Köşe Yazarları

Kıbrıslının çilesi


Bu korona günlerinde, Kıbrıs’ın bir bütün olduğu ve bölünmesinin mümkün olmadığı iyice ortaya çıktı.

Güney Kıbrıs’ta çalışan insanların, işlerine gidememelerinin dramı, öğrencilerimizin yarım kalan eğitimleri bazı politikacılara hala ders olamıyor.Bu politikacılar, Rum olsun, Türk olsun,  hiç fark etmiyor.

Güney’de yaşayan ve doğdukları, atalarının toprakları, evleri Kuzey’de kalan Rumların önemli bir bölümü, Kuzey’i çok özlemektedirler.

Hemen hemen her gün, bir Rum arkadaş kapıların ne zaman açılacağını sorgulamaktadır. Bu sorgulama, bir müddet sonra, kapıları açmak istemeyenlere karşı protesto eylemlerine, kesinlikle dönüşecektir.

Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Türkler, zaten işlerine ve eğitimlerine gidemedikleri için, eylemlere başladılar.

Kuzey’de bir de Pile sorunu var. Pile’liler ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamıyorlar. Kapalı hayatlarına ne kadar dayanabileceklerini düşünen yok mu?

Tepebaşı’ndaki feci yangın, ilk defa, Kıbrıslı Rumların da yangının söndürülmesinde destek olmalarını sağladı.

Kuzey’deki fanatik insanlar, Rumların yangına karşı işbirliğine, hiç sesini çıkartamadılar. Zorunluluk, her iki toplumun ortaklaşa hareketini dayatmaktadır.

Komşu komşuya muhtaçtır söylemi, yangın olunca, hemen hatırlandı.  Oysa, ada’nın bölünmesinin devam etmesinin bilançosu, yangın felaketinden de büyüktür.

Rum topraklarını ve evlerini yağmalamanın bedeli, Kuzey’de yaşayanların Uluslar arası toplumla bütünleşememesidir.

Rumların Türklerle, eşitlik temelinde, Ada’nın yönetimini paylaşmamanın bedeli de, Kıbrıs’ın üzerinde askeri güçlerin ve üslerin bulunmasıdır.

Bu durum, Kıbrıslıların çoğunun çıkarlarına hizmet etmemektedir.

Korona , hem Kuzey’de, hem de Güney Kıbrıs’ta artık etkisini kaybetmiştir. Rum kesiminde günde 3-4 vakanın görülmesi, pek de büyütülecek bir durum değildir.

Türkiye’de korona’dan ölümler devam ederken ve her gün yeni korona vakaları görülürken, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki hava ulaşımının başlaması gündemdedir.

Rum kesimi de uluslar arası uçak yolculuklarını yeniden başlatmayı tartışmaktadır.

Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve benzeri yerlerden insanların yeniden Kıbrıs’a getirilmesi düşünülür ve bu konuda adımlar atılırken, Kuzey ile Güney arasındaki sınır kapılarının açılması için herhangi bir adım atılmaması, hiç de doğru bir uygulama olmayacaktır.

Kıbrıslıların tümü, Korona günlerinden sonra, yeni bir yaşama hazırlanırken, kendi aralarında, ulaşım ve karşılıklı çıkarlar temelinde ziyaretler sorununu çözemezlerse, bunda, kesinlikle bir art niyet aranacaktır.

Zaten, birçok insan bu art niyeti görmektedir. Ancak Kıbrıs bölünemeyecek kadar küçük bir adadır.

Her iki toplumun insanları, yüzyıllarca beraber yaşamış insanlardır.

Milliyetçilik mikrobunun, her iki toplumu çok zor durumlara düşürdüğü dersi , artık iyice ortaya çıkmıştır.

Bu Çile’nin bitmesi için, Kıbrıslılar  ortak mücadeleye daha da fazla katkı koymalıdırlar. Çilenin bitmesinin başka yolu yoktur.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı