Poli

Kıbrıs’ta Nergis zamanı…

Kıbrıs’ta yağan yağmurlardan sonra doğa, uyanışa geçip en güzel renklerini sunmaya başladı. Doğanın uyanışa geçmesi ile birlikte, yüzünü gösteren  ilk çiçeklerden biri olan nergis de,  bu hareketlenmeye ortak oldu.

Kıbrıs’ta yaşam sürüp de, nergisi bilmeyenimiz hemen hemen yok gibidir. Hiç tartışmasız nergis, Kıbrıs doğasının en güzel renklerinden biri olma özelliğini her daim koruyor…

Kıbrıs’ın birçok yerinde Mergiz olarak telaffuz edilen bu alımlı çiçek, ‘Nergisli’ isimli bir köye de ismini vermiş durumda.

Lefkoşa –  Mağusa yolu üzerinde yer alan “Nergisli” köyü civarındaki köy çocuklarının yol kenarlarında, demet demet nergis sattıkları hepimizin aklında. Ancak, hemen şunu da belirtmekte fayda görüyorum, çevre örgütleri yapmış oldukları açıklamalarda, doğa da yetişen çiçeklerin bu şekilde ticari maksatla kullanılmaması gerektiğine ve doğal türlerin yasa ile koruma altında oldukları hususuna vurgu yapmıştı. Çiçek, doğasında güzeldir…

Büyüleyici kokusu ile insanları etkileyen,  nergis çiçeğinin mitolojik söylencelere konu olmuş bir de hikayesi var. Geçtiğimiz seneki Poli dergisinde, paylaştığım bu etkileyici hikayeyi, yeniden gözden geçirerek sizlerle paylaşmak istiyorum.

 HÜZÜNLÜ BİR MİTOLOJİK AŞK SÖYLENCESİ

Bugün anlatacağım hikaye, nehirdeki suya bakarken kendi görüntüsüne aşık olan yakışıklı Narkissos ile sesin yankılanmasının temsilcisi EKHO’nun (Eko) birçok sanatçıya ilham olmuş hüzünlü aşk hikayesidir.  Bu mitolojik hikayeyi okuyup etkilenmemek mümkün değil.  Mitolojik söylencelerdeki hayal gücünü, oldum olası çok beğenmişimdir. Çünkü hepsinde, bizleri düşündüren, ince derinlikler var… Ne yazık ki, nergis mitolojisinin konusu kibirdir.

Nergis kibirli bir çiçek midir? Bence hayır, mitolojiye göre, ona bu anlam yüklenmiş olsa da, nergis, sarı beyaz çiçekleri ile  hem çok alımlıdır, hem de öne eğik başı ile  adeta alçakgönüllülüğün yansımasıdır… 

KARŞILIKSIZ AŞKIN YANKISI: NARKİSSOS VE EKHO

NARCISSOS,  bir peri ile insanın, biraz da  kendini beğenmiş yakışıklı oğludur. Dünya daki en yakışıklı erkeklerden birisi olan Narkissos’a, annesi şu tavsiyede bulunur. ‘ Sen çok yakışıklısın ama kendi güzelliğini görmezsen çok daha uzun sure yaşayacaksın’. Hikayemizin diğer kahramanı, Ekho da, oldukça güzel bir peri kızıdır. Ekho, yani yankı, herkesten uzak yaşamayı ve yalnız dolaşmayı seven bir karaktere sahipti. EKHO, Zaman zaman ona aşık olanları karşılıksız bırakmakta ve bir türlü sevebileceği birini bulamamaktaydı.

EKHO, bir gün dağlarda dolaşırken, Narcissus  ile karşılaşır ve onu görür görmez aşık olur. Ancak kibirli delikanlı bu aşka cevap vermez ve Ekho dağlara dönerek üzüntüsünden kahrolur, aşkını dağlara anlatır, bu karşılıksız aşk adeta onu eritir yok eder.  Bu kedere çok dayanamaz ve bedeni ölüp dağlardaki kayalara dönüşür.  Geriye kayalarda yankılanan sesi kalır. Sadece bir ses, yankı (Echo) olarak kalan güzel peri kızı son nefesini vermeden önce şu cümle ağzından çıkar.

Dilerim o da benim gibi sevsin ve sevdiğine kavuşamasın.”

NERGİS ÇİÇEKLERİ

Bu duruma çok üzülen  Olympos Tanrıları, Narcissus’un katı yüreğine bir ceza vermek ister ve onun da yüreğine bir büyü ile aşk ateşi düşürür. Bir gün sürekli yaptığı gibi dağda avlanırken,  bir nehir kenarında durup, su içmek ister. Ancak, su içerken, suda yansıyan kendi siluetini görür ve kendi kendine aşık olur. Daha önce fark etmediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. O ana kadar, kimseyi sevmediği kadar sevmiştir, kendi görüntüsünü. Kendi kendine aşık olmuştur. Bu sefer gerçekten sevmiştir. Günlerce, siluetine bakarak oradan ayrılamaz. Sevdiğini elde etmek ister ancak bunu bir türlü başaramaz. Sonunda kendi görüntüsünü yakalamak için suya eğilirken dengesini kaybederek düşer ve boğulur.

 Bazı kaynaklara göre ise, yerinden kıpırdamadan kendini seyreden, Narcissus bitkin ve bitap düşerek, her gün biraz daha eriyerek göl kenarına yığılıp kalır. Öleceği anda, kendi görüntüsüne “Kal Sağlıcakla” der. EKHO bu ölümü izlemektedir ve bu vedaya sesin yankısı  şu şekilde cevap verir ‘Kal Sağlıcakla’.

NARCİSSUS’un Öldüğü yerde nergis çiçekleri yeşerir. Nergis, bu günden sonra kendini beğenmişlerin sembolü olur.  Eden bulmuş mudur? Orman tanrıçaları, hemen göle yaklaşarak göle sorar: “Neden ağlıyorsun? Narkissos çok mu yakışıklı bir delikanlıydı?”. Göl cevap verir: “Narcissos için ağlıyorum, ama onun yakışıklı olduğunu hiç fark etmedim ben. Narcissos için ağlıyorum çünkü sularıma eğildiği zaman, gözlerinin derinliklerinde kendi güzelliğimin yansımasını görebiliyordum.” 

NERGİS’TEN NARSİZME

Nergis çiçeğinden, Narsizim doğmuştur. Narsizm, kendini aşırı beğenme ve kendi kendini övme hali olarak tanımlanır. Ekodan ise  sesin yankısı doğmuştur. Nergis, Narsizim ve Eko söylenceden arda kalanlardır.
Nergis çiçeğinden nerelere geldik. Son olarak şuna belirtmek istiyorum: İnsan, güzelliği dışarıda arayacağına kendi içinde aramalıdır. Çünkü, kendini beğenmiş bir insanın başka  birisini, gerçekten sevmesi olanaksızdır. O yüzden, SEVGİ ve İÇ GÜZELLİK her şeyden çok daha önemlidir…

Samimi ve daimi sevgi, her zaman rehberiniz olsun.

Hasan Karlıtaş | Poli | [email protected]




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı