Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KKTC Fikri Orakçıoğlu’nu da kurtaramadı…

KKTC denen buralarda 41 yıldır yaşıyoruz; bir toplum oluşturuldu. Burada yaşayıp meslek sahibi olan herkes, KKTC eğitim sistemi ve büyük oranı da üniversiteye devamda TC eğitim sisteminin yetiştirdiği bireyler.
Peki bu meslek sahipleri yani ülkenin her alanındaki problemleri çözmek için burada yetişip, meslek sahibi olan ve mesleklerindeki ‘rol’leri oynayanlar, mesleklerindeki rolleri yerine getirebiliyorlar mı? Sorunun yanıtı belli ‘hayır’.
Koskaca dev gibi adam Fikri Orakçıoğlu’nun yaşamını bile sonlandırdılar. Onu hayatta tutamadılar. Hep beraber başardılar. Siyasetçiler, öğretmenler, doktorlar, anastezistler, hukuk sistemi hiçbiri problem çözecek durumda değil. KKTC eğitim sistemi ve TC eğitim sistemi, 41 yıldır ürettiği insanları ile sonuçta tam bir ‘hiç’i oynuyorlar.
İlkokuldan itibaren öürencilere ‘ezberlemeyi’ öğrettiler. Üniversite sona kadar da öğrenciler hep ‘ezberlediler’.
Siyaset ‘özel hastane’ kurma yeteneğini göstermedi. Doktorlar sağlık problemlerini çözecek becerilere sahip olamadı. Hukuk sistemi dökülmekte. Öyle bir hale getirildi ki hukuk sistemi, parası olmayan hakkını bile aramayacak halde. En basit hak arama için açılacak davanın pul parası ‘1500 TL’. Asgari ücret 1790 TL. Asgari ücretli veya yoksullar hak aramayaz durumda.
Öğretmenler ezber eğitim sistemi nedeniyle, öğrencilerine 21. yüzyıl değer ve normlarını aktaramıyor. İlkokulda kolej, ortaokul ve lisede de LYS nedeniyle, eğitim sistemi ‘dershane’lere teslim olmuş durumda. İlkokulda öğretmenler, ezber sisteminin ürünü kolej nedeniyle, bakanlık kitaplarını okutmuyor. Öğrencilere dershanelerin kitapları dağıtılıyor. Bakanlık uyuyor.
Bu sistemde yetişip, şimdilerde buralardaki üniversitelerden de ve genelde TC’nin öğretim odaklı üniversitelerinden mezun olan meslek sahipleri, mesleklerindeki hiçbir problemi çözecek becerilere sahip değiller.
İnsan, çocuk, kadın, hayvan hakları, çevreye saygı gibi değerler hiçbir meslek sahibinin dert edeceği olgular değilmiş.
Girne eski kaymakamı, ilkokuldan liseye kadar sınıf arkadaşım olan Savaş Orakçıoğlu’nun değerli abisinin ölümü, bizlere bir kez daha bu olguyu yaşattı. İnsan hayatı pamuk ipliğine bağlı. Sorumlular belli; mesleklerindeki çağdaş değerleri edinememiş meslek sahipleri.
Başta ‘ganimet kültürü’, köşeyi dön de nasıl dönersen dön, değersiz değerliler ordusu, torpille makamları dolduranlar ancak gömleği dolduramayan, beceriksiz bireylerin 41 yılda yarattıkları KKTC işte bu.
Bu durum nasıl mı düzlüğe çıkar? Güdümsüz düşünen ve problem çözmeyi içselleştiren bireyler yetiştirilmeye başlanınca. Eğitim sisteminden başlanarak ancak siyasetin elinden kurtulan bir eğitim sisteminden.
Anaokuldan itibaren öğrencilere problem çözmeyi öğreterek. Kendileri meslek sahibi olunca, toplumun  başına bela olacak ezberci meslek sahipleri yetiştirmeyerek. Paranın insan haklarından daha önemli bir olgu olmadığını, öğrencilere küçük yaşlardan öğreterek.
Ama tüm bunları bügünkü siyeset kurgulayamaz. Çünkü siyaset güdümlü. Daha çok kazanma, birilerine yaranmak, birilerinin haklarını koruyarak olay ve olguları kurgulamakta. Kirlenmemiş yasama, yargı, yürütme gerekli temiz bir toplum için. Bunu yapacak olan da siyaset değil.
Artık buralarda da 21. yüzyıl çağdaş toplumlarında olduğu gibi, sivil toplum hareketlerinin kendini göstermesi lazım. Güdümsüz, bilimsel ilkelerle hareket edecek olan sivil toplum hareketleri.
Herkes bıktı usandı geri kalmış KKTC’den. Başka Fikri abileri kaybetmek istemiyoruz. Temiz toplum kurulmalı artık, 41 yıldan sonra. Eğitim sisteminden başlanmalı. Ezberci eğitimden uzaklaşılarak. Her kademede problem çözme becerisini kazandırmayı temel alarak işe başlanmalı. O zaman KKTC denen şeyin de gelişmeye başlayacağı görülecektir. Yoksa bu sistem ile daha çok Fikri abimizi yitireceğiz. Yattığın yer nur olsun Fikri abi.