için olağanüstü gayret sarf etmişlerdir.

6. Komitemiz, hiçbir şekilde herhangi bir siyasi partiyi ya da dönemi hedefe alarak hareket etmemiştir. Bu anlamda siyasi ahlaka uygun bir davranış sergileyerek, objektifliğini net bir şekilde ispatlamıştır.

“Öztoprak özel gündem olmadı”

Sonuçtan memnun kalmadığı, yaptığı basın açıklamasından anlaşılan DAÜ eski rektörü Sn. Abdullah Öztoprak’ın görüşleri, dün akşam yaşanan tartışmada UBP milletvekilleri tarafından açıkça dile getirildi ve cevaplandırdım. Ne yazık ki, Sn. Abdullah Öztoprak, siyaset kurumunu aşağılayarak, halkın iradesinin yansıtıldığı Meclise ve Komitemize büyük bir saygısızlık yapmıştır.
Bilinmesini isterim ki, Komite çalışmalarını sürdürürken bir kez bile Sn. Öztoprak özel gündem olmamıştır.

“Öztoprak Meclis’e saygısızlığa yöneldi”
Ancak kontrolsüz bir hırs ve hınç içerisinde, Rapor’u kendisi için hazırladığımız vehmine kapılan Sn. Öztoprak, anlaşılan konuyu kendi kişisel davası, DAÜ’yü kendi mal varlığı, Meclis Komitesi’ni ise kendi kişisel ikbaline karşı çalışan bir ekip olduğu sanrı ile halkın kurumu Meclis’e saygısızlığa yönelmiştir. Siyasetin en kaba, en sıradan halini kendi geleceği için, tüm kurumları çatıştırıp etki altına almaya çalışarak yapan ne yazık ki bizatihi kendisi olmuştur.
Bunu üzüntü ile karşıladığımızı, şaşkınlıkla izlediğimizi belirtmek isterim.
Çalışma süresi boyunca gösterdikleri üstün çabadan dolayı tüm Milletvekili arkadaşlarıma, Meclis personeline, hukukçularına ve davetimizi kabul edip görüşlerini paylaşan kişilere çok teşekkür ederim.
DAÜ, bizim gözbebeğimizdir. Ve DAÜ hiç kimsenin tekelinde değildir. Ben yaparım olur dönemi her yerde olduğu gibi DAÜ’de de bitecektir. Demokratik ve özerk bir üniversite hedefi için sonuna kadar yürüyeceğiz.”