Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

KIBRISLIYIZ, ORTA DOĞUYA KOMŞUYUZ

Erdoğan Özbalıkçı

Coğrafya, birçok gelişmenin nedenleri arasında önemli bir faktördür.

Kendi doğduğunuz yer, sizi bütün hayatınız boyunca etkileyecek çelişkilerin de kaynağıdır.

Kıbrıs, Orta Doğu enerji kaynaklarının hemen yanında, bazılarının tabiriyle BATMAYAN bir uçak gemisidir.

Kıbrıs adasının çevresinde potansiyel enerji kaynaklarının da bulunması, DIŞ KARIŞMACILIĞI teşvik eden başka bir dinamiktir.

Bu nedenle, Kıbrıs Sorununu Türk ve Rumların iç sorunu olarak görmek kadar tehlikeli ve sığ bir bakış açısı olamaz.

Kıbrıs’ta yaşayanlar sorunu Türk-Rum çatışması olarak gördükçe ve kendi dar ulusal çıkarları penceresinden baktıkça,  kendi toplumlarına büyük kötülük yapma şansını dış güçlere vermektedirler.

İsrail Filistin ardından İsrail- Lübnan çatışmalarında , BÖLGEDEKİ ÜLKELER  kendi tutumlarını belirleyecek çizgiye hızla sürüklenmektedirler.

İsrail, gözünü İran ile çatışmaya çevirmiştir. Ona bu cesareti verenin Amerika ve bazı BATILI ÜLKELER olduğunu  gözden kaçırırsak, büyük bir yanılgı içerisine düşeriz.

Kıbrıs’ta Türk ve Rumlar arasındaki  çelişkiler, dış güçlerin bu çatlaklardan faydalanarak Orta Doğu için   çıkarlar elde etmelerine yol açmaktadır.

Adada bulunan İngiliz Egemen Üsleri, Orta Doğu’daki bu çatışmanın tam ortasındadır.

Bir süre önce HİZBULLAH, Kıbrıs’ı uyarmış ve İsrail yanlısı politikalarını sürdürmeye devam ederlerse, Kıbrıs’ın da çatışma alanı olacağını söylemişti.

İsrail’in Orta Doğu’da hakimiyet alanını genişletme çabaları, bir süre sonra başka güçleri de devreye sokacaktır.

Türkiye hükümeti yetkilileri, İsrail’in hedefleri arasında İstanbul ve Ankara’nın da olduğunu, buna karşı tedbir aldıklarını söylemektedirler.

TÜRKİYE’Lİ YETKİLİLERİN BU DEMEÇLERİNE  Rum tarafı gereken önemi vermemektedir. Oysa tehlike hemen yanı başımızdadır.

Türkiye, İsrail’e karşı bir ULUSLARARASI CEPHE kurmaya çalışan ana ülkelerden biridir.

Bu çalışmaların İsrail’in fanatik yöneticileri arasında tepki topladığı bilinmektedir.

Zaten İsrail, Türkiye’ye karşı , özellikle Suriye sınırları içerisinde silahlı mücadele yürüttüğünü söyleyen güçleri, Amerika ile birlikte desteklemektedir.

İsrail’in İran’a karşı maceracı bir çatışma çizgisine yönelmesi, arkasında Amerika olduğı için, beklenmelidir.

Amerika’nın bölgesel hakimiyet adımlarını mutlaka Çin ve Rusya da izlemektedir.

Doğu Akdeniz’in Amerika’nın kontrolünde bir bölge olması ve İsrail’in vurucu güç olarak teşkilatlandırılması, bölgede ve dünyada hep pasif olarak izlenecek noktayı çoktan geçmiştir.

Kıbrıslılar coğrafya’nın kendilerine  nasıl bir oyun oynama potansiyeline sahip olduğunun ,ne yazıktır ki, bilincinde değildirler. Oysa tehlike kapıdadır.Hatta kapıyı aralamış, fırsat kollamaktadır.

Bu beladan az zararla çıkmanın yolu ,Kıbrıs Sorununu şartsız çözme girişimini desteklemekten başka bir şey değildir.