Alayköy’de faaliyet gösteren Harem Gece Kulübü’nde 11 Eylül tarihinde 34 yaşındaki Hüseyin Demir’i ve 26 yaşındaki Siham Benchargu’yi tabancayla ateş ederek öldürmekle suçlanan uzman çavuş Kubilay Güler’in duruşması dün mahkemeye sunulan emareler ve Başsavcılık tarafından dinletilen tanıklarla devam etti.
Devrim DEMİR
Yargıç Meltem Dündar huzurunda görüşülen cinayet duruşmasında 96 emare mahkeme huzuruna sunuldu. Cinayetin işlendiği olay yerinden, Siham Benchargu, Hüseyin Demiri ve sanık Kubilay Güler’in kıyafetleri, gece kulübünde bulunan 9 numaralı odadaki birçok emarenin yanı sıra cinayette kullanılan, 9 mm silah, canlı mermiler ve boş kovanlarda emareler arasındaydı.
“Teslim olma anını cep telefonuma kaydettim”
Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde görevli polis müdür muavini Mahmut Barış Sel, mahkemede 14. tanık olarak dinletildi. Mahmut Barış Sel, 11 Eylül tarihinde bir çatışma olduğunu ve olay yerinde görevlendirildiğini anlattı. Kubilay Güler’in teslim olma anını ve konuşmalarını kendi cep telefonuna kaydettiğini söyleyen Barış Sel, “Kubilay Güler’in asker olduğunu öğrendiğimiz andan itibaren askeri yetkililerin olay yerine gelmesini sağladık. Tasarrufunda bulunan ve 2 kişiyi öldürdüğü tabancayı başına dayayarak polislerin uzaklaşmasını isteyen Kubilay’ın görüntülerini kendi cep telefonuma kaydettim” şeklinde anlattı.
Müfettiş muavini olguları aktardı
Harem cinayeti ile ilgili 15. tanık olarak mahkemeye dinletilen olayın soruşturma memuru müfettiş İsa Sevindik, cinayetin ilk gününü anlattı. Müfettiş İsa Sevindik, cinayet haberinin üzerine soruşturma memuru olarak Baş Müfettiş Aslan Coşkun’dan emir aldığını ve olay yerine giderek soruşturma başlattığını söyledi. Görgü tanıklarından bilgi aldıktan sonra olayın meydana geliş şekli ile ilgili kamera kayıtlarının incelenmeye alındığını kaydeden Sevindik, cinayetin Harem Gece Kulübü içinde program odaları diye adlandırılan bölümde meydana geldiğini kaydederek, şöyle devam etti: “Gece kulübünde inceleme başlattık ve program odaları diye adlandırılan bölümde biriken kan izlerini tespit ederek inceleme başlattık. Odaların bittiği yerin dışında ve duvarında tespit edilen kan izlerinin ardından olay yerinde gerekli fotoğraflama ve emare işlemlerini başlattık. Yaptığım sorgulamada sanık Kubilay Güler’in KTBK uzman asker olduğunu ve gece kulübünde konsomatris olarak çalışan Fas uyruklu 26 yaşındaki Siham Benchargu ‘Natya’ lakaplı kadının sürekli müşterisi olduğunu öğrendim.”
“Sanık cinayetten bir gün önce kulüpte kaldı”
Müfettiş İsa Sevindik, cinayet günü yaptıkları soruşturmada uzman asker Kubilay Güler’in 11 Eylül tarihinde Harem Gece Kulübü’ne saat 01.40 sıralarında giderek, gerekli ödemeyi yaptıktan sonra 9 numaralı odaya girdiklerini ve sabah saat 08.15 sıralarında odadan konsomatris kızla çıktığını kaydetti.
Sanık gönüllü ifade vermek istedi
Müfettiş İsa Sevindik, Kubilay Güler’in asker olduğu için soruşturma amaçlı Merkez Komutanlığı’na götürüldüğünü söyledi. Sevindik sanığın “ikisini de öldürdüm ama sebebim var, uzun hikaye dinle” diyerek gönüllü ifade vermek istediğini belirtti.
Sanığın ifadesi müfettiş tarafından mahkemede okundu
Tanık polis müfettişi İsa Sevindik mahkemede sanıkla ilgili yaptığı soruşturmayı anlatmaya devam etti. Mahkemeye sunulan emarelerin içinde yer alan sanık Güler’in ifadesi soruşturma memuru İsa Sevindik tarafından okundu.
“İkimiz de aşıktık”
Cinayetle ilgili dün gerçekleştirilen duruşmada, sanık Kubilay Güler’in cinayetin ardından polise gönüllü verdiği ifade müfettiş İsa Sevindik tarafından okundu. Kubilay Güler soruşturma memuruna “bu işin öncesi var” diyerek şu şekilde ifade verdi: “Eylül ayında Natyay’la tanıştım ve birbirimize aşık olduk. Maaşımı onun için harcıyordum, onu kullanmasınlar diye para ödeyip dışarı çıkarıyordum gezdiriyordum çünkü ona aşıktım. Atışlar için Türkiye’ye gittim oda ülkesi Fas’a dönmüştü. Sürekli telefonda görüşüyorduk, beni görmek için İstanbul’a geldi. İzin alamadığım için görüşemedik ve aramız bozuldu. Ben Kıbrıs’a geri döndüm ve mayıs ayında Natya cep telefonuma mesaj atarak geri Kıbrıs’a geldiğini ve tekrar işlemeye başladığını beni görmek istediğini yazdı. Görüştük ve yine birlikte olmaya başladık. Ev kiraladım, birlikte gezdik beraber kaldık onu bu hayattan kurtarmak istiyordum ve bunu orda çalışan herkes biliyordu. 10 Eylül akşamı ev arkadaşlarımla evde biraz alkol aldıktan sonra, taksiyle Harem Gece Kulübü’ne gittim. Kapıda 300 TL vererek Natyay’la sabaha kadar aynı odada kaldık. Aklımda onu sadece o hayattan çekip kurtarmak vardı. Kapıcı Hüseyin Demir’i ile o sabah konuştum ve bugün şimdi kızı buradan alıp gitmek istiyorum dedim bana küfür ederek, kızı başka birine vereceğini söyledi. Öfkeyle Natyay’la konuşmak için paravanın arkasına geçtim, bana artık beni istemediğini bütün işlerini mahvettiğimi söyleyerek yüzüme tokat attı. Gözüm aniden döndü alnına silahı dayadım ve onu vurdum. Hüseyin üstüme geliyordu onu da vurdum, garson vardı ona da ateş ettim ne oldular bilmiyorum. Çok pişmanım.”
































