Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Anayasa Mahkemesi Kur’an kurslarının anayasanın Laiklik ilkesine karşı olduğu gerekçesi ile kapatılmasına karar verdi. KKTC’de Hizmet Sendikası (HİZMET-SEN) tarafından devlete açılan dava sonucuna göre, Din İşleri Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) Değişiklik Yasası’na yeni eklenen 8B maddesi yani Din İşleri Komisyonu adında bir komisyonun halk arasında bilinen ismi ile “Kur’an Kursu” düzenleme yetkisi elinden alındı.
Anayasa Mahkemesinin aldığı karar ile Kur’an kurslarının faaliyetleri KKTC’de resmen durduruldu. O günlerde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin, Tatar “KKTC’de Kur’an kurslarının kapanması gibi bir durum asla olamaz” dedi.Bunu tarihe not etmek lazım çünkü 25 Ağu 2016 — Kıbrıs’ın tanınmış din görevlilerinden Ahmet Gürses, camilerin ‘kurs’ yeri değil ibadet yeri olduğunu, ‘Kur’an kursu gibi eğitimlerin, okullarda .Tarih 3 Temmuz 2023 Dini faaliyet adı altında Kuran kurslarını, Anayasaya ve Milli Eğitim Yasasına aykırı olmasına karşın Eğitim Bakanlığı yaz döneminde düzenlenen ‘dini bilgiler faaliyetleri’ için “ uygun “ yazısı yazıyor .Gazetemiz Havadisin 2016 yılında yayınlanan bir haberininim içinde şu cümleler yer alıyordu “Bilinen en güncel rakam 2012 yılına ait. Bu tarihte KKTC Din İşleri Başkanlığı’nın Mağusa temsilciliğini yürüten Yakup Deniz’in Türkiye’de yayın yapan köktendinci Akit gazetesine verdiği demece göre 2012 yılında cami ve okullarda düzenlenen Kur’an kurslarına 2 bin civarında çocuk katılmış” demişti . Türkiye’de 2011’den bu yana, eğitimde din politikaları konusunda çeşitli adımlar atıldı ve bu adımlar KKTC de atılmasına çabalandı .O günden bu güne gerek de gerek özgür basın , gerek muhalefet partileri gerekse ilgili sendikalar yıllardır her yaz tatilinde gündeme gelen kuran kursları ile ilgili tepkilerini ortaya koymakta yetkililere Laik bir devlet olduğumuzu hatırlatmaktadır . Kıbrıs Türkünün şu an ki yöneticileri de biliyor ki bu kurslar küçücük beyinlerinde travmalara sebep olmaktadır . Erken verilen din öğretimi gerçek bir öğrenmeyi sağlamıyor . Özellikle psikolojinin, gelişim psikolojisinin, eğitim psikolojisinin ortaya koyduğu bilimsel bir takım gerçekler vardır. Yıllarca bilim insanları gözlem yapmışlar, deneyler yapmışlar ve ortaya her çocuğun belli aşamalardan geçerek düşünme ve öğrenme becerilerini kazandıklarını ortaya koymuşlardır.
Soyut kavramları öğrenme 11-12 yaşından sonra gerçekleşir yani bilişsel sistemin tam kapasite olarak çalışmaya başladığı düşünme becerilerinin daha karmaşıklaştığı yaş diyebiliriz. Çocuklar soyut kavramları, somut kavramlarla ilişkilendirerek yeni bir takım kavramlar üretmeye başlarlar. Dolayısıyla din olgusu içinde yer alan soyut kavramlar, vicdan, özgürlük, vatan, ahlak, yurttaş gibi diğer soyut kavramlar da 12 yaşından sonra çocuk tarafından anlamlandırılmaya başlar. .Bizim derdimiz çocuğa gelişimi odaklı din eğitimi ve öğretimini verilmesidir . Yıllardır Kıbrıs Türkü dine karşıymış gibi algı yaratılıyor. Oysa biz din öğretimine karşı değiliz sadece çocuğun gelişimsel yaşına , geldiği ülkenin dinine ,kültürüne ( toplumumuzda farklı kültür ve dinlerden bireyler topluluklar var ) uygun eğitim-öğretim verilmesinden yanayız . Camide kuran kursları vereceğiz, öğretim yapacağız dayatmaları çocukların var olan yeteneklerini de yok edebiliyor .Çocuk kendini ifade etme özgürlüğü için olanak bulamıyor. Yoksulluk, zaman yoksunluğu ve çocuklar ile gençlere yönelik koruyucu sosyal çalışmaların yeterince olmaması sonucu aileler çocuklarını camilerde veya özel mekanlarda sürdürülen dini faaliyetlere ( kuran kurslarına )yönlendirmeyi tercih ediyor. Buraları “daha güvenli” buluyor, bu ise ciddi bir çocuk istismarıdır ve çocuk hakları ihlalidir .
































