KKTC bayrağı belirlenirken üç öneri yapılmıştı.
Halen kullanımda olan bayrakla ilgili, Hürriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, “Alelacele çizdik, baskısını yaptık ve KKTC’ye yolladık” der.
Bakınız, “tarihi” olarak nasıl açıklanır KKTC bayrağı:
“Ortadaki ay yıldız Türklüğü, üstteki bar Türkiye’yi, alttaki bar KKTC’yi simgeler. Ayrıca iki ülkenin görünüşte ayrı ama özde aynı olduğunu belirtmek için Türk bayrağının aynı renkleri zemin ve obje renkleri değiştirilerek kullanılmıştır.”
Resmi açıklama bu bayrakla ilgili.
Gördüğünüz fotoğrafı, Yenidüzen Gazetesi arşivinden fotoğraflamıştım…
İki bayrak önerisi daha vardı.
Ortadaki fotoğraf CTP’ye ait…
CTP önerisinde Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı aynen devam edecekti.
Bir farkla…
Sol üst köşesinde de bir “Türkiye Cumhuriyeti” bayrağı olacaktı.
CTP bu öneriyi yaparken ne murat etmişti?
Algılayamadım.
Eğer Yenidüzen Gazetesi olmasaydı yayımlayan…
“Yok, bu CTP’ye iftira atmışlar” diyecektim ama…
Tarih 8 Mart 1984. Gazetenin ön sayfası.
Bir öneri daha var.
O da Kurucu Meclis’te yer alan KTÖS Temsilcisi Arif Hasan Tahsin’e ait.
Merhum Tahsin bir büyük yıldız, beş de küçük yıldız içeren bir bayrak önerisinde bulunmuştu.
Tabii ki, “Türkiye’den gelen bayrak” kabul edildi.
Bu fotoğraf da arşivimde tuttuklarım arasında yer aldı.
“Eğer mevcut bayrak olmasaydı ne olurdu?” sorusunun bir yanıtı sanırım.
Birçoğumuz, KKTC bayrağı dışında bayrak önerisi yapıldığını bilmez.
Ben de arşivden öğrenmiştim.
Paylaşmakta fayda var…
/////////////////////////
Hiç unutmadım

En zahmetli kapı
Ledra Kapısı’nın açıldığı günü hatırlar mısınız?
O ne saçma bir süreçti öyle.
Alt tarafı var olan Güney’e geçiş kapılarına bir yenisi daha eklenecekti.
Türkiye Genelkurmay’ı ile KKTC liderliği birbirine düşmüştü.
“Askeri bölge” denerek, “yaya geçişe” set kurma girişimine karşı, “köprü” bile hayal edilmişti.
Ahali yaya olarak oraya gelecek, geçiş için pasaport, kimlik gösterecek…
Ardından da basamakları bir bir çıkıp karşıya geçecek…
Düşünsenize…
Umarım Sayın Mehmet Ali Talat, bu açılışın yapılması için “kapalı kapılar ardında” neler yaşandığını anlatır.
Sanırım bu kapının hikayesinden bir kitap ortaya çıkar.
Fotoğraf da anlatıyor ki, büyük bir coşku yarattı bu kapı.
Sanki ilk kapının açılışı gibiydi.
BM Genel Sekreteri Ban bile yerinde incelemişti…
Ne zahmetli bir kapıydı…
İyi ki de açıldı…
/////////////////////////////////
Twitledim @husekmekci
Türkiye Başbakanı Erdoğan, FIFA belgesine atılan ortak imzayı selamladı, ta Rusya’dan. “Osmosis olur” diyen düşünce, hızla yalnızlaşıyor dünyadan
///////////////////////
Twitledi
Ayşemden Akın ‏@Aysemden
Küçük’e oy versin diye işe alınan yeni ayrıcalıklı zümreyi sırtımızda taşımak zorunda değiliz! Denktaş’a tavsiye maaşları cebinden versin.
////////////
Her zaman dinlerim
Cem Karaca dendi mi, “Bu Son Olsun…”
Kraldır…
Protest müziğin ilk öncüsüdür…
“Döndüm Baba Döndüm İşte Oh Be” dese de…
“Parka…”
“1 Mayıs” gibi parçaları bir daha söylemese de…
“Safinaz” benzeri bir şarkıyı bir daha dinletmese de…
Cem Karaca kolay olunmadı.
Hangi şarkısını sayayım ki?
Tamirci Çırağı mı?
Resimdeki Göz Yaşları mı?
Hepsi…
Ama benim de favorim “Bu Son Olsun.”
“Bugün sen Çok gençsin Yavrum
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vadediyor
Sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni
Doğarken ağladı insan
Bu son olsun bu son…”
////////////////////
Önermezsam Çatlarım
BÜROKRAT YETİŞMİYOR: Öyle bir sistem var ki kamuda… Artık bürokrat yetişmiyor? Neden? Çünkü kimse “bileğinin hakkı ile kamuda bir noktaya” geleceğine inanmıyor. Umarım 3’lü kararname denen bu “politik garabet” ortadan kalkar…
///////////////
Bir kenara not edin
Ban Ki-moon’a “bizi barıştır” mesajı
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’dan verdiği demeçlerle Kıbrıs sorununa “selam” gönderdi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a sitemi var…
“Annan’ın bıraktığı noktadan ileriye gidemedik” diyor ve çözmek için “sonuna kadar çalışalım” mesajını iletiyor.
Bir kenara dediğini not etmekte fayda var:
“Çalışmayı, Başbakanlığımın ilk yıllarında Sayın Annan ile başlatmıştık. Sonra bu görevi siz Sayın Moon devraldınız ancak buna rağmen hiçbir gelişme sağlanamadı. Yine de Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs liderlerinin görüşme masasına oturması ve sorunu görüşmesi için uğraş verebiliriz.”
Ezberimde
Otuz Beş Yaş şiiri
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
…
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
…
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı TARANCI
////////////////////////
Bu fotoğraf hep aklımda

İyi ki açılmış
Lokmacı Kapısı’nın açılmaya çalışıldığı günlerde… Neredeyse orada yatıp, orada kalktık…
Tüm gazeteciler, sabah orada mesaiye başlayıp, akşam eve oradan gidiyorduk.
Neler neler gördük.
Türkiye Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “açılmaz” dediği ve ziyaret ettiği bir kapıydı burası.
Açıldı…
İyi de oldu…
Biz de burada bol bol hatıra fotoğrafı çektirmiştik o günlerde.
Bir grup gazeteci…
Özmen Yılancılar, Aziz Karaziz, Fayka Kişi, Meltem Sonay ve Hasan arkadaşımızla bu fotoğraf hoş bir anı olarak kaldı arşivlerde…
































