KKTC Sosyal’den sınıfta kaldı!

25 Eylül 2017 Pazartesi | 10:47
Kemal Akkan Batman

KKTC ‘Sitemsiz Eğitimi’ hiç bir yerel probleme cevap bulacak nitelikte bireyler yetiştiremiyor. Çağdaş eğitim sistemleri (sistemli eğitim) ‘ilerlemicilik’ ve ‘yeniden kurmacılık’ eğitim akımları üzerine kurulur. Bu iki eğitim akımı da geleneksel olan ‘esasicilik’ ve ‘daimicilik’eğitim akımlarının, ‘konu merkezli program’ anlayışını terk etmişlerdir. En önemli farkları ‘problem’ odaklı olmalarıdır.

Eski akımlar olan esasici ve daimiciler, ders kitaplarının dışındaki hiç bir konunun okula getirilip tartışılmasını istemezler. Ders kitapları amaçtır. Kitaplarda ne yazarsa sadece onlar okutulur. Öğrenciler de kitaplarda yazan ansiklopedik bilgileri sadece ‘ezberler’. Öğretmen ve kitaplar ne derse dogmatik bir şekilde, asla eleştirmeden, doğru olarak kabul edilir ve ezberlenir.

Yüzyıllar boyunca batıda kilise, Osmanlı’da da medrese eğitimi, bu akımlar üzerinde yükseldi; ancak günümüzde bu  anlayış yıkıldı. Tabii ki çağdaş ve sistemli eğitimi olan ülkelerde durum böyle. Bu tip eğitimde toplumsal ve evrensel problem ve sorunlar sınıfa getirilir, öğrencilerle tartışılır ve çözüm önerileri getirilir. Buraya kadar yapılan eğitim akımı ilerlemeciliktir.

Eğer problem ve sorunlara bulunan çözüm önerilerinden sonra eyleme de geçilirse ‘yeniden kurmacılık’ta yol alınıyor demektir. Ayrıca yeniden kurmacılar, ilerlemecileri çok kültürlülük, ırkçılık, işsizlik, açlık ve yoksulluk gibi problemleri dikkate almadıkları için eleştirirler.

Bu tür bir eğitimi kurgulamak için, eğitim sistemine alternatiflerin serpiştirilmesi gereklidir. Özellikle yerel ve evrensel problemlere çözüm getirilebilmesi için ‘sosyal bilimler’ okullara girmeli. Bunun için de okulların eğitim programlarına sayıca çok ‘seçmeli derslerin’ entegre edilmesi şart. Değişik sosyal problemlerin tartışılabilmesi için bu dersler zorunlu.

Buraların sistemsiz eğitiminde seçmeli dersler yok denecek kadar az. Üstelik herkesin alay ettiği gibi ‘zorunlu’ seçmeli dersler diye tuhaf bir anlayış geliştirilmiş; ya seçmeli ya zorunlu; ancak buralarda olacak bir uygulama.

Peki seçmeli derslerin dışında, öğrencilerimizin yerel ve genel problemleri az da olsa öğrenebilecekleri ve çözüm önerisi getirebilecekleri derslerdeki başarıları ne durumda? Diğer bir deyişle sosyal dersler olan coğrafya, tarih ve felsefe grubunda, öğrencilerin kazanımları ne durumda? Yanıt; gerçekten başarı yerlerde sürünüyor.

Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) 2017-18 Giriş Sınavı sonuçları bunu doğruluyor. AÖA giriş sınavında Matematik, Fen, Türkçe, Sosyal ve İngilizce’den 25’er adet soru var. Sosyal bölümde 10 Tarih, 10 Coğrafya ve 5 tane de Felsefe sorusu var. Öğrenciler 25 tane sorudan 5 net yapmak zorunda, yoksa puanı hesaplanmıyor. Öğrencilerin % 65’i tüm alt testlerden 5 net barajını geçemedi.

Barajı geçen yani beş alt dalda 5 net üzeri yapan öğrenci sayısı 79 ve bu öğrencilerin ilk 25’i sınıf diğer 20’si okulöncesi programını kazandılar. 79 öğrencinin Sosyal puan ortalaması 10.45. Sosyal soruların 12.50’ye denk gelen yarısına ortalama çıkamadı. Basit bir anlatımla öğrenciler soruların yarısını yapamadı va ltında kaldı. Puanların modu (en çok tekrarlanan puan) ise 10.5. Tüm derslerden barajı geçemeyen öğrencilerin toplamı 149. Bu öğrencilerin 38 tanesi (25.5%) Sosyal alt testten 5 net yapamadı. Her dört öğrenciden bir tanesi 5 doğru cevap veremedi; yazık. 16 öğrenci ise 3 netin altında.

Ortaöğretimde sosyal derslerdeki başarı düzeyi bu. Öğrenciler Tarih, Coğrafya ve Felsefede %50’lik başarı düzeyinden çok uzak. Yaşadığı coğrafyayı ve coğrafik olgu ve olayları bilmeyen, tarihsel olgu ve olayları bilmeyen, çok fazla lise mezunu öğrenci mevcut. Ayrıca doğru ve tutarlı düşünme becerisi olarak kabul edilen ‘felsefik düşünce’den yoksun öğrencilerin çokluğu düşündürücü. Buraların eğitimi, çağdaş eğitim akımlarının gereği olan problemlere ve sorunlara çözüm önerisi geliştirebilecek nitelikleri kazandıramıyor.

Sözün özü; ortaöğretim ve öncesi ortaokul, öğrencileri çağdaş ve bilimsel niteliklerle donatmaktan uzak, kitabi ve asniklopedik bilgilerle yetiştiriyor. KKTC’deki pekçok problem ve sorununun 43 yıldır çözülememesi ve üzerlerine yenilerinin eklenmesinin en önemli nedeni SİSTEMSİZ KKTC EĞİTİMİ’dir ve aslında onu kurgulayan ESKİ SİYASET’tir.