Köşe Yazarları

KISACA TAKILDIĞIM OLAYLAR…


Keşke biraz daha bekleseydik diyecektim, serzenişim dilimin ucunda dondu! Ve sonunda korona virüsle tanıştık! İnşallah ülkeyi beğenmez tez zamanda ayrılır aramızdan..

Geçiyorum. Belli ki hükümet  ne kadar tedbir alırsa alsın yeterli olmayacaktır. Üstelik  şimdi de iki arada bir derede kaldı.     Çünkü uzun süreli karantinalı günlere dönemez dönse de kimseler 14 gün karantina’da kalma pahasına ülkeyi ziyaret etmez.

Mevcut kararla vaziyetler ne kadar idare edilir bilinmez ama inşallah diyoruz başlarımızı virüs balası sarmaz. Ki bir arkadaşım bakın bu “normalleşme” olayını nasıl bir fıkra ile özetledi:

“BÜYÜK bir hastanenin iki doktoru ağır mesaiden sonra azıcık hava almak için  yürüyüşe çıkmışlar. Yürürken bakmışlar önlerinde yaşlıca bir adam, yürümekte zorlanıyor. Eğile büküle, yan yan yürüyor.      Bir süre adamı izleyen iki doktor aralarında iddiaya girmişler. Biri “bu adamda bel fıtığı vardır” demiş. Diğer doktor ise hayır kalça kırılmasıdır demiş.. Bir karar veremeyince de adama soralım demişler ve ve sormuşlar:

“Biz doktoruz iddiaya girdik sende ya bel fıtığı var yada kalça kırılması. Hangisidir?   Adam cevap vermiş:

“İkiniz de bilemediniz. Kaldı ki önce ben de bilemedimdi! Şöyle ki yellenmem geldi yelleneyim derken üzerime sıçtım!4 Bu nedenle böyle çarpık yürüyorum!..”

Sandık ki normalleşeceğız! İnşallah beter olmayız!                                                                                                     ***

MARAŞ konusunda birinci derecede söz sahibi olan siyasilerden biri de Sn. Dışişleri Bakanı Özersay’dır..

Geçtiğimiz gün uzun bir suskunluğun ardından “Kapalı Maraş”ın açılması konusunda görüşlerini ortaya koyarken özetle şunları söyledi:

“…Maraş konusu bir vaatten öte birikim, araştırma ve dünyanın olurunu alabilecek bilgiyi gerektirir. Kapalı Maraş ezberlenmiş üç beş kelimeyle hayata geçirilemez…”      Oysa tam aksine Sn. Başbakan Tatar da “açacağım da açacağım” diyor, belli ki üzerinde baskı var..                                     OLAY bana Bizans’ın en büyük eserlerinden olan bu nedenle  “UNESCO’nun dünya mirası” listesinde yer alan Ayasofya’nın ibadete açılmasını hatırlatıyor ve gayriihtiyari soruyorum:   İstanbul’da cami mi kalmamış? Sıkıntısı mı var? Yanıbaşındaki Sultan Ahmet Camisi ihtiyaca cevap vermez mi?                                            “Hayır” diyor Cumhur İttifakı.. Bu Cami ibadete açılacak bu konuda tek söz sahibi ülke Türkiye Cumhuriyetidir ötesi ülkeleri ilgilendirmez!”

“Ötesi ülkeler” dediği Hristiyanlık dünyası  da diyor ki “Kilise olarak yapılan Ayasofya’yı hadi Ortodoks cemaatinin ibadetine açmıyorsunuz, bari müze olarak kalsın, ille de Müslümanlaştıracağım inadından vazgeçin..”

MARAŞ’a dönüyorum: Kaç kezdir yazıyorum. Kapalı Maraş bölgesi açık olanının kıyı şeridinden ibarettir ki  tutun ki kentin bir mahallesi esamesindedir ama dizi dizi turistik otelleriyle..                                        Ki neredeyse denizin içinde olan bu  otellerin kaçı restore edilecek durumdadır belli değil! Yıkılıp yeniden yapılsalar “kimler yapacak” olayı var!  Yanı sıra  yeni bir planı gerektirecek çünkü mevcut oteller neredeyse denizin içine kadar sokuşturulmuştu,  öğleden sonra gölgelerinden dolayı sahil güneş görmüyordu.. Bu konuda da epey eleştirilere uğradıydı..

VESSELAM  tam bir fasarya! Fakat Türkiye’li turizmcilerin yatırımcıların  iştahını kabarttığı.. Buradaki ilgili yatırımcıların ağzını sulandırdığı.. Rant peşinde koşan para ağalarına büyük fırsatlar açtığı bir gerçek! Ki en büyük gerçek “yap sat, sat yap, yık yap, yap yıktır!”

ÖZETLE birkaç cümlesini aktardığım Sn. Özersay’a dönüyorum: Demek istiyordu ki açıklamasında “Maraş’ı açmak çocuk oyuncağı değildir. Bu işin bir raconu vardır. En önemlisi de dünyanın “olurunu” almaktır..”

Eğer “bize ne dünyadan” diyorsanız tabi Dışişleri Bakanı da olsa Sn. Özersay’ı dikkate almazsınız ama soralım:

Sn. Tatar, Maraş ötesinde turizme kazandırılacak yer mi kalmadı? Mevcutları çok mu mamur ettik? Müzakereler başladığında koz olarak kullanılacak bu kadavranın yerine nereleri vermeyi düşünüyorsunuz? Yine milleti göç yollarına mı düşüreceksiniz?..

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı