Köşe Yazarları

KKTC Koronavirüs önlemleri ve  Dünya para politikaları 






Koronavirüs nedeniyle genelde dünyada öncelikle uygulanan, halkın sağlığını koruyucu önlemler, gerekli sağlık malzeme, ilaç, araç ve gereçlerini ve tüm sağlık çalışanlarının düzenli ve koruyucu bir sistem içinde görevlerini yürütmeye yönelik plan ve programlardır. KKTC’de de sağlık konusunda erken kararlar ve özellikle izolasyon ve sağlık çalışanlarının büyük özveri ile dar imkânlar içinde başarı ile çalıştıklarını izliyoruz. Bunun yanında Doktorların eksiklikleri sürekli telaffuz ettiklerini ancak organizasyonda önerilerinin kaale alınmadığı şikâyetleri ile ciddi uyarılarda bulunduklarını da izliyoruz.

Devlet kurumları arasında işbirliği, anlayış ve hizmet önceliğinin  bir zorunluluk olduğunu, halkın sağlık için eve kapandığı bu dönemde her yönden gereksiz gerginliklere gidilmemesi gereği vardır. Ve ayrıca dünyanın yardımlaştığı bu dönemde ordan geldi gelmesin, burdan geldi gelmesin gibi bir lüksümüzün olmadığı bir dönemde gereksiz ve zamansız polemiklere girilmemesi, birlik olma döneminde kırıcı, gereksiz ithamlar ve halkı da huzursuz edici olmamaya en başta dikkat etmemiz gereken bir davranıştır. Özellikle Yönetim kademelerinde bunların tartıştırılması zamanı değildir. Zamanımızı verimli kullanalım. Her dakika ve saatin çok kıymetli olduğu bu dönemde topluma fayda sağlamayan konularla zaman geçirmeyelim, sağlık ihtiyaçlarına odaklanalım …

Ekonomik konularda da Hükümetin dengeli politikalar uygulayarak maddi gücü çok yüksek olanlarla, orta, sabit veya zayıf maddi gücü olanları aynı potada değerlendirmemesi gerekir. Bakın ilk günden gerek işçilerini durduran, gerekse takasa sunulan çeklerin ödeme sürelerinin cezaya girmemeleri açısından 90 gün ertelenen süreyi, kararnamenin eksik çıkması ve yaptırıcı kurallar konmaması yüzünden fırsatçılar nasıl istismar etti ise, Haziran sonuna kadar çeklerin yazılmasına ve onlara da 90 gün erteleme ile  6 aya çıkması da çok istismar edilecektir. Bunu ilk günden o hafta kararname çıktığında yazmıştım. Nitekim şimdi bundan bu kararı alan en üst Yetkililer de şikâyet etmektedir. Elbette ki insanların insafına bırakılırsa çoğu insanların özellikle maddi gücü çok yüksek olup da hep istismara dayalı bir kazanç sağlayanların  bunu kendi menfaatlerine göre değerlendireceklerini en iyi Yöneticilerin bilmesi lâzım.

Devletin özellikle mali Yekililerinin, devletin alacaklı olduğu çoğu taraflardan nasıl vergi ve diğer alacaklarını alırken daima borçlu olan bazı tarafların  her türlü zorluğu gösterdiği, ödemekten imtina ettiğini, kayıt dışı işlemlerini, çok iyi bilmesi gerekir. Çünkü bütün imkânlar ellerindedir ve esasen bilinmesi de gerekir ve biliniyor…

Yetkililerce sürekli Bütçe imkânsızlıkları vurgulanıyor. Vergi toplanmazsa tabii ki sıkıntıya girilir, bütçe hacmi küçülür ve hizmet veremez duruma gelinir. Dolaysız vergiler ve Kazanç vergileri gittikçe düşmektedir. Halbuki büyüyen ekonomi ile kazanç vergilerinin daha da artması gerekir. Bu görevler yerine getirilmezse, halkın zor duruma düşürülmesiyle bedel yine halkın tümüne kesilemez. Kazanç Vergileri son yıllarda bütçe finansmanı içinde yıllık % 30lara’ hatta 2019 da %25  seyretti.. Ve bunun  % 20’si de yine gerek kamu gerekse özelde çalışan ‘bordrolu’ çalışanlardır. Esas kazanç kaynağı Kurumlar Vergisinin, Bütçe toplam finansmanı içinde (son 10-15 yılda ve geçen 2019 yılında) maalesef % 5-6 gibi çok cüzi, ve toplam Yerel Gelirler içinde ise % 5 seviyelerine inmiştir!. Bu durumda, Beyan edip getirenlerden tahsil edilmektedir. Peki Hükümet kazanç vergileri toplayamazsa nasıl devlet faaliyetlerini yürütecektir.? Yürütemeyecek ve gelir uçurumu gittikçe artarak adaletsizlikler, sosyal rahatsızlık, ve yasal haklar ve kamu hizmetleri yerine getirilemeyince  sosyal patlamalar olacaktır.  Kazanç vergileri önceleri % 50-55 ler arasında iken, ve her geçen zaman içinde özel kesim tüm sektörler ve ekonomi olarak bu kadar büyümüşken, toplam Bütçe Gelirleri içindeki kazanç vergileri payı toplanmadığı cihetle  bu kadar  düşerken, bunu tahsil edemeyenler mali durumdan şikâyet etmektedir.!!! Devlet görevlerini yürütebilmek için başka çare yoktur.. Ayrıca alınacak yardımlar da ülkemizin daha refaha ulaşması için yatırımlara ve üretime tahsis edilebilsin..

Koronavirus döneminde Dünyada bu ay ekonomik önlemler açısından  ne yapıldı?

Dünya ülkeleri koronavirüsle mücadele ederken bir çok ülkeler yine 2008 ekonomik krizinde olduğu gibi maliyetleri karşılamak,  halkı ve piyasayı rahatlatmak, ek ödemeleri karşılamak ve hizmetlerin yürütülmesini sağlamak için parasal genişleme politikası uygulamaya başladı. ABD Merkez bankası (FED) bilanço büyüklüğünü bu dönemde  1.7 trilyon $ arttırarak 6trilyon $’ı aştı. Bilanço büyüklüğünü daha da arttıracağı yönünde politika uygulayacağı ve yıl sonuna 10 trilyon$’ı aşacağı tahmini yapılıyor. Yani piyasaya ve dolayısıyla dünya parası olarak 6 trilyon$ı piyasaya sürecek. Faizleri de düşürdü. Ayrıca Tahvil miktarını da 5 trilyonun üzerine çıkardı. İlaveten reeskont kredilerini de bir misli arttırdı. Piyasaya bol likidite sağlamaktadır.

AB Merkez Bankası da parasal genişleme politikası uygulayarak piyasaya bol likidite sunmaktadır. Japonya, Çin ve bir çok gelişmiş ülkelerin uyguladığı politika bu. Para basmak dahil bir çok yöntemle, bütçe ile, kredi hacmi genişletilmesi ile, tahville  para hacmi genişletilecek.

Gelişmekte olan  ülkeler de küresel sermayenin artması ile bu sermaye ve para arzından yaralanabilecek.  Ülkelerin sermaye transferine verecekleri güven ve imkânlara bağlı olarak gelişecektir.  Ucuz borçlanma için de gelişmekte olan ülkeler için önemli bir dönem başlıyor. Ve gelişmekte olan ülkeler de halklarını rahatlatmak ve hizmetlerini yürütmek için bu yolu yani para basma dahil, bütçe ve kredi kanalıyla piyasaları rahatlatmak yolunu seçiyorlar.  Çünkü bu dönemde kısa vadeli gelir etme yöntemi bu olacak.  Piyasayı öldürmemek ve canlı tutmak için akılcı politika budur.

Gelişmekte olan ülkeler de para basacak ancak onlar yeterli rezerve sahip olmadıkları veya cari açık varsa ve varlıkları düşükse enflasyon pahasına olacak. Ancak bu dahi şimdiki durum için bir çare oluyor. Ve ekonomik önlemler daha sonra başka araçlarla ve programlarla enflasyon daha uzun vadede düşürülebilir. Bu gün dünyada yabancı ülkeler yardımlaşma içindedir.  Ve uluslararası para kredi kuruluşlarından kredi ve yardım alma şansları var almaya çalışıyorlar .

Türkiye’de TCMB da parasal genişletici politikalar uygulamaya başladı. Para basma imkânları yanında bu hafta Faizlerde indirim oldu. Ayrıca TCMB hem yeni kredi yarattı hem açık piyasa işlemleri yoluyla portföyünü genişletmeye, hem de ihracatçıya destek sağlayarak piyasada parasal genişlemeye gitti. Ayrıca ‘Devlet İç Borçlanma Senetlerini’ bankaların alım miktarı belirlenecek şekilde TCMB işleme gidiyor..Yani İç borçlanmaya gidilecek. Bankalardan varlık alımına gidiliyor.. Bu dönemde Tarım kesimine de destek verilecek.

KKTC’nin de ülkede para arzını artıracak dış yardım ve destek alması kaçınılmazdır.. Hele şimdi döviz kurları da gittikçe artmakta ve TL. alım gücü daha da zayıflamaktadır. Düşen alım gücü dolayısıyla daha çok paraya ihtiyaç dolayısıyla, Piyasadaki para hacmini paralel olarak arttırmak gereklidir. Yapılacak iş çoktur. Halkı ve piyasayı parasal olarak desteklemek ve rahatlatmak şarttır. Halkın geneline ve fiyatlara yüklenen Dolaylı Vergiler Bütçede % 75’leri buldu. Halk ve ekonomi daha fazla dolaylı vergiyi kaldıramayacak durumdadır.






Başa dön tuşu