Bir yanda ekonomik paket, diğer yanda koordinasyon ofisi.
Hükümetin uyumuna şapka çıkarmak lazım.
Her iki parti ve her iki başkanın, yani Başbakan ile Başbakan Yardımcısının hem pakete hem de koordinasyon ofisine destekleri tam.
Ortaya konulan yüksek sesli itirazlara aynı tonda cevap veriyor Başbakan ve Başbakan Yardımcısı.
Paketi tüm unsurlarıyla savunuyorlar, koordinasyon ofisi için “iddia ettiğiniz gibi kötü bir şey değil” diyorlar.
Aslında bence iyi de yapıyorlar.
DP kısmen, UBP tamamen “biz imzalarız ama uygulamayız” iki yüzlülüğüne teslimdi.
Bu iki yüzlülük de geçmişten kalma idi.
Hani UBP’yi delege oyunlarıyla uzun yıllar yönetenden kalmaydı.
İyi şeyleri kendi yapıyordu, kötülükleri Türkiye’nin üstüne atıyordu.
UBP’nin şimdiki yönetimi bu iki yüzlülüğü terk etti anlaşılan.
Özelleştirme ise özelleştirme, kamudaki hakların budanması ise budama, gençliği ve sporu devralacak koordinasyon ofisi ise hiç sorun değil.
“Bu ülkede gençliğin ve sporun yönetimi bendedir” diyor başbakan.
Ve bildiği yolda yürüyor.
Tabii ki başbakan yardımcısı da öyle.
Dolayısı ile Kıbrıs Türkü şimdi (benim deyimim ile) “gıcırı büküm” pozisyonundan kurtuluyor.
Yani hem isterim hem istemem gibi bir şahsiyetsizlikten sıyrılıyor.
Saflar ortaya çıkıyor, gerçek kimlikler yeniden tanımlanıyor ve ayrışma başlıyor.
Yok hemen öyle panik yapmayın, ayrışma dedimse öyle ayrılık-gayrılık değil, kimin ne olduğu, kimin hangi görüşü paylaştığı, ideolojik duruşunun hangi noktada olduğu ortaya çıkıyor.
Artık memlekette siyaset yeniden tanımlanacak ve belki de doğru zeminde tartışılacak.
Olması gereken de buydu.
Vatandaş tarafların görüşlerini dinleyecek ve karar verecek.
Vatandaş da gıcırı büküm hallere düşmekten kurtulacak.
***
Eski Maliye Bakanı, CTP Lefkoşa Milletvekili Birikim Özgür’ün SİM Tv’de yaptığı ve Yenidüzen’de de yayınlanan açıklamalar herkesi hayrete düşürdü.
Birikim Özgür,TC Yarım Heyeti’nin diplomatik işlerle bağdaşmayacak faaliyetler yaptığını, iç işlerimize karıştığını söyledi.
Bakanlığı öncesi ve bakanlık yaptığı dönemde Türkiye ile ilişkilerde hassas olan ve bu hassasiyetinden dolayı da “Türkiye’nin adamı” diye saldırıya uğrayan Birikim Özgür’ün açıklamaları bence çok önemlidir.
Birikim Özgür’e naçizane bir tavsiyem olacak.
Tavrını söylemden öteye geçirsin ve varsa belgelerle konuşsun.
Kimin ne yaptığını bir bir sıralasın.
Eminim büyük katkısı olacaktır.
Dedik ya artık safların ayrıştığı ve gerçek kimliklerin ön plana çıktığı bir döneme girdik.
Kimin ne yaptığını bilmek en doğal hakkımızdır…
































