Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs süreci, Türkiye Hükümeti’ni bekliyor

 

Türkiye, son milletvekili seçimlerinden sonra, iktidarda kimin olacağıyla ilgili bilinmeyen bir sürece girdi.
Türkiye’de kurulacak olan koalisyon hükümetinin yapısı, iki önemli sorunda, Kürt ve Kıbrıs sorununda sürecin nasıl gelişeceğini derinden etkileyecek.
Kıbrıs ve Kürt sorununda, geçmişin ezberlerini bozan siyasetler, AK Parti ile birlikte başlamıştı.
AK Parti, dünya ile bütünleşme ve ekonomik olarak büyümede dinamizm kazanabilmek için, Kürt ve Kıbrıs sorununda mutlaka ilerlemeler yapılması gerektiğini kavrayan TEK siyasi akımdı.
Şimdi, koalisyonun yapısı, bu koalisyon hükümeti kurulurken, karşı partiye verilecek tavizler, hem Kürt ve hem de Kıbrıs sorununu derinden etkileyebilir.
Türkiye’deki faşist ve ırkçı elemanları yoğun olarak içinde barındıran MHP, hükümete katılmada olmazsa olmaz olarak, Kürt çözüm sürecinin sona erdirilmesi şartını şimdiden öne sürmeye başladı.
Parlamento’da 80 üye ile temsil edilen MHP, kendi parlamenteri kadar parlamentere sahip olan Kürtlere, yokmuş gibi bakarak, nereye varmak istiyor.
MHP, Kürt sorununun yanı sıra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da pasifize edilmesini savunmaktadır.
AK Parti içerisindeki statükocular da, tüm umutlarını, AK Parti-MHP koalisyon hükümeti kurulmasına bağlamaktadırlar.
Oysa, iş adamlarının büyük bir çoğunluğu ve demokrat yapıdaki sivil kuruluşlar, bu geçiş sürecinde AK Parti-CHP koalisyon hükümetini tercih etmektedirler.
Siyaset, ileriyi ön görmeyi gerektirir.
Biz Kıbrıslılar da, Kıbrıs sorununu çözebilecek dinamiğin AK Parti’nin içinde yer alacağı ve faşist unsurların dışarıda kalacağı bir koalisyonla gerçekleşebileceğini görmeliyiz.
Kıbrıs Rumları, bu konuda, Kıbrıs Türklerinden daha berrak bir politikaya sahiptir.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis, birkaç gün önce yapmış olduğu bir açıklamada, Türkiye’de kurulacak koalisyon hükümetine göre, Kıbrıs sorununda ilerleme olup olmayacağının ortaya çıkacağını açıklamıştı.
Anastasiadis’in bu açıklaması gerçeği yansıtmaktadır.
Eylül ayı içerisinde ÜÇ GARANTÖR ve bunun yanı sıra, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplum liderinin katılacağı, 5’Lİ KONFERANS’ın toplanması hedeflenirken, MHP’nin içinde yer alacağı bir koalisyon hükümetinin, bu konuda olumlu esneklik göstermesi beklenebilir mi?
Kıbrıs, Eroğlu ile birlikte, çözüm konusunda 5 YIL kaybetmişti.
Şimdi de, Türkiye’de kurulacak koalisyon hükümetinin yapısı, Kıbrıs ve Kürt sorununda ilerlemeler yapabileceği gibi, büyük ve şiddetli KIRILMALAR da yaratabilir.
MHP’nin bu koşullarda, koalisyon hükümetinde yer alması, Türkiye’nin kendi içinde, Kürtlerle yeniden çatışması demektir.
İç karışıklığın yanı sıra, Kıbrıs ve diğer uluslararası sorunlarda, MHP’nin aşırı uzlaşmaz faşist çizgisinin yaratacağı karışıklıklar da, uzun vadede, Türkiye’yi bilinmez maceralara sürükleyebilir.
Siyasi mantık, Türkiye’de AK Parti-CHP koalisyonunu daha ön plana geçirmektedir.
Başta Anastasiadis ve Akıncı olmak üzere, Kıbrıs’taki tüm siyasi güçler, Türkiye koalisyon hükümetinin kurulmasını dört gözle beklemektedir.
Türkiye’nin Kıbrıs’taki süreçlerde belirleyici etkisi yeniden kendisini göstermiştir.
Bize, sürecin nereye varacağını beklemek düşer.