BRT müdürünün hapislik cezası alması konusunu tam da meşrebimize ve fıtratımıza uygun bir konuya çevirme başarısını! göstermiş bulunmaktayız.
“Müdürümdür, tanıdığımdır, ahbabımdır, yakın bir zamanda kardeşini kaybetti yapılır mı bu, Meryem’i hapse attınız memleket kurtuldu mu” gibi son derece mühim değerlendirmelerle kaynayıp duruyor sosyal medya.
Konunun öznesi ve aslında birinci derece failler olan siyasilerin açıklamaları ise en az mahkeme kararı kadar ibret vericidir.
Ayrıyeten değerlendireceğiz ama öncesinde uzun süre kimsenin iplemediği birkaç bilgi notçuğu paylaşayım. Kimse iplemiyordu çünkü herkesin demokrasisi kendine felsefesi yürürlüktedir hala.
Kendisi maruz kaldığında memleket bir anda anti demokratik bir mekana dönüşür ama başkaları olduğunda taraflarına bile bakılmaz.
Havadis gazetesi uzun yıllardır BRT’de yasaklı gazeteler arasındadır.
Şuanda demir parmaklıklar arkasında olan (meslektaşı olarak üzüldüğümü bu noktada vurgulayım) BRT Müdürüne nedenini sorduğumda “karar böyle” deyip topu başkalarına atmıştı ama bu kararı uygulamaktan da geri kalmamıştı.
Bu satırların yazarı dahil tüm Havadis yazarları BRT’de yasaklıdırlar ve yıllardır hiçbir programa davet edilmezler.
Bir önceki Başbakan’ın önünde bunu Müdüre sorduğumda (BRT babasının malıymışçasına) “bir gün sizi da çıkarırık” deyiverecekti.
Ve fakat bu sürede BRT her türlü yasadışılığın yapıldığı, haber bültenlerinin parti bültenine çevrildiği “iletişim uzmanı” gibi uyduruk propagandistlerin fink attığı bir yere çevrildi.
***
Gelelim günün konusuna.
Mahkemenin kararına ve verilen cezaya.
Mahkeme yargıçlarından oluşan ve bugüne kadar seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlayan Yüksek Seçim Kurulu 11 Ekim 2020 Pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 8 Ekim’de Geçitköy’de suyun yeniden akışını sağlamak için kutlama töreni yapılacağı bilgisine ulaşınca, 6 Ekim’de toplantı yapıp bunun seçim yasaklarına aykırı olduğu kararı aldı ve törenin yapılmamasını emretti.
Aynı Yüksek Seçim Kurulu seçim sürecinde yasal görevleri görevleri bulunan BRT’ye de kutlama töreni alanından canlı yayın yapmaması uyarısında bulundu.
BRT’de icranın başında olan ve yasal olarak sorumluluğu bulunan Müdür, Yüksek Seçim Kurulu’nun bu ikazını dinlemedi ve tören alanından canlı yayın yaptırdı.
Canlı yayın sürdüğü sırada Yüksek Seçim Kurulu özel ulak çıkararak yayının derhal kesilmesi emrini ileti.
Müdür, “bir şey olmaz devam edin” diyerek bile-isteye Yüksek Seçim Kurulu’nun emrine uymadı.
Uymadığı için de hakkında dava açıldı.
Dava 2 yıl sürdü ve sonucu Salı günü açıklandı.
Duruşmalar kamuoyuna yansımadığı için bilinmiyor olabilir ama Müdür mahkemede suçunu kabul etti ve para cezası ile yırtacağını zannetti.
Yani ortada “anavatandan gelen suyun kutlama töreni var, BRT bunu canlı yayınladı ne oldu yani” gibi avanakça yorumlar var ya, hiç de öyle değilmiş.
Bilerek, tasarlayarak ve planlayarak işlenmiş bir suç var.
Zaten müdür “anlaşma yaptığımız siyasiler ne yapacaklar merak ediyorum” diyerek bunun itirafında da bulundu.
Zaten kutlama töreninin maksadı cumhurbaşkanı adayı yaptırılan Ersin Tatar’a destek vermek içindi.
Anavatan suyunun yeniden gelişini samimi bir şekilde kutlamak isteselerdi töreni seçime 3 gün kala değil seçim sonrası yapabilirlerdi.
Maksat su değil Ersin Tatar’a yasa dışı destek vermekti.
Müdür de bu amaca bile-isteye hizmet etti.
***
Bazı aklı evvel propagandistler “özel televizyonlar ve web TV’ler de canlı yayınladı” şeklinde cahilce ahkam kesip oluşan suçu masumlaştırmaya çalışmaktadırlar kendilerince.
Seçim ve Halkoylaması Yasasına Google’dan bir baksalar kamu kuruluşu olan BRT’nin nelerle yükümlü olduğunu rahatça görebilirler ama amaç doğruyu öğrenme değil yalana dayalı propaganda yapmaktır ya.
Seçim ve Halkoylaması Yasası BRT’ye özel görevler verir. Seçim tarihinin resmen ilan edilmesi gibi basit bir işlemden tutun da aday veya partilerin BRT’ye hangi koşullarda çıkacakları ve ne kadar konuşacaklarına ilişkin detaylı ve kesin kurallar. Seçim dönemlerinde BRT bir anlamda Yüksek Seçim Kurulu’nun emrine girer.
Özel televizyonların ve Web TV’lerin yasayla belirlenmiş böyle görevleri yoktur ve bilakis istedikleri aday veya partileri destekleyip propagandasını yapabilirler.
Ama BRT yapamaz.
Yaparsa suç işler, Müdürü yargılanır ve ceza alır.
Tıpkı Salı günü olduğu gibi.
***
Meryem Özkurt’a tez zamanda tahliye dilerim bir tavsiyede bulunurum;
Kamuoyuna yaşadığı süreci detaylarıyla açıklasın. Hangi siyasilerle ne pazarlıklar yaptığını bir bir anlatsın.
Yüksek Seçim Kurulu’nun son dakika bile özel ulak göndermesine rağmen niye canlı yayını kesmediğini paylaşsın ki aynı mahkeme kararı gibi ibret olsun.
Hem bu suçu birlikte işledikleri siyasilere hem de bundan sonra gelecek müdürlere ve BRT’de bölüm yöneticiliği yapanlara.
BRT Kıbrıs Türküne karşı kullanılan bir silah olmaktan çıkarılması görevi hepimizindir ama özellikle de onlarındır.
































