15 Temmuz 1974’tte Yunanistan ve EOKA B, MAKARİOS’U ÖLDÜRMEK ve Yunanistan’ın Kıbrıs üzerindeki hakimiyetini arttırmak için kanlı bir darbe yaptı. Bu darbe sırasında 20 Temmuz 1974e kadar olan sürede 3000e yakın RUM insan öldürüldü.
Bülent Ecevit, Kıbrıs Anayasasındaki Garanti Antlaşmasındaki müdahale maddesini anımsatarak İngiltere ve ABD ile temasa geçti. Yunanistan’ın askeri harekatını durdurmasını, aksi halde müdahale edeceğini duyurdu.
Yunanistan, askeri müdahalesini durdurmayınca, Ecevit aşağıdaki tarihi konuşmasını yaparak Kıbrıs’a müdahale etti.
“ Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’a indirme ve çıkarma harekâtına başlamış bulunuyor. Allah milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Bu şekilde insanlığa ve barışa büyük hizmette bulunmuş olacağımıza inanıyoruz. Öyle umarım ki, kuvvetlerimize ateş açılmaz ve kanlı bir çatışmaya yol açılmaz. Biz aslında savaş için değil, barış için, yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada’ya gidiyoruz.”
Bu tarihi konuşmanın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Kıbrıs’ta barış bir türlü gerçekleşmedi. Aksine ada iyice bölünerek, ayrı ayrı yönetimler oluştu.
Tayyip Erdoğan ve o yıllardaki EKİBİ , iktidarlarının ilk yıllarında Kıbrıs Sorunu bitİmek amacıyla ANNAN PLANına ve MONTANA SÜRECİNE destek verdiler.
Bu politikalar Rum kesiminden destek görmeyince, Erdoğan, politikasını Kıbrıs’ta iki ayrı devlet temeline oturttu. Kuzey Kıbrıs’taki seçimlerde, istediği adayların seçilmesi için her tür gücü kullandı.
Şimdi 14 Mayıs’ta Türkiye’de CUMHURBAŞKANLIĞI ve MİLLETVEKİLİ seçimleri yapılacak.
Bu seçimlerde Erdoğan’ın karşısında MİLLET ittifakı adayı olarak Kılıçdaroğlu olacak.
Şimdiye kadar yapılan anketlerde Kılıçdaroğlu’nun , NORMAL koşullarda seçimi kazanacağı öngörülüyor. Bu arada Millet ittifakı özellikle AB çevrelerinden destek almaya çalışıyor:
CHP Genel Başkanı ve Millet ittifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dış Politika uzmanı ve CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, Batı ile iyi ilişkiler kurmaya başladı: Çeviköz, Almanca yayın yapan NEUE ZÜRCHER ZEITUNG gazetesine bir değerlendirmede bulundu:
Çeviköz,Kıbrıs Meselesine ilişkin çözümün adada yaşayan toplumlar tarafından bulunması gerektiğini söyledi.
Çeviköz, Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs’ın içişlerine karışmaması gerektiğini vurguladı…
Kıbrıs’a gelince, çözümün adadaki iki toplum tarafından bulunması gerekiyor.Bizim tavrımız, Ankara’nın Kıbrıslı Türklerin İÇİŞLERİNE ve Atina’nın da Kıbrıslı Rumların İÇİŞLERİNE KARIŞMAMASI gerektiğidir.
Türkiye AB ilişkileriyle ilgili olarak da Çeviköz,”Ben buna inanıyorum.Sorunların birçoğu, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün geliştirilmesiyle ilgili.İttifakımızdaki Partiler için, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi en önemli önceliktir…
Çeviköz, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamakla yükümlü olduğunu, muhalefetin iktidara gelmesi halinde “İNSAN HAKLARI” ve “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ” gibi alanlarda “İLERLEME” adına “olumlu sinyaller VERİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.
Ünal Çeviköz’ün beyanatı yeni ve farklı bir yönelimi ifade edecekse, Türkiye için doğru yol bulunabilir.Erdoğan politikalarına devam edilecekse, ekonomik ve siyasi bunalımdan çıkış beklenmemelidir.
































