Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Koçyiğit, mağdur olduğunu savundu

TEK SUÇUM DARP: Meriç Koçyiğit, olayı, “Kız bana 200 TL karşılığında ilişkiye girmeyi teklif etti, kabul etmedim. Kolyemi kopardı, tişörtümü yırttı, beni ısırdı. Tokat attım, kemerimden çekti beni üzerine düşürdü. O sırada olay yerine gelen vatandaşlara da tecavüz etmeye çalıştığımı söyledi” diye anlattı

KOÇYİĞİT İSYAN ETTİ: Meriç Koçyiğit, “Ne kimsenin namusuna bakacak kadar haysiyetsizim ne de bu utançla yaşayabilecek kadar pişkinim” diye isyan etti. Maddi manevi mağdur olduğunu söyleyen Koçyiğit, polise çağrıda bulunarak olayın aydınlatılmasını, gerçeklerin biran önce gün yüzüne çıkarılmasını istedi

AİLESİ İNANMIYOR: Meriç Koçyiğit’in 12 yıllık hayat arkadaşı Fadime Koçyiğit, eşine sonsuz güveni olduğunu söyledi, eşinin asla böyle bir suç işlemeyeceğini savundu. Kardeşleri ise “Bunlar bir çete, bir çeşit şebeke. Biz bu şebekenin kurbanı olduk. Biz yandık başkaları yanmasın” dedi

Duygu ALAN
Girne’de geçtiğimiz gün akşam saatlerinde arabasına aldığı otostopçu Nijeryalı kız öğrenciye tecavüz girişimiyle suçlanan Meriç Koçyiğit, eşi ve kız kardeşi ile dün Havadis’e gelerek, “Kız öğrenciye tecavüz girişiminde bulunduğu” yönünde hakkında çıkan iddiaları yalanladı.
Koçyiğit, gazetemize yaptığı açıklamada, iddia edilenin aksine söz konusu kız öğrencinin kendisi ile 200 TL para karşılığında ilişkiye girmek istediğini, bu teklifi kabul etmeyince de önce boğazındaki altın zinciri çekerek kopardığını ardından da vücudunun çeşitli yerlerini ısırdığını ve “imdat” çağrısı yapıp kendini mağdur gibi göstermeye çalıştığını öne sürdü.
Meriç Koçyiğit, kız öğrencinin çağrısı üzerine o esnada yoldan geçen birkaç vatandaşın olay yerine geldiğini ve durumu polise bildirmelerini o vatandaşlardan kendisinin talep ettiğini söyledi.
Meriç Koçyiğit’in 12 yıllık hayat arkadaşı Fadime Koçyiğit ise eşine sonsuz güveni olduğunu belirtti.
Fadime Koçyiğit, “Mağdur olduğunu iddia eden kız öğrenci ile karakolda yüz yüze geldim ve neden bu yalanı söylediğini sorduğumda bana 3 bin TL para verirsem şikayetinden vazgeçebileceğini söyledi. Gerçekten mağdur olsaydı ve iddialarında az da olsa gerçek payı olsaydı bu teklifte bulunmazdı” dedi.

“Para karşılığı ilişki teklif etti kabul etmedim”
Meriç Koçyiğit, olay günü yaşananları şöyle anlattı: “2006’da yılından bu yana ülkede çalışma izni ile ikamet ediyorum. 10 yıldır da bir otelde şoför olarak çalışıyorum. Olay günü yine işe gidiyordum ve 15 dakika sonra işte olmam gerekiyordu. Hava aşırı yağmurlu ve rüzgarlıydı. Cadde kenarında montunu kafasına geçirmiş bir kişinin otostop çektiğini gördüm ve insanlık namına durdum. O’nun kadın olduğunu bile arabama binince fark ettim. Bana üniversiteye gideceğini söyledi ve kendisini oraya kadar götürmemi rica etti. O sırada eşim aradı ben de işe yetişmeye çalıştığımı ve  otostop çeken bir kadını hava çok kötü olduğundan arabaya aldığımı ve önce O’nu okuluna bırakacağımı söyledim. Telefon görüşmesini bitirdikten sonra kız öğrenci bana olay yerini işaret ederek o tarafa gideceğini okula gitmeyeceğini söyledi, gösterdiği mesafe çok yakındı refleksle kırdım direksiyonu. Neresi olduğunu bile anlamadım. Durmamı istedi durdum. Caddeye çok yakındık. Bana para karşılığı ilişkiye girme teklifinde bulundu. ‘Bana 200 TL ver, birlikte olalım’ dedi. Şok oldum ve kabul etmedim, arabadan inmesini istedim.

“Tişörtümü yırttı, kolyemi kopardı, beni ısırdı”
Teklifini reddedince bir anda boğazıma yapıştı, boynumdaki altın kolyeyi çekiştirdi ve kopardı, arabadan inip kaçmaya çalıştı. O kolye bana eşimin yaş günü hediyesiydi, bu yüzden manevi değeri çok büyüktü. O refleks ile ben de saçlarını tuttum, saçları takmaymış koptu. Yine refleksle tokat attım, O da üzerimdeki tishörtümü çekiştirdi ve yırttı. Kolumu, karnımı, nereyi denk getirirse koparırcasına ısırdı. Arabadan indi. Arkasından koştum. İngilizce imdat diye bağırdı ben de zincirimi almak için yeniden saçını tuttum o sırada kemerimden tuttu ve beni çekiştirdi. Dengemi kaybettim, düştüm.

“Polisi aramalarını ben istedim”
Kavgamızın sesini duyan birkaç kişi olay yerine geldi. Onlar da tesadüf spor salonundan çıkmış evlerine gidiyorlarmış. O kişiler tabi beni yerde kızın üstünde görünce tecavüz girişimi sandı. Oysa kız beni kemerimden çekmiş düşürmüştü. Tabi kendini mağdur göstermek için o anda ağladı, sızladı ve ona tecavüz etmeye çalıştığımı iddia etti. Ama ben durumu o kişilere anlattım ve o vatandaşlardan olayı polise bildirmelerini, polisi aramalarını ben istedim. Nitekim, aradılar, polis de geldi.

“Şikayetinden vazgeçmesi için 3 bin TL istedi”
Karakola gittik. Polis yırtılan tişörtümü emare aldı ve ifadelerimizi aldı. Bu arada durumu eşime bildirdim ve eşim de karakola geldi. Eşim kızla karakolda karşılaşmış ve ona neden iftira attığını sormuş, sular seller gibi Türkçe konuşan kız eşime İngilizce kendisine 3 bin TL para verirsek şikayetçi olmayacağını söylemiş. Eşim de kabul etmiş ama ancak bin TL bulabilmiş. Tabi kız bin TL’yi kabul etmemiş. Olay aynen bu şekilde gelişti. Eğer ben o 3 bin TL’yi vermiş olsaydım olay bu raddeye gelmeyecekti, Kaybettiğim sadece param olurdu. Ama ben bir şebekenin eline düştüm ve maddi manevi kayıp yaşadım.”

“İşimizden itibarımızdan olduk”
Meriç Koçyiğit, başına gelenlerin basına yansıması sonucu hem kendisinin hem de aynı soyadını paylaştığı tüm yakınlarının işinden kovulduğunu ve itibarlarının zedelendiğini söyledi.
Ancak başta eşi ve çocuğu olmak üzere ailesinin, akrabalarının ve tüm arkadaşlarının kendine inandığını kaydeden Koçyiğit, “Herkes benim kişiliği bilir. Bugüne kadar attığım her adımdan eşimin haberi vardır. O kızı arabaya aldığımı da söyledim” dedi.

“Bu utançla yaşayamam”
Yaşanan olay sonrası hakkında ortaya atılan iddiaların çocuğunu da psikolojik olarak çok kötü etkilediğini söyleyen Meriç Koçyiğit, polise çağrıda bulunarak olayın iç yüzünün ortaya çıkarılmasını istedi.
“Ben bu utanç ile yaşayamam” diyen Meriç Koçyiğit, 2012 yılında iki kez kalp krizi geçirdiğini ve kalbinde 2 adet stend olduğunu belirterek, üçüncü bir krizde hayata dönme şansının olmadığını ve olayın aydınlatılmaması halinde o günün muhakkak yaşanacağını kaydetti. “Bu utançla yaşabilecek kadar pişkin değilim” dedi.

“Haysiyetsiz değilim”
Aslen Adanalı olduğunu dile getiren Meriç Koçyiğit, ne Türkiye’de ne de Kıbrıs’ta bu güne kadar trafik suçu bile işlemediğini, eşine çok bağlı bir kimse olduğunu ve kimsenin namusuna bakacak kadar haysiyetsiz bir kimse olmadığını dile getirdi.

***
En büyük destekçisi eşi

Meriç Koçyiğit’in 12 yıllık eşi Fadime Koçyiğit ise eşine sonsuz güveni olduğunu ve Meriç Koçyiğit’in gerek kişiliği gereği gerek aldığı terbiyesi gereği gerekse aralarındaki aşk nedeni ile asla böyle bir suç işlemeyeceğini öne sürdü.
Olaya konu Nijeryalı kız öğrencinin kendisine “3 bin TL ver şikayetçi olmayayım” teklifinde bulunduğunu da ileri süren Fadime Koçyiğit, “Ben sonuna kadar eşimin yanındayım. İddiaların doğru olduğuna dair küçücük bile ihtimal vermiyorum. Bu suçu işleyecek olsa bana arabaya o kadını aldığını söylemezdi. Tecavüz niyetinde olsa arabanın farlarını kapatırdı, caddeye o kadar yakın bir yerde bu suçu işlemeye kalkmazdı. Eşim masum. Tek istediğim olayın aydınlatılması, gerçeğin gün yüzüne çıkarılması. Asıl mağdur olan biziz” dedi.

***
Kardeşleri de Meriç’e inanıyor

Meriç Koçyiğit’in kardeşleri ise yaşanan olayın tüm aileyi kötü etkilediğini, hepsinin işinden olduğunu, kendilerini tanımayan kişilerce aşağılandıklarını söyledi.
“Biz yandık başkaları da yanmasın” diyen Meriç Koçyiğit’in kardeşleri, “Bunlar bir çete, bir çeşit şebeke. Biz bu şebekenin kurbanı olduk, yandık. Biz yandık başkaları yanmasın. Herkes okusun, duysun” diye konuştu.