Şarkıcı Hadise “Erkek sanatçıların biçimsiz vücutları, koca kafaları, cılız kolları haber olmazken, kadınlardaki selülitin manşet olması kadına şiddettir” dedi.
…
Kadın ve erkek vücudu heykeltıraş ve fotoğrafçılar için önemli bir “obje”dir.
Doğrudur.
Kadın selülitinden hoşlanmaz, erkek de şişmiş karnından ya da deforme olmuş vücudundan.
O halde objektife yakalanmak her ikisi için de hoş değildir.
…
Bir zamanlar heykeltıraşlar erkek ve kadın vücudu üzerinde büyük eserler meydana getirmişlerdir.
Antik Yunan’da erkek ve kadının taşa çevrilen vücutları, anatomik özellikler de göz önüne alınarak estetik kazandırılmaya çalışılmıştır.
O eserlerde erkek vücudu heybetli, kadın vücudu çekici olarak canlandırılmaktadır.
…
İsa’nın sıska ve görünen kaburga kemiklerini yansıtan bir heykel, Herkül’ün (Zeus’un oğlu Herakles) heykeli yanında ne kadar çekici olabilir ki?
Ama kimse İsa’nın vücudu ile uğraşmaz.
Heykeltıraş da onu Herkül gibi yapmaz.
İsa heykelinde vücudun heybeti değil, onun çektiği “Çile” algılanır.
Böyle bir durumda erkek vücudundan ne güzellik ne de çirkinlik aranır.
…
Meryem Ana’nın çıplak heykeli yapıldı mı hiç?
Yapılsa olay olur; onun insanlık üzerinde bıraktığı iz aşağılanmış hatta şiddet görmüş olur.
Meryem Ana’nın görsellerinde güzellik ve çirkinlik aranmaz.
Beri yandan, Afrodit’i giydiremezsiniz.
Mutlaka çıplak olmalı.
O bir Aşk Tanrıçası olduğundan, “güzellik” ona yakıştırılmıştır.
Onda da çirkinlik aranmaz…
Çirkin bir Afrodit yapılırsa, ona da inanan olmaz…
…
Hz. Muhammed’in herhangi bir eşkalinin olmaması da yaratılan algılar yüzündendir.
…
Sonuçta,
Bir insan kendini nasıl iyi hissederse öyle olmalı.
Vücut onun vücudu.
Bir insan selülitleri ile de güzel olabilir ve sevilebilir.
Çünkü güzel kavramı herkes için ortak bir güzellik değildir, herkesin de aynı güzeli sevecek hali yoktur.
…
Öte yandan ozanın dediği gibi:
“Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca.”
…
Kıbrıs meselesinde onca yıl görüşmelerden “güzel” bir sonuç elde edilememesinin nedeni de selülitlerdir.
Her iki taraf da selülitler yüzünden çirkin olduklarını sanıyorlar.
Vücut çoktandır yağ yapmakta.
Ya bu yağ yakılacak, ya da herkes selülitleri ile yaşayacak.
…
Taraflar “çirkin” yanlarını biliyor.
Bunlar dikkate getirildiğinde ya da “manşet” olduğunda, aynaya bakmaya bile korkuyorlar.
Dahası, Hadise’nin dediği gibi kendilerine şiddet uygulandığını var sayıyorlar.
…
Bu durumda iki yol var.
Ya, selülitleri ile barışık olacak ve birbirlerini böyle kabul edecekler.
Ya da, selülitlerinden kurtulacaklar.
































