Köşe YazarlarıSürmanşet

KIBRISTA TARİHİ ŞANTAJLAR ve HEDEFLER











Kıbrıs sorununun önemli dönemeçlerinde dış güçler kendi istedikleri politikaların hayata geçmesi için, şantaj kartını sık sık kullanmışlardır.




Bunlardan en önemlisi, 1960 Antlaşmasını imzalamayan Makarios’a karşı İngiliz İstihbarat örgütünün yaptığı şantajdır.



15 Ekim 2017’de Yeni Düzen de yayınlanan bir yazıda, Hürriyet ten Ayşe Arman’a gazeteci Murat Yetkinin anlattıkları şöyle yazılmıştır.

“ O dönem, İngiliz istihbaratı, herkesi dinlemeye alıyor.Hem Türk tarafını, hem Rum tarafını.Kanıtlamaya çalıştıkları da, silahlı örgütlerle bağlantıları…

Dinleme yaparken Makarios’un renkli cinsel hayatına rastlıyorlar. “Oldukça sıra dışı cinsel eğilimler içerisinde.”

Londra Konferansı toplanıyor.Kıbrıs antlaşmasının bir önceki toplantısı.Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluş antlaşması.Ama Makarios direniyor.Bir türlü  imza atmıyor.

İngiliz  sömürge idaresi,Makarios u odasında ziyaret ediyor. İmzalamaması durumunda, özel hayatının yarın tüm gazetelerde olacağını söylüyor.

Ertesi gün Makarios saatinde gidip antlaşmayı imzalıyor .

Güney’deki etkili gazeteciler, Annan Planı sürecinde son iki güne kadar EVET yönünde karar üreten AKEL’in liderine Rusya yetkililerinin uğradığını ve Hristofyası Şantaj ile HAYIR cephesine son anda kattıklarını özel sohbetlerde dillendirmektedirler.

Kuzey’de Başbakan Ersan Saner’i istifa noktasına getiren kasetin ,Yurt dışından yayınlanarak yürürlüğe konması, bu kaseti yayanların DIŞ BAĞLANTILAR olması ihtimalini arttırmaktadır.

Gerek Ersan Saner, gerekse Ersin Tatar Türkiye’ye çok yakın bir siyasi gelenekten gelmektedirler.

Bu dönemde ABD ve diğer AB ülkelerinin Türkiye’deki Elçilikler adına yayınladıkları eleştirel bildiride  demokrasi ve İnsan haklarına vurgu yapılmaktaydı.

AB de  enerji krizi , AB yi Rusya’ya daha da bağımlı hale getirmektedir. Kıbrıs Sorununun çözümü halinde, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılması kolaylaşacaktır.

Türkiye’deki iktidarın AB ‘ye yönelmesi ve buna bağlı olarak Kıbrıs Sorununun çözümlenmesi en fazla Amerika ve Batı’yı rahatlatacaktır.

Tam da bu dönemde,Kuzey Kıbrıs’ta çözüm istemeyen baştaki hükümet Başbakanının bir skandal kaset ile, siyasi arenadan uzaklaştırılmak istenmesi, sadece DIŞ GÜÇLERİN yapabileceği bir hamledir.

Aslında Ersan Saner’e yapılan bu hamle, Tatar’a ve Türkiye’deki destekleyicilerine karşı yapılmıştır.  Bu hamleyi, UBP nin kurultayına karşı, belli bir tarafı etkisiz hale getirme hamlesi olarak düşünmek, en büyük yanılgı olacaktır.

Türkiye’nin bu hamleye karşı tavrı, önümüzdeki muhtemel gelişmeleri yönlendirecektir.





Başa dön tuşu